13 Şubat 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Çok affedersiniz: Ay hali!
   
Pedistan'ın genç kadınları

       
    Renkli günler, âdet günleri, "hastalık", muayyen vaziyetler, özel günler, hassas günler... Reklamlarda "mavi sıvılar" veyahut da sıvısız imalar... Hülya Avşar'lar ve "delikanlı kızlar"... Milli voleybolculara sponsorluk eden ped markası ve göğsünü gere gere bir ped markasıyla sahaya çıkan kadınlar... Reklam icabı regl olmuş Ebru Şallı'nın "özel günlerin" tadını çıkarması ve "anlayışlı bir erkek arkadaşın" çiçeklerine sinir kriziyle cevap veren genç kadınlar...
    Ne oluyor? Kadının Kurtuluş Hareketi, kadın bağından mı başlıyor?! Ya da bu reklamlar esasen kimden bahsediyor? Aslı var mı kızların aniden rahatlayıp "muayyen dönemlerinden", (çok affedersiniz!) regl oldukları günlerden bağıra bağıra bahsedebilir hale gelmelerinin? Reklamlar doğru mu söylüyor şekerim?
   
    Televizyonun hayatı
    Reklamların doğruyu söylemek gibi toplumsal bir misyonu yok elbette ve doğruyu söylemek için de reklamlara muhtaç değiliz. O başka. Fakat diğer yandan Türkiye'nin muayyen günlerinde neler oluyor, ona da bir bakmak lazım.
    Şimdi durum vaziyeti şöyle:
    Kadınların etek boylarıyla yakından ve hassasiyetle ilgilenen bir Meclis'imiz var bizim. Kadın vekiller pantolon giyerse maazallah erkeklerle karışırlar, toplumsal cinsiyete dayalı ayrımlar yerle bir olur filan diye epey sıkıntı çektiler, misal.
    Efendim sonra, kimilerini şaşırtabilir, ama bu ülkenin Ankara'dan sonrası da var. Orada veya daha beride, hiç fark etmez, küçük kızlara topluca tecavüz edip sonra da bir biçimde kızın temizinden kendini yok etmesine olanak sağlanıyor.
    Sonra dev ve son derece aynalı işyerleri var. Buralarda son derece "kurtulmuş" kadınlar çalışıyorlar. Bu kadınlar işyerlerinde yöneticilik falan yapmalarına rağmen, kadın hareketi tarihinde "cam tavan" (glass ceiling) tabir edilen görünmez bir engele takılıp esas karar vericilerin arasına giremiyorlar. Girseler bile erkek ideolojisini savunur hale geliyorlar.
    Ben de işte hasbelkader Türkiye'de yaşıyorum son otuz yıldır ve henüz işyerinde yüksek sesle ped isteyen bir kadın tanıyamadım. Ayrıca gezdiğim şehirlerin birçoğunda her ay kadın bağı için 4-5 milyon harcayacak insan sayısının epey az olduğu dikkatimi çekti, nedense. Misal, biliyor musunuz ki Orta, Doğu ve Güneydoğu Anadolu'daki kadınların büyük bir çoğunluğunda çok ciddi genital enfeksiyon problemleri var. Bunun sebebi ise, bu genç kadınların ped alacak paralarının olmaması veya babalarından bunun için para istemeye utanmaları. Yani merak ediyorum Anadolu şehirlerinden birinde bir genç kadın çıkıp da "Molped'iniz var mı?" dese, cezası nedir bunun?
   
    "Regl yazmış!"
    Gerçekle bağlantısı nedir yani bu reklamların, tam olarak bilemiyorum. Diğer yandan şunu da söylemek isterim ki, genç kadınların reklamlarda oğlan çocuklarının avuçlarına bir kutu pedi bırakmaları, sonra da olay yerinden dalga geçerek uzaklaşmaları hakikaten çok eğlendirici. Olayın kendisiyle maytap geçmek son derece iyi geliyor insana.
    Ha bir de şu iyi tarafı var tabii: Bana bu reklamlar şimdi, tam burada, bu konudan (çok affedersiniz, ay halinden!) bahsetmeme vesile oluyor. Şimdiden görür gibiyim "Milliyet gibi ciddi bir gazetede kadınların ay haliyle ilgili bu yazınızı en içten ciddiyetimizle kınıyoruz" filan gibi elektronik postaları. Hakikaten çok affedersiniz yani!
   
    ecetem@hotmail.com
   
   





Taha AKYOL
Diplomasi...

Çetin ALTAN
Bir günlük bir yaşam kanevası...

Melih AŞIK
Tüpraş'a devam...

Fikret BİLA
AB'nin haksızlığı

Hasan CEMAL
Kıbrıs'ta paylaşmak!

Güneri CIVAOĞLU
Omerta

Can DÜNDAR
Tanrı sahnede!

Abbas GÜÇLÜ
Eğitimde çok şey değişecek!

Hurşit GÜNEŞ
Babalar gibi satacaklardı! Fosladılar!

Sami KOHEN
Benzer durumlar yok değil...

FAİK ÖZTRAK
Neden Kıbrıs piyasalar için önemli

Hasan PULUR
Komünistler, "komünist parti" kuramazlar!

Derya SAZAK
Kıbrıs'ta çözüm

Meral TAMER
Paradan 6 sıfır atınca neler değişecek?

Ece TEMELKURAN
Pedistan'ın genç kadınları

Güngör URAS
"Project pipe line" ve "döviz fabrikası"

M. Ali BİRAND
Türkiye satrançta büyük kazandı...