'IMF'ye aldırmadan gelişmek mümkün'
Neoliberalizm karşıtı ekonomistler İstanbul'da toplanıyor. Önerileri, 'Borçlu ülkelerin, IMF'nin sıkı bütçe çılgınlığına karşı teknoloji ve eğitimle gelişmesi'
BARIŞ ERGİN
İstanbul 21 - 22 Şubat'ta dünyanın önde gelen üniversitelerinin öğretim üyelerinin de katılacağı marjinal bir sempozyuma ev sahipliği yapacak. Marjinaller, çünkü 1980'lerden bu yana tüm dünyanın uyguladığı, özellikle Doğu Bloku'nun düşmesinin ardından egemen ekonomik model olan 'neoliberalizm'e karşılar. ÖDP'nin düzenlediği ve Bilgi Üniversitesi'nde yapılacak sempozyumun adı "Neoliberalizme karşı ortak savunma".
Sempozyuma katılanlar arasında 'Anti - Kapitalizm', 'Marx'ın Değeri' kitaplarıyla ünlenen Londra Üniversitesi Öğretim Üyesi Alfredo Saad Filho, ağır borç yükü olan ülkelerin yapması gerekenleri anlatacak olan Massachusetts Üniversitesi Öğretim Üyesi Arthur McEwan, Paris Üniversitesi Öğretim Üyesi Gerard Dumenil ve Kanada York Üniversitesi Öğretim Üyesi Leo Panitch gibi isimler var. 15 konuşmacının katılacağı sempozyumda Korkut Boratav, Gülten Kazgan ve Ahmet Çakmak gibi Türkiye'den tanıdık simalar da yer alacak.
Ortak hareket güç getirir
Milliyet'in sorularını yanıtlayan MacEwan, Filho ve Dumenil'in ortak görüşü IMF ve Dünya Bankası'nın ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı olduğu ve 'Washington konsensüsü'nün bir parçası olarak çalıştığı. Alternatif bir teori sunan bu ekonomistlerin önerisi ise borçlu ülkelerin ortak hareket ederek, kreditörlere karşı güç kazanmaları ve daha uygun şartlarda borçlanabilmeleri. Bunun yanında IMF'nin sıkı bütçe çılgınlığını (anti - budget mania) göz ardı ederek özellikle eğitim ve teknolojide sosyal yatırımlar yapıp gelişme sağlamalarını öneriyorlar.
İnsana yatırım
"Uzun vadede yapılması gereken insana yatırımdır" diyen MacEwan, "Özellikle eğitim ve nitelikli işgücünü yaratacak programlar ulusun ve kuruluşlarının kozunu kuvvetlendirecektir. Tabii bunu yaparken de teknolojiden yararlanmaları gerekir. IMF'nin sıkı bütçe çılgınlığını yok sayarak bütçe açıkları verme pahasına ekonomik büyüme yakalanabilir" dedi. Ayrıca vergileri artırmak yerine kamu kurumlarının daha iyi çalıştırılarak gelirlerini artırmanın daha anlamlı olduğunun altını çizdi. Ekonomistler, gelişmiş ülkelerin borç alan ülkeler üzerinde uyguladığı baskının sonucunda özelleştirme yaptırarak kendi firmalarına yatırım olanakları sunduğunu, serbest ticaret ile yeni pazarlar yarattığını ve sıkı para ve maliye politikalarıyla yine kendi firmalarına güvenli bir yatırım ortamı oluşturduğunu söyledi.
'Bu sömürgecilik daha acımasız'
Arthur MacEwan'a göre gelişmiş ülkelerin borç alan ülkeler üzerinde uyguladığı baskının sonucunda özelleştirme yaptırılarak kendi firmalarına yatırım olanakları sunuluyor, ticaretin serbestleştirilmesi ile yeni pazarlar yaratılıyor ve sıkı para ve maliye politikalarıyla yine kendi firmalarına güvenli bir zemin yaratılıyor.
Herkes kararlara katılmalı
MacEwan'a göre bu yeni yöntem eski sömürge düzeninden çok daha verimli ve iyi çalışıyor. MacEwan, şunları söyledi:
"Tüm toplum tarafından paylaşılan ekonomik kararların alımında daha demokratik davranılmalı. Sadece seçimden seçime oy vermek bu kararlardan etkilenen işçilere, vatandaşlara haksızlık. Aynı zamanda sadece milli gelir ve ekonomik büyüme ile ilgilenen ekonomik anlayış bir kenara bırakılarak gelir dağılımı adaletsizliği üzerinde yoğunlaşılmalı. Ayrıca toplumun farklı grupları arasında adaletli bir dağılımın yapılması şart."
Alfredo Saad Filho
'IMF politikalarını Lula yumuşattı'
Hemen hemen tüm ülkelerde IMF ve diğer uluslararası kuruluşlara muhalefet bulunduğunu vurgulayan Brezilyalı Alfredo Saad Filho, IMF ve Dünya Bankası'nın ABD Hazine Bakanlığı'na bağlı, 'Washington konsensüsü'nün bir parçası olduğunu söyledi. Filho, "Bu da birçok çevrede IMF ve Dünya Bankası'nın emperyalist sistemin birer parçası olmaları görüşünü kuvvetlendiriyor" dedi. Lula hükümetinin seçimlerden önceki IMF karşıtı söyleme göre davranmadığı iddialarını hatırlatmamız üzerine Filho, Cardoso hükümetinin neoliberal programının sosyo - ekonomik tarafının yetersiz olduğunu belirtti. Filho, Lula'nın aynı ekonomik programı daha yumuşak bir şekilde uyguladığını söyledi.
Gerard Dumenil
'Serbest ticaret zengine yarıyor'
1980'lerden sonra 'neoliberalizme' dönüşen kapitalizmin zengin ülkelerin sermayeleri için işe alma, işten çıkarma, paralarını ulusal ve uluslararası hale getirmenin bir parçası olduğunu anlatan Gerard Dumenil, kamunun hiçbir faaliyete bulaşmamasının, ekonomik politikaların IMF'den gelmesinin istendiğini söyledi. Neoliberalizmin liberal felsefe ile alakası olmadığını belirten Dumenil, "Örneğin serbest ticaretin uygulandığı Meksika ve ABD'yi ele alalım. Sizce hangi ülke bu ilişkiden daha çok faydalanıyor" dedi. Dumenil, küreselleşme karşıtlarının sürdürdüğü mücadelenin her geçen gün kuvvetlendiğini ve en önemli başarısının gelişmiş ülkelerin sömürülerini geciktirdiğini kaydetti.
EKONOMİ

Telsim'e yerli ve yabancı talip
Yolsuzluğu bildirene 'büyük ikramiye'
'IMF'ye aldırmadan gelişmek mümkün'
Avrupa'nın üç lideri AB'ye ekonomi bakanı istedi
Borsada Kıbrıs korkusu
TÜSİAD: Hükümetin Kıbrıs konusunda tavrı yapıcı
'Pamukbank'ı 1 kuruş vermeden almak istiyoruz'
'Cam sektöründe grev felaket olur'
Öldürülen mühendise Dürüstlük Ödülü
Karamehmet'e Yargıtay şoku
|