21 Şubat 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Asparagas haberin melaneti...

       
    MEKTUP ağır bir ithamla başlıyor: "Cem Karaca'nın içine düştüğü durumdan siz sorumlu değil misiniz?"
    Mektubu okudukça anlıyorsunuz ki, "siz" diye suçlanan siz değilsiniz, meslek adına, suçlanıyoruz.
    Yok, o kadar uzun boylu değil, meslek denilen bu işin, yani gazeteciliğin sorumluğunu sırtımıza alıp gidecek kadar ne enayiyiz, ne de kahraman.
    Belki bin dokuz yüz altmışlarda, yetmişlerde, seksenlerde kendimizi öyle sananlardandık ama, şimdi o adreste değiliz!
    ***
    NEYSE lafı uzatmayalım, Cem Karaca'nın içine düştüğü durumdan sorumlu olanlar kimlermiş?
    Mektupta özetle şöyle deniyor:
    "Cem Karaca, solcuydu, bu yüzden hakkında açılmış davalar vardı, 1979'da Almanya'ya bir konsere gitti, orada Alman işçilerin 1 Mayıs törenine katıldı, eline megafonu aldı, yaşasın uluslararası dayanışma, diye bağırdı, bunun fotoğrafı çekildi, arkadan "12 Eylül" geldi, bu fotoğraf bir yıl sonra Hafta Sonu magazin gazetesinde, işte Cem Karaca'nın marifeti, gizli hesaplar peşinde, gizli örgüt kurdu, başlıklarıyla yayımlandı.
    Oysa o fotoğraf, bir yıl önce işçi gününde çekilmişti, nedense bir yıl sonra Cem Karaca'nın hainliği diye yayımlatıldı.
    Sıkıyönetim, Cem Karaca'yı yurda çağırdı, gelmedi, vatandaşlıktan atıldı, Özal, Başbakan olunca Münih'te, ona gitti, vatana dönmek istediğini söyledi, geldi, tekrar vatandaşlığa alındı.
    Ama, eski yoldaşları, o'nun bu davranışını hiç affetmediler, Özal'ın elini öpüp, af diledi, diye etrafa yaydılar.
    Sol cephenin artık Cem Karaca'yla, bağlantısı kalmamıştı.
    Bazı insanlarda "aidiyet" yani ilişkilik tutkusu vardır, ille de bir yerle, birileriyle bağlantıları olacaktır; Cem Karaca da bunlardandı, bir uçtan bir uca kaydı."
    ***
    NETİCE?
    Okur, bu olanlardan "Hafta Sonu" gazetesinin o günkü yetkililerini sorumlu tutuyor, bir fotoğrafı tahrif etmeselerdi, Cem'in başına bunlar gelmeyecekti diyor.
    Haksız mı?
    "Hafta Sonu"nun o günkü sorumluları kim, bu fotoğraf onlara nasıl geldi, kim ulaştırdı, bundan kim fayda gördü, kimler bunu planladı?
    Bunları bu saatten sonra tespit etmek de mümkün değil, hem edilse ne olacak?
    "Asparagas"tan kim mahkum oldu ki!
    Üstelik "asparagas" haberlerin bir "masum" tarafı olabilir, kimseye zarar vermedikçe...
    Rahmetli Cem Karaca'ya yapılanın masumiyetle ilgisi yok, tam melanet!
   
    h.pulur@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
İran nereye?

Çetin ALTAN
Kimsenin tekerine taş koymayalım arkadaşlar!

Melih AŞIK
Yaşam değişirken

Hasan CEMAL
Hayat alanı!

Güneri CIVAOĞLU
Ahlak virüsü

Can DÜNDAR
Bizde ne zaman?

Abbas GÜÇLÜ
Hükümet, üniversiteleri neden sıkıştırıyor?

Sami KOHEN
Bir çeşit seçim...

Mehmet Y. YILMAZ
Yaş 48.. Ders çıkarmak gerek..

Hasan PULUR
Asparagas haberin melaneti...

Derya SAZAK
Ankara'ya Karayalçın

Meral TAMER
Demirel'le Uzanlar'ın yakınlığı

Tamer HEPER
Partiye üye olabilirsiniz

Güngör URAS
Köylüye ve köye sahip çıkan yok

Serpil YILMAZ
Şahinkaya da Topbaş yemeğinde

M. Ali BİRAND
Beyler, siz kendi işinizle uğraşsanıza