12 Şubat 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   




   
   
Denktaş-Papadopulos dansı sürüyor

       
    NEW YORK
   
    İşini dramatik yönünü bir tarafa bırakırsak, Rauf Denktaş ile Papadopulos arasındaki dans BM toplantılarında soın derece ilginç bir noktaya ulaştı. BM binasındaki görüşmelerde Denktaş bu defa Papadopulos'u açığa düşürdü.
    Belki kendimi tekrar etmiş olacağım ancak, bu satırlar yazılırken Kıbrıs ile ilgili "kader toplantısının sonucu" hala belli değildi.
    Serdar Denktaş'ın Salı akşamüstü yaptığı açıklama büyük bir ümit yaratmıştı. Denktaş görüşmelerin çok olumlu sürdüğüne dikkat çekmiş, Türk tarafının son derece uyumlu hareket ettiğini, Rumların ise büyük güçlükler çıkardıklarını belirtip, TV'lerde canlı yayında "müzakere süreci başladı" demişti.
    Hepimiz, böylesine olumlu bur havadan etkilenip, birkaç saatliğine dahi olsa ümitlenmiştik.
    Sonradan anladik ki, işler hiç de öylesine iyi gitmemiş. Serdar Denktaş, olayın sadece bir yönünü yansıtmış. Belki de, babasını koruyup kollamak için aşırı iyimser bir tablo çizmiş.
    Üç telefon sonunda, durumun gece ile gündüz kadar farklı olduğunu anladım.
    Meğer, Denktaş ile Papadopulos arasında kurulan ittifak sayesinde, Annan planının en temel unsurlarına itiraz edilmiş.
    "Buraya gelişimiz, sizin mektubunuzdaki unsurları kabul ettiğimizin bir işaretidir" dedikten sonra, aynı mektubun en temel üç unsuruna itirazlarını sıralamışlar:
    1- Bu takvim ile çözüme gidilemez
    2- Ne sonuç çıkacağı bilinmeden, referandum şimdiden kabul edilemez
    3- Aramızda anlaşmazlık durumunda boşluklar Genel Sekreter tarafından doldurulamaz.
    Zaten geriye birşey kalmıyor.
    Takkiye yapmadan, "Ey Genel Sekreter, biz senin önerilerini kabul etmiyoruz" deseler belki daha doğruyu söylemiş olurlardı.
    Sizler bu satırları okurken durum tümüyle değişmiş olabilir. Ancak, değişimin nedeni Kofi Annan'a görüş değiştirmesi olmayacak. Değişimin tek nedeni Türk ve Rumların bazı dış güçler(!) tarafından "ikna edilmeleri" olacaktır.
    Anlayacağınız, Denktaş- Papadopulos dansı devam edecek. Ancak, unutmamamız gereken en önemli unsur, sonunda gerçekten kaybedecek olan biz olacağız. Kıbrıs'lı Rumların ise tuzu kuru...
   
    ***
   
   
BU DEFA, PAPADOPULOS DENKTAŞ'I KULLANAMADI
    İsterseniz gelin, biraz da müzakerelerin geçtiği odaya girelim...Bu izlenimleri, odada bulunan yabancı yetkililerden öğrendim. Bakın "Denktaş-Papadopulos maçını" nasıl anlattılar...
    "...Rauf Denktaş tüm beklentilerimizin aksine, son derece rahattı. Gülücükler içindeydi. Müthiş soğukkanlıydı...New York'a BM Genel Sekreteri'nin mektubunun temel ilkelerini kabul ettikleri için geldiklerini söyledi. Hepimiz memnun olduk. Ancak, mektubun öylesine önemli noktalarına itiraz etti ki, şaşırıp kaldık...Şimdiye kadar, Papadopulos fazla bir itirazda bulunmaz ve Denktaş'ın arkasına saklanırdı. Bu defa farklı oldu. Bu defa öne fırlayan Papadopulos idi. Türk tarafı sakin bir hava içindeyken, Rumlar çok daha fazla ayak dirediler. Oyunu iyi oynayamadılar...İki lider tam bir ittifak kurdular. Farklı gerekçelerle, Annan Planını yokuşa sürmek istediklerini açıkça gösterdiler. Her ikisi de, niyetsiz olduklarını ortaya koydular. BM Genel Sekreteri, bu tutumları değişmezse görüşmeleri sürdürmek niyetinde olmayabilir."
    Kimsenin açıkça söylemediği, ancak çok iyi bildiği gerçek, son dakikada "büyük abilerin" araya girebileceği idi.
    Eğer bugünkü gazetelerin manşetlerinde "anlaşma oldu" başlıklarını okursanız, büyük abilerin harekete geçtiğini anlarsınız.(!)
   
    (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.tr) yayınlanmaktadır. )
   
    mabirand@e-kolay.net
   
   





Taha AKYOL
Kıbrıs ve Türkiye'nin vizyonu

Çetin ALTAN
"Cart kaba kağıt" dönemi aşılırken...

Melih AŞIK
Cümbüş nisanda!

Fikret BİLA
Türkmenlere öğüt

Hasan CEMAL
İnşallah!

Yılmaz ÇETİNER
Evdeki hesap Dubai'de yanlış çıktı!..

Güneri CIVAOĞLU
Kıbrıs'ta Çözüm

Hurşit GÜNEŞ
Ayşe tatile çıksın mı?

Doğan HEPER
'Komadaki hasta' kurtulacak mı?

Sami KOHEN
Çözüm herkese lazım...

Mehmet Y. YILMAZ
Demokraside halkı kandıran cezasını çeker

Hasan PULUR
Tam karikatür konusu: "Sporda dostluk!"

Derya SAZAK
Asker kalacak

Meral TAMER
Paradan 6 sıfır atılmasında söz vatandaşın

Yaman TÖRÜNER
Dövizi yönetememe korkusu

Güngör URAS
IMF 'faiz' devlet 'maaş - ücret' için 'zam peşinde'

Serpil YILMAZ
Fikret Öztürk olarak güle oynaya alırdım!

M. Ali BİRAND
Denktaş-Papadopulos dansı sürüyor