|
|


Kendi filminin başrolünü kap!
'Benim hayatım film' diyenler! Bir gazeteci ve bir fotoğrafçının projesiyle hayatınızı 30 dakikalık bir film yaparak 'şöhret olma' fırsatı ayağınıza geldi
Gülay Fırat
Reklam ve yarışma programlarıyla iyi - kötü televizyonda görünüp hasbelkader şöhret olanlarla doldu çevremiz. Bunları görünce, "15 dakika bile olsa ünlü olsam" diye insanın canı çekmiyor değil.
İyi ama, Sinan Çetin ya da Abdullah Oğuz tarafından keşfedilmeyi beklemek veya bunun için uğraşmak hem zaman hem de 'şans' gerektiriyor.
Yine de umutsuzluğa kapılmayın... İşte size fırsat... Uzun yıllar reklam fotoğrafçılığı yapan Enis Umuler ve gazeteci Nazlı İlter, isteyenin yaşamını 'filme' çekiyor, hem de 30 dakika.
Projenin mimarları Umuler ile İlter, 'İşte Hayatınız' ve 'Bir Yudum İnsan' formatını topluma mal olmamış ama "Benim hayatım film" diyenlere uyarlıyor.
Herkesin hayatı roman
Ünlülerin hayatını anlatan 'belgesel'leri izlemeyi çok seven ikili, işe kendi hikâyelerinin belgesellerini çekmekle başlamış. Ancak yakın dostlarının büyük ilgi gösterip de "bize de" sesleri yükselince, iş profesyonelliğe dönüşmüş ve art arda teklifler gelmeye başlamış.
Umuler, "İnsanlar kendi hayatlarının da aslında güzel ve farklı bir hikâyesi olduğunu fark etti. Artık, neden başrol onların olmasın ki?" diyor.
Henüz bir yıl olmadan 10'dan fazla kişinin hayat hikâyesini filmleştirdiklerini anlatan Nazlı İlter ise, "Herkesin hayatı roman, film. Ayrıca gördüğüm kadarıyla kişiler kendini izlemeyi ve seyrettirmeyi de seviyor" diye konuşuyor.
Kimler yok ki kapılarını çalanlar arasında? 40. evlilik yıldönümünde eşine "evliliklerini" anlatan yıldönümü hediyesinden, çocukları olmayan ama öldükten sonra da hatırlanmak için yeğenleri için hayatını belgesel film olarak çektirene, sevgilisi için "aşk belgeseli" yaptıranlara kadar.
Okula 'belgesel özgeçmiş'
Arada, amacı dışında ilginç "belgesel" teklifleri de var. Avusturya'da güzel sanatlar fakültesine girmek isteyen bir genç, özgeçmişini yazılı iletmek yerine fakülteye "kendi belgeselini" çektirip göndermiş ve okula kabul edilmiş. Yabancı uyruklu bir adam ülkesine döndüğünde arkadaşlarına İstanbul'daki yaşamını gösterebilmesi için 'İstanbul'da ben' belgeseli çektirmiş.
'Belgesel' filminiz olması için ihtiyacınız olan şeyler ise bir kek tarifi kadar basit: Zengin fotoğraf arşivi, varsa video çekimleri. Ayrıca, kendi ağzınızdan hayat hikâyeniz, sevdiğiniz akrabalarla hakkınızda mini söyleşiler, dileyenlerin doğduğu şehirde hatta evden görüntüler... Her şey 20 günde tamamlanıyor. Filmin sonu kesinlikle 'SON'la değil, 'Sürecek'le bitiyor. Bedeli mi? O konudaki sorular yanıtsız kalıyor.
YAŞAM

Kendi filminin başrolünü kap!
Kreşe 4 yaşında gönderin
'Fıçıcı'lardan kim kaldı?
Olimpiyat için İzmir'e gelin
Kamyon dehşeti
Göl, müdürü yuttu
Bilim az zamanda çok iş başaracak
|
|




|