20 Şubat 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


Denktaş'tan ilk rest

   
Lefkoşa'da başlayan Kıbrıs müzakerelerinin ilk gününde Denktaş, De Soto'nun 'basına bilgi vermeyin' ricasını tanımadı; basın toplantısı düzenleyip görüşmelerin içeriğini aktardı

        UTKU ÇAKIRÖZER, SEFA KARAHASAN Lefkoşa

   
    Türkiye'nin girişimiyle yeniden başlatılan Kıbrıs görüşmelerinin ilk gününde KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto'nun, "Umarım her şey basına yansımaz" temennisine rest çekti.
    New York'ta 10 - 13 Şubat arasında yapılan öngörüşmelerde sağlanan anlaşma doğrultusunda Ada'ya taşınan tarihi müzakereler, dün saat 10.00'da, BM denetimindeki ara bölgede, 1974 yılından bu yana kullanılmayan Lefkoşa Havaalanı'nın terminal binasında başladı. De Soto'nun gözetiminde Türk tarafına Denktaş'ın, Rum tarafına da Tasos Papadopulos'un başkanlık ettiği iki saatlik görüşmeden sonra liderler, ayrı bir odada dün Kıbrıs'a geçen AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günther Verheugen'le bir araya geldi. Türkiye ve KKTC, AB'nin müzakerelere taraf olarak katılmasına karşı olduğu için, 40 dakikalık bu görüşme, basına, BM tarafından "gayri resmi buluşma" olarak aktarıldı.
   
    VERHEUGEN KAFA KARIŞTIRDI
    Türk tarafının; "Rum göçü ve mülkiyet iadesinin kısıtlı tutulması" gibi sınırlamaların, anlaşmadan sonra "AB standartlarına, müktesebatına uymuyor. Demokrasi ve temel haklara aykırı" gibi gerekçelerle Rum tarafınca kaldırılmaya çalışılabileceği yolundaki hassasiyeti dünkü görüşmelere yansıdı.
    Denktaş'ın yaptığı açıklamaya göre, Verheugen görüşmede, Türk tarafının şart olarak ileri sürdüğü "planın delinmeden AB hukukuna entegrasyonu" konusunda garanti verdi. Denktaş'a içeride, "Bunu sağlayacağız, yazılı garanti verebiliriz" diyen Verheugen'in, çıkışta gazetecilere, "Bulunacak çözüm AB'nin temel kurallarını ihlal etmemelidir. Çözümün faktörleri AB koşullarıyla uyum içinde olmalıdır" demesi kafaları karıştırdı.
   
    KARARTMA KRİZİ
    Müzakerelerin ilk gününde, Denktaş ile De Soto arasında "karartma" olarak nitelenen basına açıklama yapılıp yapılmaması konusunda anlaşmazlık çıktı. Görüşme sonrasında gazetecilere buluşmanın çok yapıcı geçtiği bilgisini veren De Soto, müzakerelerin geleceği açısından tarafların basına bilgi vermemesini öngören "basın karartması"nın New York'ta olduğu gibi Kıbrıs'ta da sürmesinden yana olduğunu vurguladı. Ancak KKTC'ye geri dönen Denktaş, Lefkoşa'daki Cumhurbaşkanlığı Sarayı'nın bahçesinde tarafların görüşmede dile getirdiği hususlar hakkında geniş açıklamalar yaptı. Denktaş, karartma yasağına uymayacağını, şu gerekçelerle açıkladı:
    "Geçmişteki karartmadan biz zarar gördük. Biz sustuk, halkımız bilmedi, onlar Rum tarafına istedikleri şekilde aktardı. Onun için bu oyunu oynayacağımıza açık olalım. Bugün (dün) bize bütün söyleyeceklerini bugünkü (dünkü) Rum basınında önümüze getirdiler. Basına baktık, bir de gittik, aynı şeyleri orada dinledik. Neymiş bu karartma o halde? Ben susayım diye. Olmaz böyle şey."
   
   
Ne konuştularsa anlattı
    KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'ın verdiği bilgilere göre, 22 Mart'a kadar sürecek görüşme maratonunun ilk gününde tarafların planda değiştirilmesini istediği konularda şu tablo ortaya çıktı:
    İki kesimlilik: Denktaş, iki kesimliliğin güçlendirilmesi için Güney'den Türk tarafına geçecek Rum sayısının "minimum" olması gerektiğini söylerken, Rum tarafı "AB normlarına göre" Rum halkına serbestlik tanınmasını savundu. Papadopulos, iki kesimliliğin "etnisite" temelinde olmasına karşı çıktı.
    Mal - mülk düzenlemesi: Denktaş, sadece 1974 sonrası yerinden edilen Ada halkı için değil, 1963 - 1974 arasında zarara uğrayan Türklerin hakları için de bir tazminat komisyonu kurulmasını istedi. Rum tarafı bunun Annan Planı'na uygun olmadığın ileri sürdü.
    Temsil: Denktaş ortak devletin yasama organlarında (senato ve temsilciler meclisi) Türk kurucu devletini Türk kökenlilerin, Rum kurucu devletini de Rumların oluşturmasını istedi. Papadopulos ise, her kurucu devletin temsilcilerinin ayrım yapılmadan o devlet içinde yaşayanlardan seçilmesini talep etti.
    Kısıtlamalar: Denktaş, Rumların Kuzey'e yerleşmesi ve mal - mülk konularındaki kademeli geçişlerin ve özel düzenlemelerin AB hukuku kullanılarak delinmemesini istedi. Rum tarafı, "Anlaşsak bile mahkemeler ne yapar bilemeyiz" karşılığını verdi. Verheugen, bu konuda Denktaş'la yaptığı ikili konuşmada, "Bu konuda size yazılı garanti vermeye hazırım" dedi.
    Askeri varlık: Denktaş, Türk askerlerinin, Türkiye AB'ye üye olduktan sonra da bir süre kalmasını istedi.
    Türkiye'den gelenler: Papadopulos, Kıbrıs kökenli olmayıp Ada'ya sonradan (Türkiye ve Yunanistan'dan) gelen ve vatandaşlık alanlara yeni devlette oy hakkı verilmemesini istedi. Denktaş, "Onlar vatandaşım. Burada oy kullanan yeni devlette de kullanır" dedi.
    Başkanlık Konseyi: Papadopulos, ortak devletin en üst organı olacak başkanlık konseyinin üye sayısının 6'dan 9'a çıkarılmasını, yeni devletin başkanının görev süresinin de dönüşümlü olarak 10 aydan 20 aya çıkarılmasını istedi. Denktaş kabul etti.
    Maliyet: Çözümün taraflara maliyeti konusunda bir komite kurulmasında mutabık kalındı. 1963 - 1974 dönemine ait tazminatların da bu komitede ele alınmasını isteyen Denktaş, Verheugen'in de AB'nin sürece mali katkı sağlama yönündeki sözünü espriyle aktardı. Denktaş, "Türkiye'nin bize bir yılda aktardığı parayı beş yılda vereceklerini göğsünü gere gere söyledi" dedi.
   
   
   

DÜNYA


Denktaş'tan ilk rest
Çözüm yoluna bomba
AB'nin cebinde akrep varmış





Sami KOHEN
Daha epey gün var...


 2002 yılında dünyada yaşananlar...
 Dünyada 2001 yılında neler oldu?
 2001 yılında Türkiye'nin dış ilişkileri