19 Şubat 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


Sorunları akılla çözmek ibadet

   
Prof. Dr. Yavuz, İslamın dünya işlerinin akılla çözülmesini ibadet saydığını belirtirken, çağın gerekleriyle Kuran arasındaki sağlıklı ilişkinin akılla kurulacağını vurguluyor

        Reform dinde mi, dindarlıkta mı? (4)
    Mehmet GÜNDEM
    mgundem@milliyet.com.tr
   
    İslamda reform tartışılırken, İslamın kendinden önceki dinleri reforme ettiği pek akla gelmez. Prof. Dr. Yunus Vehbi Yavuz, bu noktaya dikkat çekiyor: İslamın gerçekleştirdiği reformla, hayat, akıl ve maslahat çizgisinde, toplumsal hayatın dengesini sağlayan inanç ve eylem yolunu açmıştır. İslamın 'inanç ilkeleri' ile 'hayat ilkeleri' çağla paralellik arz eder. İnsan aklı çağın gerekleriyle Kuran'ın hükümleri arasında sağlıklı bir ilişkiyi nasıl kuracak? Yavuz, "Bu sorunun cevabı içtihatla verilir" diyor ve devam ediyor: "İçtihadın kapısı da ardına kadar açıktır. İslam dini Müslümanların dünya işlerini yürütmelerinde herhangi bir engel koymamış, tersine bu alanda akıl yürüten, yorumlar getiren bilim, fikir ve devlet adamlarına çabalarından dolayı sevap da vermiştir. İslam, aklı kullanmak suretiyle dünya işlerinin çözülmesini ibadet kapsamında değerlendirmiştir. İnsanın aklına o derece özgürlük vermiştir ki, düşünce ve yorumlarında isabet edenlere iki, yanılanlara bir sevap vermiştir. Bugün hiçbir din ya da dünya sisteminde yanılanlara mükâfat verildiği görülmemiştir."
   
    'İçtihadı ehli yapar'
    Hatası bile sevap getiren içtihat kimler tarafından ve ne şekilde yapılabilir? İçtihadı ehlinin yapacağını belirten Prof. Dr. Hayrettin Karaman'a göre; "İçtihatsız sağlıklı ve devamlı bir dini hayat olamaz. Kapanmış içtihat kapısını açmak, önüne gelenin 'içtihat yapıyorum, bu da benim içtihadım' diyerek dini ifsat (düzeni bozma, karışıklık çıkarma) etmesini engellemek de tecdiddir (yenileme)."
    Karaman'a göre tecdit; toplumun ihtiyaçlarını dinin katışıksız ve tükenmez kaynaklarından karşılamak, ilahi nizamdan sapmaları düzeltmek ve engellemek, İslamı asrın anlayışına söyletmektir. Toplumun kalkınması ve dünyada refahı, ahirette kurtuluşu için gereken her tedbirin alınmasıdır.
   
   
Prof. Dr. Öztürk, aydınları göreve çağırdı
   
İslam 700 yıldır kirletildi
   
Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Kuran'ı yorumlayacak kişilerin bilgiyle yüklü, aydın kişiler olması gerektiğini vurguladı

   
   
    Yorumla din içiçe mi girdi?
    Biz yorumu dini anlamak için değil, dinin yerine başka bir din koymak için yaptık. İlk 400 yıl temiz, berrak bir yorum vardır. Sonra su bulanmıştır. Son 700 yıl tam anlamıyla hazır yiyip mirası kirletme dönemidir. Dinle insanın arasına insan girecek, çünkü evrensel olan dini mahalli coğrafyalarda yaşanılır kılmak gerekiyor. Mezhepler buradan doğuyor. İlmin çilesini çeken bu insanların yaptıkları yorum, sonra bizzat din haline getiriliyor. Birileri bu hayırlı hizmeti yapan insanları ilahlaştırıyor.
   
    Reform mu yeniden yapılanma mı?
    Peygamberlerin her biri aynı zamanda bir müceddittir. Gelir, kendinden önceki peygamberin mesajındaki yozlaşmaları tashih eder. Hz. Peygamber, 'Benin ümmetim içinden zaman zaman birileri gelip bu dini tecdit edecek' dedi. Reform denince aklıma Luther, tecdit denince Hz. Peygamber geliyor.
   
    Tecdit serbest bir yorumlama metodu mu?
    Kuran yorumlanmasına ilişkin kriterler koyuyor. Kuran'ı yorumlayan, imanlı, bilgiyle yüklü, aklı işleten bir kişi olacak. Kuran hiçbir yerinde akla sınır koymaz.
   
