18 Şubat 2004 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Meteoroloji gibi hükümet olsa!

       
    Allah bu ülkeye meteoroloji gibi güvenilir bir hükümet nasip etsin! Bu, "mevsimlik özdeyiş" nereden çıktı diye sormazsınız her halde.
    Elbet bu hükümete güvenenler var, düşüncelerine saygı duyarız, ama onların hoşgörüsüne sığınarak bu hükümete güvenmediğimizi söylemek isteriz.
    Neden mi?
    Birçok nedeni var, ama kuşkumuzun temelini oluşturan birini özetle anlatmaya çalışalım.
    Devlet bürokrasisinin tepesine, Başbakanlık Müsteşarlığı'na oturtulan "Profesör" Ömer Dinçer, "Türkiye Cumhuriyeti'nin başlangıçta ortaya koyduğu bütün temel ilkelerin, laiklik, cumhuriyet ve milliyetçilik gibi birçok temel ilkenin yerini daha Müslüman bir yapıya devretmesi zorunluluğunu ve artık bunun zamanının geldiğini" söylüyor.
    Dinçer, 1995 yılında yaptığı ve bugün de arkasında durduğunu söylediği konuşmasında, bürokrasinin dindar insanlara teslimini yeterli görmüyor, devletin de İslamileştirilmesini öngörüyor.
    Bunlar birkaç gün tartışılıp unutulacak sözler ve niyetler değil. Bunlar düpedüz laik cumhuriyet rejimini değiştirme niyeti. Bunları sokaktaki sade vatandaş söylese, eyleme dönüşmedikçe suç sayılmaz deyip üzerinde durmayabilirsiniz.
    Oysa bunları söyleyen sade vatandaş değil; bugün Başbakanlık Müsteşarlığı koltuğunda oturuyor ve düşüncelerini bir bir uyguluyor, yani bilim kurumlarının (örneğin TÜBİTAK) ve devletin yönetim yapısını değiştirmeye (örneğin kamu yönetimine ilişkin yasa tasarıları) ve devlette kadrolaşmaya varıncaya kadar "Müslüman bir yapıya" uygun niyetlerini eyleme dönüştürüyor.
    Biz meteorolojiye güveniyoruz da "profesör" Dinçer'e ve onu devlet bürokrasisinin tepesine oturtan Başbakan Tayyip Erdoğan'a güvenemiyoruz.
    Ömer Dinçer'in profesörlük unvanı da şaibeli. Biliyorsunuz, 1996'da yayımladığı "İşletme Yönetimi" kitabının Prof. Tamer Koçel'in "İşletme Yöneticiliği" eserinden intihal (çalıntı) olduğu ortaya çıktı.
    Söyler misiniz, "çalıntı zanlısı" böyle birine nasıl güvenilir de devlet bürokrasisini teslim edersiniz? Dinçer'in öngördüğü İslami devletle çalıntılı işlerin bağdaşıp bağdaşmadığını dini bütün Müslümanlar söylesin.
    Biz Ömer Dinçer'e ve onu orada tuttuğu sürece Tayyip Erdoğan'a da - kusura bakmayın - meteorolojiye güvendiğimiz kadar güvenemiyoruz.
   
    Bir şiir
    Tadımlık dizelerimiz Kamuran Esen'den, (Berfin Bahar, Şubat sayısı):
    "Her yağmurda / Aşık olurum yeni baştan / Yine sana. / Senden sana gider gelir / Yalnız sende dururum. / Mecburiyetim olursun / Her yağmurda"
   
    ngureli@milliyet.com.tr
   
   
   





Taha AKYOL
Tayyip Erdoğan ve Kürtler

Çetin ALTAN
Hamaset dönemi, karikatürleşirken...

Melih AŞIK
Star komedisi....

Fikret BİLA
'60'lar gibi olmasın'

Hasan CEMAL
Rum tarafına Kıbrıs uyarısı!

Güneri CIVAOĞLU
Tüller ardında

Abbas GÜÇLÜ
Annan başka şeyler de diyor

Hurşit GÜNEŞ
Merkez daha ne kadar dayanabilir?

Nail GÜRELİ
Meteoroloji gibi hükümet olsa!

Sami KOHEN
Dünyanın sonu değil, ama...

Hasan PULUR
Belediye başkan adayları...

Meral TAMER
"6 sıfır atılsa da, hisse fiyatları sabit kalacak"

Ece TEMELKURAN
Dumuristan'dan son haberler

Yaman TÖRÜNER
Acele de akla zarar verir

Osman ULAGAY
TL'nin değer kazanması nasıl sorun yaratabilir?

Güngör URAS
Merkez'in doları toplaması kolay

M. Ali BİRAND
Denktaş, yüne tüm Kıbrıslıları kıcakladı