|


CHP nereye?
Ne yapmak istiyor CHP? Kıbrıs, Avrupa Birliği, Kürt sorunu, İslam ve laiklik gibi ülkemizin kaderini ilgilendiren kilit sorunlarda ne kadar etkili, ne kadar çözüm üretici? Bu açılardan CHP'nin bugünkü yönetimiyle sosyal demokrat olduğunu iddia etmek ne kadar inandırıcı?..
Güncel ve önemli sorular.
Bugünkü CHP yönetiminin vizyonsuzluğu ya da 'çağın ruhu'nu kavramaktan uzak zihniyeti ve eski usul muhalefet anlayışıyla ne yazık ki ülkemizde bir muhalefet boşluğu derinleşiyor.
Oysa, Türkiye'nin muhafazakar bir iktidar karşısında, gerçekten sosyal demokrat bir muhalefete ihtiyacı var. Rejimin işlemesi ve demokratik hukuk devletinin ete kemiğe bürünebilmesinin yolu, böyle bir iktidar - muhalefet dengesinden geçiyor.
Bu dengeyi kuramıyor CHP.
Sürekli eleştiriliyor.
Çoğu haklı eleştiriler.
CHP ile ilgili olarak basında, medyada olumlu bir şeylere rastlanmıyor. Bazı CHP yöneticileri bu durumu 'büyük medyanın iktidar şakşakçılığı'na bağlama çabasında. Buna eğer hakikaten inanıyorlarsa, yazık, kendi kendilerini aldatıyorlar demektir.
Bu bakış, bir kısırlık kapanıdır.
CHP'nin çıkmazını daha beter derinleştirecek bir ufuksuzluktur, at gözlüğü takmaktır. CHP'nin bugünkü yönetimi eğer yaşadığımız Türkiye'ye ve dünyaya geniş açıdan bakabilirse, sosyal demokratlığın ne demek olduğunu kavramaya çalışırsa ve muhalefet anlayışını bir an önce gözden geçirmeye başlarsa, çıkmaz aşılabilir.
CHP bugün Avrupa Birliği alanında bayrağı AKP'ye kaptırmış durumda. Alman Sosyal Demokrat Partisi'yle Avrupa Parlamentosu'nun üyesi olan Ozan Ceyhan CHP'nin durumunu acıklı buluyor:
"CHP'nin AB'de bir imaj sorunu var. Avrupa'daki sosyal demokrat partiler nezdinde CHP, AKP ile kıyaslandığında daha sağda, tutucu ve statükocu görülüyor. Örneğin Yunanistan'da PASOK'ta yapılan reformlar CHP'de yapılmamıştır. CHP, çağdaş sol parti kimliğine sahip olamadı." (Milliyet, s. 17, Derya Sazak'la Sohbet Odası, 29 Aralık 03)
Kıbrıs'ta da bayrak CHP'de değil, AKP'nin elinde. Çözümü değil, çıkmazı savunuyor CHP sözcüleri. CHP Kıbrıs'ta MHP ile aynı safta buluşurken, Denktaş'ı da eleştirir bir noktaya gelmiş durumda...
Ne yazık!
KKTC Başbakanı Mehmet Ali Talat dün gazetemizde çıkan Derya Sazak'la sohbetinde CHP'den şöyle yakınıyordu:
"CHP Kıbrıs'ta son derece statükocu bir çizgi sürdürüyor. Şahin bir politika izliyor. Sosyal demokrasiyle bağdaşmayan bir tutumu var. Oysa, mensup olduğu Sosyalist Enternasyonal Kıbrıs'ta çözüm isteyen bir kuruluş. Türkiye'de Kıbrıs maalesef iç politika malzemesi olarak kullanılıyor. Yerel seçimler yaklaştıkça bunu görüyorum. Ayıp ediyorlar."
Türkiye'de asker - sivil ilişkileri konusundaki akademik çalışmalarıyla tanınan, Bilkent Üniversitesi'nden siyaset bilimci Doç. Ümit Cizre, CHP hakkında şunları söylüyor:
"CHP, Türk siyasetinin malul olduğu damar sertliğinden mustarip. Bu hastalığın semptomları inisiyatifsizlik, yeni fikir ve projeler üretememe, beyin olarak genç, dinamik, pırıltılı, duyarlı, dinamik yeni kadrolar çıkaramama, sırf muhalefette oturuyor olmanın avantajlarına dayanarak var olma... Sonuçta CHP siyasal sistemi, toplumsal ve kültürel yapıyı ve de/ya da kendisini yenileyebilecek bir parti görünümü vermiyor." (Foreign Policy, Aralık 03, s. 32)
Bir başka öğretim üyesi, Koç Üniversitesi'nden E. Fuat Keyman da CHP'ye ilişkin derin eleştiriler yapıyor:
"Tarih ve değişimin ortaya koyduğu toplumsal gerçeği şimdiye kadar göremeyen CHP, AKP'ye alternatif bir yerel yönetim yasası, alternatif bir YÖK yasası, alternatif bir Irak politikası, alternatif bir Kıbrıs politikası, alternatif bir sürdürülebilir ekonomik kalkınma anlayışı, AB sürecinde itici güç olma, demokratikleşmeyi derinleştirme vb. politikalarla güçlü bir muhalefet üretmek tercihinde olmadı. Aksine CHP hala toplumdan kopuk bir söylemle, devletmerkezci siyaset anlayışının, güvenlik söyleminin sözcülüğünü yapmayı tercih etti. AKP ile devlet aktörlerini karşı karşıya bırakıp, bu süreçten AKP'nin yıpranacağını uman dar bir siyaset anlayışıyla hareket etti." (Radikal İki, 11 Ocak 04)
Evet, CHP nereye?..
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|