|
|


'Gecekondu kenti kendine benzetti'
Bugün gecekondunun romanını yazsam, kente öfkeyle bakmaz kahramanlarım, bütünleşebilme çabası içinde olur
Peki, bugün bu insanların romanını yeniden yazsa nelerden söz eder? Nasıl karakterler yaratır, günlük yaşamlarındaki motifler neler olur kurguda?
"Şimdi bir roman için malzeme daha çok" diyor Ateş:
"Öncelikle, iki gözlü bir gecekondu olmaz mekân; dört katlı bir apart-kondu olur. Televizyonu, buzdolabı, çamaşır, bulaşık makinesi olur. Çocuklarını bir yere çırak yazdırmayı değil okutmayı düşünür. Kente öfkeyle bakmaz kahramanlarım; bütünleşebilme çabası içinde olur. Düşleri, özlemleri, beklentileri biraz daha gelişmiş olur. Kendini kente biraz daha yaklaşmış görür. Çünkü artık kentte doğmuş kuşaklar yaşıyor buralarda. Eskiden toprak kokardı buraların insanları; artık öyle kokmuyorlar. Kadınlar o denli ezik durmazlar, erkekler de daha hoşgörülü, daha esnek olurlar. Ama bunların içinde de edebiyatın ana malzemesi çatışmayı yine görebiliriz. Buradan kente doğru bir yöneliş var ama kenti de kendine benzetmek var. Yaşam biçimi olarak direnen ve değerlerini benimseten kent değil, gecekondu oldu aslında. Rant ilişkileri, adamını bulma kurnazlıkları, köyü ardında bırakıp küçümsemek... Bence şimdi anlatılacak gecekondular bütün Türkiye'nin aynası olur. Bu, edebiyat için ilginç bir tema."
Gecekondulu nasıl sağcı oldu?
Eskiden gecekondulu hep muhafazakârdı. Tek derdi, buralarda tutunabilmekti. Popülizm, gerçekliği yıktı.
Gecekondulular, uzun yıllar sol düşüncenin projektörlerini çevirdiği bir alandı. Gecekondu yıkımları toplumsal vicdanımıza seslenen bir olguydu ve barikatlarda devrimci gençler olurdu hep. Gecekondulu 'emek-dürüstlük-yoksulluk-devrimcilik' gibi kavramların karşısına yazılırdı. Oysa şimdi muhafazakâr düşüncenin filizlendiği, sağ partilerin oy deposu durumunda...
Cehalet, politikacılara iyi malzeme
"Eskiden ütopik düşüncelerle öyleydi, gerçekliği kuşkuluydu. Gecekondulu hep muhafazakârdı; tek derdi buralarda tutunabilmekti ve devrimciler onlara yardımcıydı. Biliyor musun, buralarda uzun yıllar bir efsane gibi anlatılırdı Ertuğrul Kürkçü ve arkadaşlarının arazi mafyasının adamlarını dövüp buraya sokmadığı. Sonra sağ düşünce keşfetti buraları. Şimdi bedava kömür, ekmek dağıtılıyor; yolları yapılıyor, ellerine birer tapu tahsis belgesi tutuşturuldu yıllar önce. Popülizm, zaten kuşkulu olan gerçekliği yıkıp geçti. Buna cehaleti de katmak gerekir. Cehalet öyle bir şey ki kendini hoş gösterecek kültürü de geliştirir; rehaveti de birlikte getirir. Bu cehalet kimi politikacılara iyi malzeme oldu doğrusu"
POPULER KÜLTÜR

Yukarıdan aşağıya uzandı
Yurttan insanlar korosu
Beynin 'pop!' ettiği nokta
Neden sevişirken Ahmet Kaya dinleriz?
Anlatılan senin hikâyendir!
Ezan sesine Dudu şarkısı karışıyor
Kadında Ney Çalar İLahi Söyler
'Gecekondu kenti kendine benzetti'
Toplumsal örgütlenme biçimleri
POPUN YARIM ASRI / 1971
Geçen hafta seçilenler
Kampanya aşkları
|
|
|