08 Şubat 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


   
Muhteris bile değil

       
    Lidere bir galibiyet kala, üstelik deplasmanda kazanmışken Fenerbahçe kazanının altına odun atmak istemem ama, açık konuşmakta fayda var:
    Fenerbahçe'ye koltuk çıkıldığı iddiasını bir yana bırakın, siz Fenerbahçe'nin hangi koltuk değnekleriyle ayakta durduğuna bakın. Aksıyan Fenerbahçe... Futbolu kekeleyerek konuşuyor. Kifayetsiz bir durumda... Üstelik "muhteris" bile olmayan bir kifayetsizlik içinde, rakibi lig sonuncusu bile olsa inisiyatifi ona bırakıyor.
    Elazığ maçını izlerken insanın aklına ister istemez o önemli soru geliyor:
    "Daum'un yerinde bizden bir hoca olsa, Fenerbahçe daha mı kötü oynar ?"
    İmkansız... Elinde böylesi kaliteli futbolcular varken, istese de yapamaz. O zaman ortada taktiksel bir hata var.
    Maç başlıyor, ilk yarıda Fenerbahçe savunması arasına uzatılan her top gol şansı olarak armağan ediliyor Elazığlı Effa ile Yunus'a. Orta sahada Fenerbahçe'nin teslimiyetini izliyoruz. Yan toplar en sonunda pas hatasına dönüp rakibe geçiyor; ama rakip tek pasla Fenerbahçe ceza alanına inebiliyor.
    Yaklaşık 15 dakika aralıklarla Hooijdonk'un kullanacağı serbest vuruşlar da olmasa Fenerbahçe'nin nasıl gol atacağını, o büyük hedeflerine nasıl varacağını bilen yok.
    Peki Tuncay'ın golüne ne demeli?.. Adı üstünde o Tuncay'ın golü. Fenerbahçe takımı ile hiçbir alakası yok. Çocuk santradan aldığı topu taşıyıp Elazığ kalesine bırakıyor. Aslında sağ taraftaki arkadaşına açması gerekir ama, o da biliyor ki, işin içine Fenerbahçe takımı girerse gol ihtimali azalıyor.
    Elazığspor - Fenerbahçe maçının ders niteliği taşıyan pozisyonu ise saha çizgisinin hemen dışında gerçekleşiyor. Ali Güneş, Ramazan'dan topu söküp alıyor sağ kanatta. Çalımı yiyen Ramazan'ın saha dışına bastığı ayağı dönüyor. Bunu gören Ali Güneş bir de centilmenlik ekliyor günahsızlığına ve topu dışarı bırakıyor. İşte ders burada. Maçı izlemeyen gözler, beyinlere hayali görüntüler yolluyor. Elazığ taraftarları çılgınlar gibi Ali Güneş'e kart göstermeyen hakemi protesto ediyor ve üçüncü anons yapılıyor. Bu durum Türk futbolunun içinde bulunduğu paranoid durumun apaçık bir fotoğrafı. Kimse hakeme güvenmiyor. Onun haklı olabileceğini düşünmek bile istemiyor. Futbol, önyargıların dikenli bahçesinde oynanıyor Türkiye'de.
    Son söz yine Fenerbahçe'ye... Süper Ligde zirveye gelebilmek için bırakın birinciyi falan, en azından en alttaki takımla aranda fark olması lazım. Bu farkı görebilen bir Fenerbahçeli varsa söylesin. İlk söz hakkı Daum'undur.
   
    eguven@milliyet.com.tr
   

SPOR


1 TAŞLA 5 KUŞ: 0-1
At yarışları
Avrupa Ligleri
Kartal ders verdi: 85-72
İKİNCİ LİG PUAN DURUMU
Hido, Spurs'u güldürüyor
Eczacı ezdi: 3-0
Lucescu: Korkuyorum
Yıldırım aday
Bu gece barda!
Fatih'ten tam isabet
En hızlı Horoz: 1-0
Sakarya dağıldı: 3-0
Diyarbakır fırsat tepti: 1-1
Antep yara sardı: 2-0
Malatya'nın evi yandı: 0-1
Sivas'a çifte yumruk: 2-1
Ara transfer raporu
Haber turu...
Kademeyle
Muhteris bile değil





Mehmet DEMİRKOL
Kademeyle
Ercan GÜVEN
Muhteris bile değil


 İSTATİSLİKLERLE LİG
 EURO 2000
 SIDNEY 2000
 DÜNYA KUPASI 98