18 Şubat 2004 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
TL'nin değer kazanması nasıl sorun yaratabilir?

       
    Yıllardan beri yana yakıla yüksek enflasyonun orta sınıfı yok ettiğini söyleyen, sürekli devalüasyonların paramızı pul etmesinden yakınan biz değildik sanki. Şimdi çok farklı bir tablo var karşımızda, sürekli olarak değer kaybetmesine alıştığımız Türk lirası geçen yıldan beri değer kazanıyor, 2001 krizinde üç haneli rakamlara tırmanan enflasyonun tek haneli rakamlara inmesinden söz ediliyor. Yakınmalara neden olan tablo tamamen değişmiş durumda ama çoğu kimse hâlâ halinden memnun değil. Üç yıl önce yaşanan 19 Şubat şokunu izleyen günlerde "yüzde 40 fakirleştik" diye yeri göğü inletenler şimdi TL'nin değerlenmesine bakarak "aman ne iyi oldu, şu kadar zenginleştik" diye bayram etmiyor.
    Buna karşılık enflasyondaki düşüşü kuşkuyla karşılayanların ve TL'nin değerlenmesinin ciddi sorunlara yol açacağından kaygı duyanların sesi daha çok çıkıyor.
    Olayın bir boyutu alışkanlıklarla ilgili bence. Yüksek enflasyonun süreklilik kazandığı ve kurdaki gelişmelerin çoğu zaman enflasyonu izlediği, izleyemediği dönemlerin sonunda da kur şoklarının yaşandığı uzunca bir dönemin alışkanlıkları hâlâ etkisini sürdürüyor. Hesabını kitabını bu alışkanlıklara dayandıranlar, yeni duruma uyum sağlayamıyor. Ayrıca bu yeni durumun kalıcı olabileceğine henüz güvenemedikleri için, uyum sağlamanın gereğine de inanmış değiller. Eski şartlara geri dönülse daha rahat edecekler sanki.
   
    Kur ve rekabet
    Şimdi duymakta olduğumuz şikayetlerin bir kısmı da bu eski alışkanlıklardan kaynaklanıyor. Türkiye'nin 1980'lerdeki dışa açılma ve ihracat atılımını başlatma aşamasında ve 1994 ya da 2001 gibi kur şoklarının yaşandığı dönemlerde, erozyona uğramış bir TL ile rekabet gücünü ve ihracatını artırdığını da unutmamak lazım.
    Ancak son dönemde yaşananların da gösterdiği gibi, döviz kuru rekabet gücünü etkileyen faktörlerden yalnızca biri. Geçen yıl TL değer kazanırken ve kimileri TL'nin "aşırı değerlendiğini" iddia ederken ihracattaki artış da sürdü. Bunun nedenlerine bakıldığında ise iki nokta öne çıktı: Özellikle sanayi kesiminde hatırı sayılır verimlilik artışları sağlanmış, ücretlerdeki artış ise bunun gerisinde kalmış ve birim maliyetler gerilemişti. Ayrıca TL'nin değerlenmesi, daha fazla ithal girdi kullanarak maliyetleri düşürme olanağını da yaratmıştı. Bu sayede Türk ürünleri, TL'nin değerlenmesine karşın, rekabet gücünü koruyabilmiş ve iç talep de fazla canlanmadığı için ihracat artmaya devam etmişti. Öte yandan TL'nin değerlenmesi, enflasyonun dizginlenmesi ve 1970'lerden beri ilk kez tek haneli rakamlara inmesi fırsatını yaratmıştı.
   
    Kritik sorular
    Eski günleri arayan kimi ihracatçıların ve döviz kurunu tek başına yönetme (ve memleketi bir kez daha kurtarma) hevesindeki kimi eski bürokratların anlaşılabilir özlemlerini göz ardı etsek bile bu noktada sormamız gereken kimi kritik sorular var:
   
  • AB kapısının Türkiye'ye açılması olasılığı gibi dış faktörlerin de etkileyeceği sermaye girişleri TL'nin daha da hızlı değerlenmesine yol açabilir mi? (HAYIR)
  • Sanayi kesiminde sağlanmış olan verimlilik artışları sürdürülebilir mi? (EVET)
  • Ücret artışları verimlilik artışlarının gerisinde kalmaya devam edebilir mi? (EVET)
  • Üretimde daha fazla ithal girdi kullanımı dış ticaret açığını çok hızlı büyütür mü? (HAYIR)
  • İç pazardaki sınırlı genişleme ve istihdam artışındaki durgunluk sürdürülebilir mi? (EVET)

  •     Bu kritik sorulara parantez içinde verdiğimiz cevaplar verilebilirse, değerli TL'nin yaratacağı sorunlar fazla baş ağrıtmayabilir. Enflasyonla mücadele de rayında yürür. Ancak yaşanan gelişmeler bunların tam tersi cevapların gündeme gelmesine neden olursa korkarım olayı basit bir baş ağrısıyla da atlatamayız.
       
        oulagay@milliyet.com.tr
       
       





    Taha AKYOL
    Tayyip Erdoğan ve Kürtler

    Çetin ALTAN
    Hamaset dönemi, karikatürleşirken...

    Melih AŞIK
    Star komedisi....

    Fikret BİLA
    '60'lar gibi olmasın'

    Hasan CEMAL
    Rum tarafına Kıbrıs uyarısı!

    Güneri CIVAOĞLU
    Tüller ardında

    Abbas GÜÇLÜ
    Annan başka şeyler de diyor

    Hurşit GÜNEŞ
    Merkez daha ne kadar dayanabilir?

    Nail GÜRELİ
    Meteoroloji gibi hükümet olsa!

    Sami KOHEN
    Dünyanın sonu değil, ama...

    Hasan PULUR
    Belediye başkan adayları...

    Meral TAMER
    "6 sıfır atılsa da, hisse fiyatları sabit kalacak"

    Ece TEMELKURAN
    Dumuristan'dan son haberler

    Yaman TÖRÜNER
    Acele de akla zarar verir

    Osman ULAGAY
    TL'nin değer kazanması nasıl sorun yaratabilir?

    Güngör URAS
    Merkez'in doları toplaması kolay

    M. Ali BİRAND
    Denktaş, yüne tüm Kıbrıslıları kıcakladı