21 Şubat 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


Kozmik insan

   
   
İnsan sonuçta kozmik değil midir? Kozmosun yani evrenin parçasıyız. Öyleyse kendimize daha geniş bir perspektiften bakmaya başlayabiliriz

   
    Bir de şöyle düşünelim: Astronomik olarak Güneş, Dünya'dan 1 milyon kezden daha fazla büyük bir gökcismi. Halbuki Güneş'in ortalama bir yıldız olduğu da biliniyor ve içinde bulunduğumuz Samanyolu galaksisinde pek çok benzeri var. Güneş sistemimiz galaksinin kollarında bir noktada yer alıyor. Güneş'in galaksi merkezine olan uzaklığı 26 bin ışık yılı ve bir ışığın galaksimizi boydan boya seyahat edebilmesi için 130 bin ışık yılı gerekiyor. Örneğin Andromeda galaksisinden gelen ışık ancak 2 milyon ışık yılında bize ulaşabiliyor. Unutmamalıyız ki evrende milyonlarca galaksi olduğu sanılıyor. Ne kadar büyük, aklımızın alamayacağı ölçeklerin içinde yaşadığımızın farkında mıyız? Biz de bu ölçekler içinde bir toz zerresi gibiyiz. Benzer biçimde; vücudumuz dokulardan, dokular hücrelerden, hücreler çok daha küçük ölçekte, tüm her şeyle birlikte atomlardan hatta atom altı parçalardan, partiküllerden oluşuyor. Dev astronomik ölçekler karşısında biz toz zerresiysek, peki atomları bu ölçekte nereye koyalım?
    Uzayda küçük bir gezegende kendi tarihimiz içinde gelişiyor, savaşıyor hatta neredeyse birbirimizi yiyoruz. Sıcak savaşlar, ticaret savaşları, din savaşları içindeyiz. Halbuki kafamızı kaldırıp evrene baktığımızda aslında içinde bulunduğumuz konumu çok daha iyi anlayabiliriz. Evrenin bir parçasıyız, merkezi değil. Aklımız var ve bu sayede Mars'a kadar robot gönderebildik. Bilge kişilerden sokaktaki insana kadar sayısız tonda niteliğe sahibiz.
   
    Bilinmeyen pek çok şey var
    Neden böylesi dev ve mikroskopik düzeylerden bahsettim? Zira bilgi bizim için sonsuz olduğu gibi, daha bilinmeyen pek çok şey var. Enerji-madde dönüşümünden uzaydaki karadeliklerin dinamiklerine kadar araştırıyoruz ama çoğu zaman kendi iç dünyamıza bakmayı göz ardı ediyoruz. Halbuki bir de iç uzayımız var. Eskiler "Yukarıda ne varsa, aşağıda da o vardır" demişler. İşte astroloji bize bu büyük sistem içinde kozmosla bağlantımızı açıklayan büyük bir bilgi hazinesidir. İnsan sonuçta kozmik değil midir? Kozmosun yani evrenin parçasıyız. Kendimize daha geniş bir perspektiften bakmaya başlarsak, ancak o zaman karşılaştığımız sorunlara daha objektif çözümler getirebiliriz. Yine eskiler "Kendini bil" demişler.
    Bilim maddi dünyayı araştırırken, varlığının anlamına erişebilmek için bu devasa kozmosun içindeki akıllı düzeni ve aslında hiçbir şeyin rastlantı olmadığını görünce astrolojiyi daha rahat fark etmeye başlayacak. İnsanoğlu Rönesans'la birlikte evrene açıldı, onu anlamaya koyuldu ve şimdi işte kendi iç evrenimizle kozmos arasındaki bağları yakalayabilmek için astrolojiyi, bu eski bilgiyi yeniden keşfetmeye başladı. Astroloji insana bir zerre olduğunu gösterirken, aslında bu zerrenin ne kadar özel, ne kadar kendine özgü, yaratıcı ve kozmosla bir olabileceğini açıklayabilecek en güzel anahtar durumunda. Her şey "bir"likte yattığına, sayılar bile bir rakamından türediğine, sembolik anlamda yaratıcı noktadan çıktığına göre astroloji bize insanla evren arasında tıpkı bir matrisin hücrelerindeki kodlar, şifreler gibi en açıklayıcı dili anlatıyor.
   
   
Hafta sonu astrobarometresi
   
Bu hafta sonu nelere dikkat etmeli?

    Son derece ilginç bir hafta sonundayız. Balık burcundaki Ay, pazar günü 14.45'e kadar pek çok alanda değişiklik, esneklik ve sürprizler hazırlıyor. Hafta sonunda aşırı inat ya da direniş göstermek faydalı olmayacak. Bu arada Uranüs yaratıcı konular, olaylara farklı bakabilme ve geçmişe ait konuları geride bırakabilme konusunda şanslı olduğumuzu gösteriyor.
   
   

       web: www.hakankirkoglu.com
       Faks: 287 74 37
       e-mail: hkirkoglu@superonline.com







2003 yılı burc mesajlarınız..

Yeni pencerede aç

 KOÇ
21 Mart-20 Nisan
 BOĞA
21 Nisan-20 Mayıs
 İKİZLER
21 Mayıs-21 Haziran
 YENGEÇ
22 Haziran-22 Temmuz
 ASLAN
23 Temmuz-23 Ağustos
 BAŞAK
24 Ağustos-23 Eylül
 TERAZİ
24 Eylül-23 Ekim
 AKREP
24 Ekim-22 Kasım
 YAY
23 Kasım-21 Aralık
 OĞLAK
22 Aralık-20 Ocak
 KOVA
21 Ocak-19 Şubat
 BALIK
20 Şubat-20 Mart