20 Şubat 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


gündeme karşı
   
Serin Duruş

    Alper Mestçi - Hüseyin Özcan
serindurus@milliyet.com.tr / Fax: 0212 505 69 19

   
   
No: 18 Otobüs Minibüs Sakini Tiplemeleri
    1) Önemligiller: Yanındaki arkadaşına veya herhangi bir yakınına bütün minibüsün duyacağı şekilde çok önemli saydığı fakat saçmalıktan ibaret olan dertlerini hararetli bir şekilde anlatırlar. Genelde ağlamaklıdırlar. Yaşlı minibüs sakinleri tarafından kınanır, diğerleri tarafından sessizce ayıplanırlar...
    2) Ucuz kahramangiller: Ağzına kadar dolu arabaya inatla müşteri almak isteyen şoförlere ve ablası yaşındaki kıza yer vermeyen çocuklara ilk önce onlar bağırırlar. Doğaları gereği kayıtsız kalamazlar. Hele ki ayakta kaldıklarında çok daha tehlikeli olurlar. Huzurlu bir yolculuk için bu tiplere yer vermekte fayda vardır...
    3) Tekerlek üstücügiller: Hiç hazzetmemelerine rağmen her otobüse binişlerinde muhakkak tekerlek üstündeki tekli koltuğa otururlar. Ve her seferinde hoplayıp zıplarken yer değiştirmiş organlarıyla inerken şoföre bol bol küfrederler. Pek anlaşılmayan bir yapıları, enteresan bir kimyaları vardır...
    4) Numaracıgiller: Genellikle okul üniformalı genç arkadaşlardır. İkili hatta mümkünse bulabildikleri yedili koltukların cam kenarında iki büklüm uyuma taklidi yaparlar. Tek istekleri ulaşılamayacak bir koltuğa oturup kaldırılmamaktır. O ulaşılmaz boş koltuğa oturabilmek için bütün otobüs modelleri üzerinde ihtisas yapmışlardır. Her tip otobüsü/minibüsü avuçlarının içi gibi bilirler...
    5) En arkacıgiller: Biner binmez arkaya doğru uzamak isterler. Gidecek 2 santim yer olmasa bile "beyler, arkaya doğru sıkışır mısınız?" diye bağırırlar. Diğer insanlar onlar için sadece birer engeldir. Onları çekiştirerek ve aşarak bir şekilde arkaya varıp rahatlarlar. Huzuru neden orada buldukları bilinmez...
   
   
Altın Ayı...
    Sinema sanatında önemli bir ödül Altın Ayı... Gitti onu bu sene bir Türk yönetmenin filmi aldı. Sevindik, mutlu olduk. Daha Nobel alan bir Türk olmasa da, işte bizde müzik (Eurovision), sinema (Altın Ayı) ve en çok da sporda (Futbol, atletizm, biraz da halter) aldığımız ödüllerle seviniyoruz...
    Daha Ayşe Hatun Önal'ın "Ayı"sını çözememişken bir de başımıza bu Altın Ayı çıktı. Ve filmin oyuncularından Sibel Kekilli'nin porno yıldızı olduğu gündemi sarstı. Belediyede çalıştığını sanan ailesi de kendisini evlatlıktan reddedeceğini açıkladı.
    Klasik söylemlerle bu konuda konuşanlar ikiye ayrıldı: 1) Çok ayıp, rezalet!.. 2) Bize ne, geçmişi O'nu ilgilendirir, siz filmdeki oyunculuğuna bakın!..
    Bu da klasik olmayan söylem olsun: Sibel bir eve kapanıp zorla bir adamla evlendirilmeye çalışılsaydı, şimdi tam bir stardı. Üstelik aile desteğini aldığı gibi %65'lik (programın izlenme oranı) bir halk desteğini de arkasına alırdı... Tuhaf bir çelişki var gibi geldi bize. Galiba yine sırf bize öyle geldi!..
   
    Bu bir mafya dizisidir!..
    Francis Ford Coppola ("Baba"ya koymayı düşündüğü ifade, Mario Puzo ile etik bir tartışmaya girince vazgeçer!)
   
    Zevkine
    ''Sibel işini zevk alarak yapan biriydi...'' => Altın Ayı ödülü alan ''Duvara Karşı'' filminde oynayan Sibel Kekilli'nin porno filmlerinin ortaya çıkmasından sonra filmleri çeken MAGMA adlı şirketin açıklaması
   
    Hooop!
    Konuk: Ya neden her şeyi erkeklerden bekliyorsunuz? Neden ilk 14 Şubatta biz kutlayacağız? Mesela bi yatağa girdiğinizde neden ilk biz.....
    Esra Ceyhan: Yalnız canlı yayındayız!..
   
    Benzetme
    "Uzağa tükürme federasyonu bile olsa başkanı mutlaka üniversite mezunu olacak..." => Hıncal Uluç
   
    Gel Takıl
    "Ben utandım Ahmet, sen de gel sen de utan!.."
    => Turgay Şeren (Ahmet Çakar'a pas atıyor)
   
    Benzetememe
    "Aslan balığı elektrik süpürgesi takılmış bir helikoptere benzer..." => National Geographic'te bir belgeselde dış ses
   
    İstememeli
    "Görünen göz kılavuz istemez!.." => Kibariye
   
    Bak Sen!
    "Türk mantığı ile bakınca zaten..." => Ayşe Hatun Önal (radyo programında "Ayı" şarkısının klibindeki 1.5 dakikalık giriş bölümünü soran bir seyirciye)
   
    Ver Alttan Alevi
    "Sıcak su kullanacaksın, 120 derece olacak!.." => Serdar Ortaç ("Buğuseptil" kullanımını tarif ediyor)
   
   
Köşe Yazısı
    Dr. İSMET SALU / ismetsalu2003@yahoo.com
    Zamanında Elizabeth Taylor'la ufak bir kaçamağımız olmuştu. Biliyorum bu tip konuları anlatmak zayıflıktır, acizliktir, ama şimdi aklıma geldi birden. Nerden geldi diyeceksiniz... Şu bizim Helmut yeni bir deodorant almış. Sabahtan beri her yerine sıkıp duruyor, şimdi birazdan gelip "Nasıl, kokusu güzel mi?" diye soracak. Biliyorum, adamın ciğerini okumuşum. İşte az sonra yanıma gelip bu soruyu sorunca da cevabı beynine çakacağım: "Bak Helmut, Elizabeth'in bir sözü vardı; 'Dünyada başarı kadar etkili bir deodorant yoktur' derdi. Bilmem anlatabildim mi?" diyeceğim. Fakat beni dikkate alacak mı? Asla... Dünya umurunda değil adamın. Allah bilir Elizabeth'i de tanımaz bu!.. Işık Sizinle Olsun!..
   
   
   

GÜNCEL


'İslami bilgilerimiz yeniden inşa edilmeli'
Üniversite gençliği Milliyet okuyor
Bingöl'de helikopter düştü: 5 şehit
Kafeterya faciasına iki kurban daha
Polis, 3 çocuğu gözaltına aldı
Tarihte bugün
Serin Duruş





Melih AŞIK
Eminönü Platformu
Can DÜNDAR
Yurttan insanlar korosu
Hasan PULUR
Babası da ders verdi oğlu da...
Çetin ALTAN
Kah kah kah, kih kih kih...


 2002 yılında neler oldu?
 2001 yılında Türkiye'de olan önemli olaylar
 Adım Adım Susurluk