13 Şubat 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   




   
   
Türkiye satrançta büyük kazandı...

        NEW YORK
   
    Türkiye yine herkesi şaşırttı.
    Bunu kişisel bir yorum olarak yazmıyorum.
    Birleşmiş Milletler tarafından görüşmelere katılan resmi yetkililerin söylediklerini tekrar etmekle yetineceğim.
    - Ankara'nın son önerisini hiç beklemiyorduk.
    - Türk diplomasisinin böylesine ince bir politika uygulayabileceğini sanmıyorduk.
    Peki bu gelişmenin anlamı nedir?
    1- Türkiye, Annan Planı'nı – belirli bazı değişiklikler yapılarak- onaylanmasını kabul etmiş ve Rumların önüne geçmiştir.
    2- Kıbrıs sorununun çözüm yolunda, şimdiye kadar görülmemiş bir adım atmıştır. Bu gelişmenin tek anlamı, sorunun çözümü anlamına gelmektedir.
    3- Rumlar güç durumda kalmışlardır, ancak yapabilecekleri birşey yoktur. Reddetseler dahi, bir süre sonra bu öneriyi kabul edeceklerdir.
   
    ***
   
   
DENKTAŞ ZORLANDI ANCAK ÇOK DEĞİŞTİ
    New York'taki müzakerelerin en büyük muamması KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş idi. Annan Planı'na öylesine sert eleştiriler getirmiş ve BM Genel Sekreteri'nin yaptığı çağrıya öylesine direnmişti ki, herkes Denktaş'ın buradaki görüşmelerde "uyumlu bir müzakereci" olamayacağından emindi. Tahmin edilen, Cumhurbaşkanı'nın ne yapıp edip, kenarından köşesinden görüşmelere takoz koyacağı, işleri yokuşa süreceği idi. Üstelik, Denktaş, tutumuyla bu tahminleri de güçlendiriyordu. Gazetecilerle konuşurken, "biz, böyle çok takvimler gördük..." diyerek, New York toplantısını "atlatılması gereken bir randevu" olarak gördüğünü kimselerden saklamıyordu. İşte bu eski sabıkalarından dolayı olacak, görüşmeler ilk gün başarsızlıkla sonuçlanınca bütün gözler Denktaş'a döndü: Acaba kendi politikalarını mı uyguluyor, yoksa Ankara ve KKTC Hükümeti'nin ortak tutumunu mu sürdürüyordu...
    Bu sorunun yanıtını büyük bir merakla araştırdım.
    Görüşmelerin içinde olan, Denktaş'tan farklı düşünen Türk yetkililerle konuştum. Hemen hepsinden aynı yanıtı aldım:
    "Denktaş çok uzun bir mesafe aldı. Nefret ettiği ve reddettiği Annan Planı'nı kabul etme noktasına geldi. Adamın hakkını yememek gerekir. Buradaki görüşmeler sırasında da, kendi fikirlerini değil, Ankara'da saptanan ve KKTC hükümeti tarafından paylaşılan polikaları savundu. Zaten durum farklı olsa, kıyamet kopardı."
    Denktaş'ı zamanında çok eleştirdik. Ancak hakkını da vermemiz gerekir.
   
    BU GELİŞME NE ANLAMA GELİYOR
    Birbirimizi aldatmayalım.
    New York'ta yaşanan olayın Türkçesi son derece açıktır:
    1- Türk tarafı olarak, Annan mektubu çerçevesinde planı kabul ediyoruz.
    2- Gereken önlemleri alacağız ve Kıbrıs sorununu bitireceğiz.
    3- Bu yaklaşım Türkiye'nin Avrupa Birliği konusunda ne kadar ciddi olduğunu göstermektedir.
    Özetle, Hükümet hem bizleri, hem de dünyayı şaşırttı...
   
    (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.tr) yayınlanmaktadır. )
   
    mabirand@e-kolay.net
   
   





Taha AKYOL
Diplomasi...

Çetin ALTAN
Bir günlük bir yaşam kanevası...

Melih AŞIK
Tüpraş'a devam...

Fikret BİLA
AB'nin haksızlığı

Hasan CEMAL
Kıbrıs'ta paylaşmak!

Güneri CIVAOĞLU
Omerta

Can DÜNDAR
Tanrı sahnede!

Abbas GÜÇLÜ
Eğitimde çok şey değişecek!

Hurşit GÜNEŞ
Babalar gibi satacaklardı! Fosladılar!

Sami KOHEN
Benzer durumlar yok değil...

FAİK ÖZTRAK
Neden Kıbrıs piyasalar için önemli

Hasan PULUR
Komünistler, "komünist parti" kuramazlar!

Derya SAZAK
Kıbrıs'ta çözüm

Meral TAMER
Paradan 6 sıfır atınca neler değişecek?

Ece TEMELKURAN
Pedistan'ın genç kadınları

Güngör URAS
"Project pipe line" ve "döviz fabrikası"

M. Ali BİRAND
Türkiye satrançta büyük kazandı...