İtalyanlar'ın meşhur şampiyon bisikletçisi Marco Pantani uyuşturucu komasında öldü. Bu olay İtalya ve Avrupa'da büyük yankılar uyandırdı. Bu noktada şöhretin öldürücülüğü tartışılabilir. Genç sporcuların, daha çok genç yaşta tahsili ve gençliği tam yaşamadan şöhrete ve çok paraya sahip olmaları kişilik yapılarını zedeleyebilir. Mesela tahsil seviyesi düşük sporcu kendisine tapan toplumu küçümseyebilir ve onun etik kurallarına uymak zorunluluğunu duymaz. Gittiği barlarda eğlence yerlerinde el üstünde olmak ister. Alkol ve uyuşturucu alışkanlığı başlayabilir. Maradona gibi. Etrafında pervane olan kadınlara kapılabilir.
Avrupa liglerinde eşlerini ve çocuklarını terkeden şöhretleri hep okuyoruz ve görüyoruz. En kötü gelişim şöhretin basamaklarından aşağıya düşmektir. Pantani'nin annesi, oğlunu öldürenin toplum olduğunu iddia etmektedir. Haklıdır da... Çünkü toplum nankördür. Yıldızı sönünce şöhreti çabuk unutur ve terkeder. Buna tahammül edebilmek için kuvvetli bir karakter ister. Gözden düşenin dostu olmaz. Spor ve sanat tarihinde pek çok şöhret düşkününün acıları vardır. Onun için şöhretli sporcular ne oldum değil, ne olacağım felsefesi ile yaşamalıdırlar. Zira onlar için 35 yaş ömrün yarısı değil, spor ömrünün sonudur.