|


Doktorlar ne yapsın?
Hurda kalp kapağı, ilaç eziyeti, yüksek prim!
"Başı ağrıyan emar istiyorum" diyor Profesör Bingür Sönmez. Ya antibiyotik kullanma merakı aynı bilinçsiz saplantı değil mi? Adam nezle oluyor "üç gündür antibiyotik alıyorum geçmedi" diye şikayet ediyor! Halbuki, bizim eczanelerde aspirin gibi satılan antibiyotiki Avrupa'da, Amerika'da hiçbir eczaneden reçetesiz almanız mümkün değil. New York'ta başıma geldi. Claveland'dan dönerken doktorumun verdiği anbitiyotik bitmişti. Rica minnet hiçbir eczane antibiyotik vermedi, nihayet büyükelçiliğin doktoru sayesinde bir kutu alabildim.
İki ucu pis bir değnek bu! Türkiye'de antibiyotik için reçete şartını koyarsanız bu defa adam, vizite ücreti vermeye mecbur kalacak ki, buna da hastanın gücü yeter mi? SSK'ya, Bağ - Kur'a gitse reçete için sıraya girecek, kuyruklar daha da uzayacak!
Demek önce sağlık kurumlarının yüklerini hafifletmek için pratik çözümlere ihtiyacımız var.
Önce ilaç sorunu. Eczanelere çok ufak bir kar bırakarak doktorların yazdıkları reçeteleri hastaların rahatça almaları sağlanamaz mı?
İlaç dağıtımının uygarcası
Emekli Sandığı'ndan emekli olan bir sigortalı ile SSK'lı, Bağ - Kur'lu arasında korkunç biçimde ayrıcalık var, özellikle sağlık konularında! Emekli Sandığı uygar dünyanın yöntemlerini uyguluyor, sigortalısını eczanelere gönderiyor. Kuyrukların dibine değil! Bir de hasta reçetesi elinde ilaç kuyruğunun sonuna geldiğinde yazılan ya var ya yok veya karşıtı diye bir başka ilaç veriyorlar!
Başı ağrıyan emar istiyor. Evet ne yazık ki, ilaçtan tomografiye, tahlillere kadar her şey arapsaçı gibi karma karışık!
Hurdalık kalp kapakları!
Yine Profesör Bingür Sönmez Yener Süsoy'a anlatıyor. 8 binden fazla kalp ameliyatı yapan hocanın anlattıkları dehşet verici. Bakın bizim gözü pek foto muhabirimiz Garbis Özatay'a kalp kapağı ameliyatını nasıl yapmış. (Geçmiş olsun Garbis)
"Elinde SSK'nın verdiği 900 dolarlık bir kapakla geldi, gerçek değeri 400 dolar aslında. Amerikan malı, 15 yıl önceki model, kilo ile satın alınmış bile olabilir. Hemen SSK'ya bir yazı yazıp verdiği kapağı kullanmayacağımı nedenleriyle birlikte bildirdim. Birkaç gün sonra ithalatçı firma beni arayıp sıkılmadan "filan doktorlar kullanıyor, siz niye kullanmıyorsunuz" diye sordu, anlattım:
"Brezilya'dan gelen teneke kapaklarını Ankara'da taktılar, kapağın menteşesi koptu gitti. Ben insan hayatını hiçe sayan bu uydurma kapakları, stenleri asla takmıyorum. Bugün iyi bir mekanik kapak 1400 dolar civarında, domuz, sığır kapakları ise 1500 - 2500 arası. Amerika'da insandan alınan orijinal kapaklar var fiyatı 7 bin dolar.
Yerli stenler çok ucuz ama teknolojisi çok geri. Hem uygulamada çok ciddi problem veriyor, hem de akut tıkanıklığı çok fazla. Üç ay içinde tıkanma oranı çok yüksek. En son teknolojiyle ilaç kaplı stenlerin fiyatları ise 3 - 5 bin dolar arasında, bunu özel sigorta dahi ödemiyor."
İthalatı önlenmeli
Bu müthiş açıklamalar gazete sayfalarında kaynayıp gitmemeli. Çürük kalitesiz mal satan kurumlar açıklanmalı, insan hayatını ilgilendiren bu malzemelerin yurda girişleri men edilmeli. Bir insan göğsünün testere ile kesilip açılması, kalbin dışarıya çıkartılması... veya anjiyo denilen operasyon, damarlara ince bir telle girip kalbe uzanıp tıkalı damarın açılması sten yerleştirmesi ne demektir düşünebiliyor musunuz?
Profesör Sönmez Hoca'nın anlatıp, Yener Süsoy'un yazdığı müthiş gerçekler herhalde ilgilileri ve savcılarımızı harekete geçirmelidir.
|
|

|