|


'Servet transferi' dönemi başlıyor
Batan bankaların iştiraklerine el konulunca Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) ile Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK)'nun portföylerine çok sayıda, şirket ve gayrimenkul geçti. Bankalar Kanunu'nda yapılan değişiklik ile TMSF'ye, banka batıranların varlıklarına el koyma gücü verildi. TMSF, bu gücü kullanarak Uzanlar'a ait 219 şirkete el koydu. Başbakan, banka batıran diğer ailelerin varlıklarına da el konulacağını açıkladı.
Bu demektir ki, çok sayıda şirket ve gayrimenkul belli kişilerin mülkiyetinden alınacak, önce TMSF'nin portföyüne girecek, daha sonra TMSF tarafından başkalarına satılacak. Bu operasyon Cumhuriyet tarihinin en büyük "servet transferi" operasyonu olacak. Bundan önceki en büyük servet transferi operasyonu, 1942 yılında Varlık Vergisi Kanunu'na dayalı olarak gerçekleştirilen servet transferi idi.
Varlık Vergisi nedeniyle İstanbul'da, devlet tarafından el konularak satılan gayrimenkul sayısı 885'tir. Bunun 330'u ev, 97'si dükkan, 190'ı arsa, 80'i apartman, 42'si depo, 7'si han ve sadece 8'i fabrika idi. Satılamadığı için ise 73 parça gayrimenkul Hazine'de kalmıştır.
Batan bankalardan devlete geçen şirket ve gayrimenkul sayısı şimdiden Varlık Vergisi rakamlarının çok üzerinde. Uzanlar'ın 219 şirketini, bu şirketlerin gayrimenkullerini ekleyiniz, uygulama devam eder ise el konulacakları tahmin ediniz. Önümüze çok çok büyük bir "servet" portföyü çıkıyor.
Bugüne kadar TMSF ve BDDK'nın portföylerinde biriken şirketler ve gayrimenkuller, birilerinin servetinden alındı... Portföyde biriken bu şirketleri ve gayrimenkulleri TMSF ve BDDK ne yapacak? Tabii ki muhafaza etmeyecek. Bir an önce satacak. İşte bu operasyon çok çok büyük bir "servet transferi"ne neden olacak.
Her iktidar kendi burjuvazisini (kendi zenginini) yaratmak ve güçlendirmek ister. Bu dünyanın her ülkesinde, her iktidar için böyledir. Bir iktidar ne kadar "tarafsız olmaya çalışır ise çalışsın, sonuçta iktidardır..." İktidar iktidarlığını yapar. Kendi yandaşlarını kollar... Bugün Türkiye'de iktidar partisi AKP'dir. Bu gelişmeler AKP için büyük bir şanstır. Kendi burjuvazisini yaratmak ve güçlendirmek fırsatı verecektir. Servet transferinden (ister istemez) AKP yandaşları (tamamen olmasa da, büyük ölçüde) yararlanacaktır. Bu AKP için şans olacaktır. Bu sayede AKP ardındaki ekonomik gücü kuvvetlendirecektir.
Bu kaçınılmaz bir gelişmedir. Bu gelişme gündeme geldiğinde, iktidar partisi şunları soracaktır: (1) Bankaları batırarak faturayı önce devlete sonra halka ödetenler borçlarını ödemedikleri için şirketlerine ve mallarına el konuldu. Bu nedenle şirketler ve mallar devlete geçti... Bu yanlış bir uygulama mı? (2) Devlete geçen şirketleri ve malları devlet muhafaza edemez. İdare edemez. Bunları satması yanlış bir uygulama mı? (3) Şirketler ve mallar açık artırma ile satılacak. AKP'liler için ayrı bir uygulama söz konusu olmayacak. Bu yanlış bir uygulama mı? Bu sorulara cevap verilmeyince de, "servet transferinin önü" açılmış olacak.
guras@milliyet.com.tr
|
|

|