    Zamanın değişmesiyle değişen nedir?
    Ana kaynak değişmeyeceğine göre, yorumlar değişecektir. Yorum, bugün doğrudur, yarın yanlış olabilir. Yanılmayan tek beşer Hz. Peygamberdir.
   
    Ya geçmişin birikimi?
    'Biz eski mirası paranteze alıp yeni şartları dikkate alarak zaman üstü kaynağa bakacağız. Bunu yaparken parantezin içinden yararlanabileceklerimizden iliklerine kadar yararlanacağız.
   
    Bunu kim yapacak?
    Peygamberin Müslüman aydınlara yüklediği bir görev bu. Müslüman aydın yeni reçeteler üretmeye talip olmalı. Ama bugün Müslüman aydın ya konuşmuyor ya da gerçeği farkedemez durumda. Dnde reforma ihtiyacımız yok. Müslüman aydının zihniyetinde gereken reformu yaparsak, sorun çözülür.
   
   
   
Prof. Karaman'a göre değişimin yolu İslami akıl
   
'Evrensel akıl'ın içi boş
   
Prof. Dr. Hayrettin Karaman, dinde neyin değişeceğine 'İslami akıl'la düşünen âlimin karar verdiğini söyledi

       
    İçtihatla tecdidin İslami gelenekteki yeri nedir?
    Kendini vahiyle bağlı bilmek şartıyla aklın her alanda faaliyet göstermesi, anlama, çözme ve üretme faaliyetinde bulunmasıdır. İçtihadın amel (fiil, yapıp etme, ibadet ve muamelat) alanına, nazar ve tefekkürün de inanç ve düşünce alanına tahsis edilmesi bir isimlendirme meselesidir; bunun ikisine de içtihat demekte sakınca yoktur.
   
    Müçtehit (ayet ve hadise dayanarak yargıya varan din düşünürü) ve mücedditin, kişi ve kurum olarak bugünkü karşılığı nedir?
    İslami ilimlerle uğraşan, bu alanda ilmi usullerle düşünen, yazan, üreten her şahıs ve kurum içtihat yapıyor demektir.
   
    Dindarlıkta reformun imkanları nedir?
    Dindarlıkta reformu "tecdid" çerçevesinde değerlendirmek gerekir. Dine göre olması gereken yerde olmayan; imanı, ibadeti, ahlakı, ilişkileri sahih (gerçek, hakiki) dine uygun bulunmayan müminin, öğretim ve eğitim yoluyla ıslah edilmesi, salih mümin olmasının sağlanması yolundaki fikri ve fiili çabayı "dindarlıkta reform" olarak adlandırmak mümkündür.
   
    Dinin cevap veremediği alan var mı?
    Haramın yanında helali, dinin sınırladığı, belirlediği, bağlayıcı hükümler koyduğu konular yanında serbest (mübah) bıraktığı konuları (bunların dinde yanyana bulunduklarını) göz önüne alırsanız, dinin ilgilenmediği bir alandan söz edemezsiniz. Mübah, dinin ilgilenmediği değil, ilgilenip de serbest bıraktığı alan demektir. Din her alana cevap verir; bu cevabı keşfetmenin yolu içtihattır.
   
    'Zamanın değişmesiyle din değişir' yaklaşımı bugünkü dille nasıl ifade edilir?
    Dinin değişeni de değişmeyeni de vardır. Neyin değişmeye açık olduğunu ve nasıl değişeceğini, 'İslami akıl' ile düşünen müctehid belirler. 'İslami akıl' yerine 'evrensel akıl' tamlamasını tercih etmiyorum; çünkü bu ifade oldukça çekici ve kabul şansı yüksek olmakla beraber içi boş gibidir. 'Bana evrensel aklın verilerinden örnekler ver' deseniz, verilecek örneklerin bir kısmının 'Batı aklı', bir kısmının da 'belli bir çevrenin, medeniyetin, kesimin aklı' olduğunu görürsünüz.
   
    YARIN
    • Yeniden inşa edilmesi gereken nedir?
    • Müslümanlar neden endişeli düşünemiyorlar?
    • Müslümanı anlamak neden bir insanlık sorunu?
    • Dinde rasyonel olarak algılanması gereken alan ne kadar geniş?
    • İslamın koyduğu eleştiri ahlakına ne oldu?
   
   
   
    mgundem@milliyet.com.tr
   

GÜNCEL


Sorunları akılla çözmek ibadet
Tarihte bugün
Serin Duruş





Melih AŞIK
Kendinize sorun...
Hasan PULUR
Fikret Otyam'ın mektupları ve pantolonu...
Çetin ALTAN
Parayı kim veriyor, niye veriyor?


 2002 yılında neler oldu?
 2001 yılında Türkiye'de olan önemli olaylar
 Adım Adım Susurluk