20 Şubat 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Topbaş ve Güllüce ikilemi

       
    Yerel seçim kampanyasında AKP'nin tavrı belli: "Hepiniz adaysınız, çalışın! Kimse kırılmasın, herkes umutlansın."
    Seçimlere bir ay gibi kısa bir zaman kala İstanbul, Ankara adayı açıklanacak ve yarış başlayacak. Neden bekliyorlar?
    Ankara Belediye Bakanı Melih Gökçek'e tedbir alıyorlar. Çünkü Eğer Ankara açıklanır ve aday Gökçek olmazsa yeni bir siyasi muhalefet doğabilir.
    İstanbul Büyükşehir aday adaylarından Erol Kaya, beklendiği gibi iki dönem sürdürdüğü Pendik Belediye Başkanlığı'na yeniden aday gösterildi.
    Anakentin aday adaylarından, İstanbul Belediye Başkan Vekili Ümit Özerol da, Kadıköy adayı. AKP'nin liberallerinden ve İ..Ü İktisat mezunu Özerol, CHP'nin kalesi Kadıköy'e sunulurken güçlük çekilmeyecek.
    AKP'nin istanbul aday adayı belediye başkanlarından geriye iki isim kaldı. Kadir Topbaş ve İdris Güllüce... Tuzla Belediye Başkanı Güllüce yeniden bölgesinden aday gösterilmedi, aynı biçimde Topbaş da.
    Bu tavır Güllüce ve Topbaş yarışının sürdüğü izlenimini veriyor. Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Kasımpaşalı hemşerisi Topbaş'ı ağabeyi gibi gördüğü biliniyor. Trabzon'daki babaocağını da yüksek mimar Kadir Topbaş yapmıştı.
    Güllüce'ye bakarsak, en önemli özelliği İstanbul'da Tuzla'yı alarak, kapatılan RP'nin ilk belediye başkanı. 1992, yani üçüncü dönemdir Tuzla'da... Aynı dönemde Erdoğan, RP İstanbul İl Başkanı'ydı. Dönemin Başbakanı Süleyman Demirel'in Tuzla'daki evinin kanalizasyonunu yapmak bile Güllüce'ye düşmüştü. Haydarpaşa Meslek Okulu'nu okurken Demirel'in Başbakanlık Bursu ile eğitimini sürdürdü. Yıldız Teknik Üniversitesi'nden mezun oldu.
    Topbaş gibi...
    Topbaş veya Güllüce için "Hangisi Erdoğan'a daha yakın" sorusu anlamlı değil.
    Eğer "gençlik" faktör ise Güllüce tercih edilebilir.
    Topbaş'a gelince... Beyoğlu daha bir İstanbul. İstanbul sakinleri, sivil toplum örgütleri ile yakın ilişkide. İstanbul'un önemli bir kültür ve eğlence merkezi Beyoğlu'nda uzlaşı gösterdi. İstanbul'u turizm ve finans merkezi haline getirme hedefini dile getiren Erdoğan, Topbaş'ın bu kesimlerden açıkca destek almasını kayıda geçiyordur. Önceki akşam Topbaş iş dünyası, asker ve spor camiasından bir grupla yemekteydi. Erdoğan'ın İstanbul adayı olduğu günlerde, Bülent Eczacıbaşı'nın evinde yemek yediği gibi...
    Güllüce ile Malta Köşkü'nde öğlen yemeği yedik. İstanbul'a hakim olduğu görüntüsü veriyor. İstanbul'u Tuzla'da görüşmek etkileyici değil. Oysa Kaya Pendik'i gezdirmiş ve Pendik'te ağırlamıştı; Pendik adayı oldu.
    Güllüce İstanbul adayı olmazsa ne olur? Bu soruya yanıt vermiyor, kendinden emin! Tahminim, Güllüce doğum yeri Erzurum'dan aday olabilir.
    Güllüce ile sohbetimizin "muhafazakârlık" bölümü ilginçti. Güllüce AKP'nin muhazakarlığını; gelenek ve göreneklere saygı olarak ifade ediyor. Batılı anlamda, yani statükoyu korumak anlamında muhafazakârlığı ise CHP'nin temsil ettiğini vurguluyor.
    Güllüce yerel yönetimlerin sosyo - ekonomik gerçeklere sahip çıkması gerektiğini söylüyor ve 1992 yılı Tuzla'yı anlatıyor: "İnsanlar cenazelerini 10 kilometre patika yolda omuzlarında taşıyorlardı."
    "28 Mehmet, 1 Norveçli; 6 Mehmet, 1 Yunanlı kadar kazanmıyor. 10 milyon işsizi olan Türkiye, ortak fayda da birleşmek zorunda" diyor Güllüce.
    İstanbul adaylığını bundan 2 ay önce düşünmeye başladığını belirten Güllüce'ye İstanbul Belediyesi'nin önümüzdeki 4 yılın ihalelerini yaptığı yolundaki eleştirileri hatırlattığımda, "Ayak yorgandan çıktı" yorumunu yapıyor. İşte bizi de işin bu bölümü çok ilgilendiriyor.
    29 Mart sabahı önünüze nasıl bir seçim faturası çıkacak?
   
    syilmaz@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
Üniter devlet nedir?

Çetin ALTAN
Kah kah kah, kih kih kih...

Melih AŞIK
Eminönü Platformu

Hasan CEMAL
Milli davalar gündemi!

Güneri CIVAOĞLU
Masadan naklen

Can DÜNDAR
Yurttan insanlar korosu

Abbas GÜÇLÜ
AKP de türban yasağı uyguluyor

Hurşit GÜNEŞ
IMF henüz davetli değil!

Sami KOHEN
Daha epey gün var...

Mehmet Y. YILMAZ
Vatanı sevmek ya da "Sıfır Yok Oluş"

FAİK ÖZTRAK
Dalgalı kurla üç yıl

Hasan PULUR
Babası da ders verdi oğlu da...

Derya SAZAK
CHP'nin açmazı

Meral TAMER
Yabancı sermaye girişinde ilk kez eksiye düştük

Ece TEMELKURAN
Güneşin Tozları Yazısı

Güngör URAS
Tekstilde KDV'yi yüzde 8'e indirmek istiyorlar

Serpil YILMAZ
Topbaş ve Güllüce ikilemi

M. Ali BİRAND
AB'nin Kıbrıs süprizi (2)