20 Şubat 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Kah kah kah, kih kih kih...

       
    Kahkaha oranı çok düşük bir ülkenin çocukları olsak da, hiç enseyi karartmayın. Hiç enseyi karartmayın, Kıbrıs'la yatıp, Kıbrıs'la kalkmaktan usanmış olsanız ve bir eski zaman nüktesiyle, su isterken:
    - Lütfen Kıbrıs'sız olsun, demek ihtiyacını duysanız da...
    ***
    Neden enseyi karartmayın?
    Çünkü, koşullanmalar dışı bir kamerayla bakıldığında; onca asık ve ciddi surata rağmen, alabildiğine matrak bir ülkede yaşıyoruz.
    İstanbul'dan Ankara'ya giden Fatih treninin lokomotifi bozuluyor ve trendeki 300 yolcu, ısı da kesildiğinden titremeye başlıyor.
    Bir yardım lokomotifi gönderiliyor Fatih trenine; ama o da bozuluyor.
    ***
    Ankara Garı'nda trendeki yakınlarını karşılamaya gelenler, titreye titreye ve bağıra çağıra 4 saat bekliyorlar garda...
    Şimdi böylesi bir çapaçulluğun, resmi dildeki plağını döndürelim:
    - Bunlar münferit olaylar. Dünyanın her yerinde olan şeyler. İran'da da tren patlamadı mı?
    Fatih treninde, küçük çocuk ağlamaları arasında cep radyosunu açan bir yolcunun duyduğu siyasal açıklamalar ise şöyle:
    - Kıbrıs'ta Rumlara gol attık ama, gol attık demeyelim...
    ***
    İstanbul'da, İzmir'de eğlence lokallerinde ölümlü yangınlar ve daha başka tatsız yangınlar...
    - Bunlar münferit olaylar. Dünyanın her yerinde oluyor. Moskova'da da bir eğlence merkezinin cam damı çökmedi, yüzlerce insan ölmedi mi?
    Sonra peş peşe siyasal yorumlar, öngörüler Kıbrıs konusunda...
    ***
    Enseyi gerçekten karartmayın ve koşullanma dışı bir açıdan izleyin olup bitenleri... Matrakolojik bir lunaparka girmiş gibi olacaksınız...
    TV'lerde siyasal bilimcilerin, eski diplomatların katıldığı açık oturumları kaçırmayın...
    Göreceksiniz ki hiçbiri, ne Yunanistan'daki partilerle, Güney Kıbrıs'taki partilerin programlarından söz edecek; ne de bütçe yasalarında Adalet bakanlıklarına yüzde kaç pay ayrılmış olduğundan... Hele hele deniz ticaretinden sağlanan ortak girdilerin toplamı, kesinlikle vurgulanmayacak...
    ***
    Neden acaba?
    Acaba siyasal bilimcilerle, eski diplomatların pozörlükle maskelenmiş cehaletlerinden ötürü mü; yoksa "Türk'e Türk propagandası yapma" geleneğiyle kul yığınlarını uyutmayı sürdürme alışkanlığından ötürü mü?
    Koşullanma dışı bir açıdan bakıldığında; matrakolojik bir lunaparkta, yüzünü gözünü boyamış cambazların eşazlar üzerinde yürümeye çalışırken, müşterilere yapay çiçekler atmasına benzer bir manzara...
    ***
    Bu yıl acaba yine Kuzey Kıbrıs'a Ankara'dan 300 - 400 milyon dolar gönderildi mi, gönderilecek mi, gönderilmeyecek mi?
    Göreceksiniz ki, bu soru es geçilecek, pas geçilecek, tıs geçilecek...
    Şimdiye dek 30 yıldır gönderilen milyarlarca doların nerelerde kullanıldığı da nasıl hiç kurcalanmamışsa...
    ***
    Neden acaba "Türklerin yaşam düzeyi"yle, 3000 mahkeme binası eksiğine hiç değinilmeden tartışılıyor ki, "milli çıkar" sorunları?
    Tarihimizde hangi militer:
    - En büyük düşman yoksulluktur, dedi.
    Neden demedi acaba?
    ***
    Evet evet, bu tür soruları soranlar, "Türk düşmanları"dır; en büyük yurtseverler de; "milli çıkarlar"ı en çok düşünenler de; Hazine'den geçinmelilerin üst takımıdır...
    Hep birlikte alkışlayalım bu kutsal saptamayı arkadaşlar...
    Şak şak şak...
    Vaktiyle Faruk Nafiz de, döneminin demagoglarını azıcık fiskelemek için, Çamdeviren imzasıyla şöyle bir mısra yazmıştı:
    "Yaşasın... Kim yaşasın? Ömrü olan... Şak şak şak."
    ***
    Hamasi naralanmalarla göz boyama dönemlerinin denizleri bitiyor...
    1 Mayıs'tan sonra AB ülkelerinin kentleri, bir avuç Kıbrıs Türk'ünün de kenti olacak...
    Resmi törenlerdeki kırmızı halılar, bitpazarında satışa çıkacak...
    ***
    Genç kuşaklar önümüzdeki 20 - 30 yılda, bitpazarında satışa çıkmış, daha bir yığın resmi saltanat artığı görecekler...
    Hiç enseyi karartmayın; ortaçağ uzantısı oligarşik bir yapıyı, sallamada 21. yüzyılın depremi...
    ***
    Kar yağınca köy yolları da kapanmayacak, elektrikler de kesilmeyecek, yapılar da kendiliğinden çökmeyecek, lokomotifler de bozulmayacak...
    Ve kargalar gülecek "milli çıkar" kakofonisinin zurnacılarıyla, davulcularına...
    Demagogluğa soyunmadıysanız, kargalardan daha önce de başlayabilirsiniz gülmeye; kah kah kah, kih kih kih...
   
    c.altan@prizma.net.tr
   
   





Taha AKYOL
Üniter devlet nedir?

Çetin ALTAN
Kah kah kah, kih kih kih...

Melih AŞIK
Eminönü Platformu

Hasan CEMAL
Milli davalar gündemi!

Güneri CIVAOĞLU
Masadan naklen

Can DÜNDAR
Yurttan insanlar korosu

Abbas GÜÇLÜ
AKP de türban yasağı uyguluyor

Hurşit GÜNEŞ
IMF henüz davetli değil!

Sami KOHEN
Daha epey gün var...

Mehmet Y. YILMAZ
Vatanı sevmek ya da "Sıfır Yok Oluş"

FAİK ÖZTRAK
Dalgalı kurla üç yıl

Hasan PULUR
Babası da ders verdi oğlu da...

Derya SAZAK
CHP'nin açmazı

Meral TAMER
Yabancı sermaye girişinde ilk kez eksiye düştük

Ece TEMELKURAN
Güneşin Tozları Yazısı

Güngör URAS
Tekstilde KDV'yi yüzde 8'e indirmek istiyorlar

Serpil YILMAZ
Topbaş ve Güllüce ikilemi

M. Ali BİRAND
AB'nin Kıbrıs süprizi (2)