21 Şubat 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Hükümet, üniversiteleri neden sıkıştırıyor?

       
    Hükümetin üniversiteleri köşeye sıkıştırma çabası çok yönlü olarak devam ediyor. Önce YÖK ve TÜBİTAK yasalarını değiştirerek kontrolü ele geçirmeye çalıştılar. Ardından üniversite kadrolarını dondurdular. O da yetmedi araştırma fonlarına el kondu. Daha beteri olmaz derken bu kez de devlet tarafından üniversitelere tahsis edilen bina, arazi ve sosyal tesisler bir bir geri isteniyor...
    Başbakan Erdoğan tüm bu gelişmelerden haberdar mı? Bilmiyoruz. Ama birileri şeytanın avukatlığını yapıp, hükümet ile üniversitelerin arasını açmak için özel çaba gösterse, bu kadarını gerçekleştiremez.
    Hatırlanacağı gibi daha önce İstanbul Üniversitesi'nin Baltalimanı Sosyal Tesisleri'ne el konulmuş ancak yargı, yürütmeyi durdurma kararı vermişti. Şimdi benzer bir karar nedeni ile Ankara Üniversitesi hop oturup hop kalkıyor.
    Ecevit hükümeti döneminde, özelleştirme yasası çerçevesinde Ankara Üniversitesi'ne devredilen Zirai Donatım Kurumu'nun binaları, şimdi geri isteniyor. Üstelik mahkeme kararı ve Maliye Bakanı'nın verdiği söze rağmen.
    Rektör Nusret Aras, bu konuda dertli mi dertli. İşte söyledikleri:
    Zirai Donatım Kurumu binaları ile bizim Ziraat Fakültesi binaları iç içe. Eğer bir kuruma tahsis yapılacaksa bizden uygunu olamaz. Ecevit hükümeti de bu gerekçe ile bize tahsis etti. Binaya da ihtiyacımız vardı. Yabancı diller yüksekokulu yapacaktık. Bu yöndeki çalışmalarımız da devam ediyor. Ama AKP hükümeti kurulunca bu binalar ile birlikte yine devlet tarafından uzun süreli olarak bize tahsis edilen diğer bazı bina ve tesisler de geri istendi. Ama tüm bu kararlar yargıdan döndü. Önceki hafta Maliye Bakanı Sayın Unakıtan ile görüştük. Durumu anlattık. Bürokratları çağırıp olmaz böyle saçmalık. Üstelikte ortada yargı kararı varken nasıl tahsisi kaldırırsınız dedi. Ama sevinmemiz uzun sürmedi. Maliye dün bir yazı daha göndererek tahsisin kaldırıldığını bildirdi. Oldu olacak Siyasal'ı, Hukuk'u da geri alsınlar. Yerleri daha güzel. Daha iyi fiyata satılır!..
    Hükümetin köşeye sıkıştırmaya çalıştığı üniversite sayısı Ankara ve İstanbul üniversiteleri ile sınırlı değil. Daha pek çok üniversitenin bu yüzden hükümet ile arası açık.
    Karşılıklı güvenin hemen her gün giderek azaldığı böylesi bir ortamda YÖK yasasının masaya yatırılması ne kadar doğru? Daha da önemlisi hükümetin maksadı aşan bu dayatmaları daha ne kadar devam edecek?..
    Hükümet ile üniversiteler arasındaki bu gerginlik yetmiyor gibi şimdi bir de üniversiteler ile YÖK arasında ciddi anlamda kırgınlık yaşanıyor. Çok sayıda rektör bunu açık açık dile getiriyor.
    26 Mart'ta başlayacak YÖK, MEB ve ÜAK ortak toplantılarında ilginç gelişmeler olabilir. Örneğin Milli Eğitim temsilcileri ile Üniversitelerarası Kurul temsilcileri YÖK'e karşı ortak tavır sergileyebilirler. Çünkü her iki taraf da hazırladıkları tasarılarda YÖK'ün yetkilerinin daraltılmasını istiyor.
    YÖK'e bayrak açan bir diğer grup ise vakıf üniversiteleri. Teziç'in söylemleri kendilerini fazlası ile rahatsız etmiş. Bu yüzden ilk kez ortak bir platform oluşturdular. YÖK'ü hükümete şikayet etmeye hazırlanıyorlar.
    Özetin özeti: Baş tacı olması gereken üniversitelerimiz, gelenin de, gidenin de tekme attığı kurumlar haline geldi. Bu yanlıştan bir an önce dönülmesi gerekiyor...
   
    aguclu@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
İran nereye?

Çetin ALTAN
Kimsenin tekerine taş koymayalım arkadaşlar!

Melih AŞIK
Yaşam değişirken

Hasan CEMAL
Hayat alanı!

Güneri CIVAOĞLU
Ahlak virüsü

Can DÜNDAR
Bizde ne zaman?

Abbas GÜÇLÜ
Hükümet, üniversiteleri neden sıkıştırıyor?

Sami KOHEN
Bir çeşit seçim...

Mehmet Y. YILMAZ
Yaş 48.. Ders çıkarmak gerek..

Hasan PULUR
Asparagas haberin melaneti...

Derya SAZAK
Ankara'ya Karayalçın

Meral TAMER
Demirel'le Uzanlar'ın yakınlığı

Tamer HEPER
Partiye üye olabilirsiniz

Güngör URAS
Köylüye ve köye sahip çıkan yok

Serpil YILMAZ
Şahinkaya da Topbaş yemeğinde

M. Ali BİRAND
Beyler, siz kendi işinizle uğraşsanıza