22 Şubat 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


'Bu işe şeytan karıştı'

   
Kıbrıs görüşmelerinde hâlâ esas konuların görüşülmediğine dikkat çeken Denktaş, "Bir oyun ile karşı karşıyayız diye düşünüyoruz" dedi. Çözümün aralık ayını bulabileceğini söyleyen Denktaş, "Acele işe şeytan karışır. Bu işe zaten karıştı" yorumunda bulundu

        SEFA KARAHASAN Lefkoşa

   
    KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş, Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Kofi Annan'ın Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto gözetiminde 19 Şubat'ta başlayan ve 2. gününden sonra Rumların yortu tatili nedeniyle salı gününe ertelenen görüşmelerle ilgili olarak Milliyet'e konuştu.
    Görüşmelerde artık esas konulara girmek istediklerinin altını çizen Denktaş, "Siyasi kriterleri üzerinde anlaşmaya varılmamış bir kuruluşun, bayrağını, marşını, mahkemesini kurmakla meşgul oluyorsak bu bizi şüphelendiriyor" dedi.
    Türkiye'nin, "Bu meseleyi Kıbrıs'ta Kıbrıslılar çözer" görüşünü yadırgadığını ifade eden Denktaş, Avrupa Birliği'nin (AB) verdiği sözden, BM barış gücünün artırılacağı yolundaki haberlere ve Rumların referandumda nasıl bir tavır takınacağına kadar birçok konuya değindi:
    ESASA GİREMEDİK
    Şimdiye kadar yol almadık. Sanıyorum bir beklenti içindeler. Salı günü yeni bir hareketlenme bekliyoruz. Artık esası ele almak istiyoruz. Görüşmelerde henüz siyasi kriterleri üzerinde anlaşmaya varılmamış, gelecekteki bir kuruluşun, bayrağı, marşı , mahkemesi üzerinde konuşmak bizi şüphelendiriyor. Çünkü, canım işte, bayrağına, marşına, mahkemesine 'evet' dediniz. Diğer kuruluşlar da meydana geliyor, gerisi artık kolay. Oldu, İnşallah ve Maşallah diyerek meseleyi bitirmeye çalışırlar. Bir oyun ile karşı karşıyayız diye düşünüyoruz.
   
    ARALIK'I BULABİLİR
    Bazıları gözlerini kapamış, acele 1 Mayıs diye çığlık atıyor. Oysa soğukkanlı olmamız lazım. 1 Mayıs tarihi her şeyin sonu değil. Türkiye de söyledi, 'Çözümün 1 Mayıs'ta olması için herkes çalışmalıdır' diye. Olmadı sene sonuna kadar, Türkiye'ye tarih verilip verilmeyeceği güne kadar devam edebilir. Bütün mesele sağlam bir iş yapmak. Acele işe şeytan karışır. Bu işe zaten şeytan karışmıştır.
   
    AB, GÜVENCE VERMEDİ
    AB Komisyonu'nun Genişlemeden Sorumlu Üyesi Günter Verheugen, bizim istediğimiz güvenceyi vermiş değildir. Zaten, Rumların bizimle yapacağı anlaşma bütün AB parlamentolarından geçtiği takdirde, haklarımız, kalıcı ve sağlam hale gelir. Verheugen'in yapabildiği ancak bir komiser olarak sözdür. Onun verdiği güvence AB mahkemelerinde tanınmayabilir, ortadan kalkabilir. Yani bize verilmiş olan haklar AB normlarına aykırı diye ortadan kalkar. Onun için Annan Planı'nda şunu, bunu aldık diye halkımıza yanlış bilgi verilmesin.
   
    RUMLAR EVET DER
    Rumlar son an geldiğinde, evet der. Çünkü o zaman, "Bakın AB'ye girdik ama Kıbrıs'ın tümünü götüremiyoruz. Referandumda 'hayır' derseniz bundan Türkler yararlanır. Türklerin 'tanınma' ihtimali doğar" derler. Vaatler ve tehditlerle Rumlara evet dedirtirler.
   
    HALKA SÖYLÜYORUZ
    Plan değişmezse halka söyleyeceğiz. Niye bunları almak istedik? Bunları almış olsaydık, Annan Planı uygulanabilir hale gelebilir miydi, gelmez miydi? Bunları almadığımız ve Annan Planı olduğu şekliyle kaldığında, o tehlikeleri de söylüyoruz. Halka, karar artık sizindir, başka yapacak bir şey yok diyoruz.
   
    BAKIŞ DEĞİŞMELİ
    40 yıldır Kıbrıs meselesi halledilememişse, bunun başlıca sorumluluğu, hukukun üstünlüğüne, uluslararası anlaşmalarla oluşmuş olan bir ortaklığın varlığına bakmaksızın, suçlu Rum tarafını meşru hükümet olarak tanımış olanlarındır. Benim korkum ve üzüntüm, dış dünyanın Kıbrıs'a bakışını değiştirmemesi ve iki halk yerine bir halk görmeye devam etmesi. Tabiatıyla Rum'un da yön değiştirmesi, siyaset değiştirmesi beklenemez.
   
    İLKE ZORLUKLARI VAR
    Eski Rum lideri Glafkos Klerides ile olan yakınlığımız, 1968'den bu yana işbirliğimiz ve birlikte çalışmamız Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos ile olmamıştır. Papadopulos'u da genç bir avukat olarak hatırlıyoruz. Tanıdığımızdır, yabancımız değildir. Onun da milli davasına ve halkına hizmet için çalışmakta olduğunu biliyoruz. Ancak bu çalışması, Türk halkını eşit, yeni kurucu bir devlet olarak tanımaması yönünde olmaktadır. Dolayısıyla aramızda prensip ve ilke zorlukları vardır. Bunları aşıp aşmamak niyete bağlıdır.
   
   
'Kıbrıslılar çözer'i yadırgadım
    "Türkiye'nin, 'Bu meseleyi Kıbrıs'ta Kıbrıslılar çözer' demesini yadırgadım" diyen Denktaş, "200 bin kişi, Türkiye'nin de milli davası olduğunu söylediği bir davada vereceği bir kararla, Türkiye'yi güvencesinden yoksun bırakamaz. Türkiye diyorsa ki, 'Kıbrıs'la bizim ilgimiz yok. Siz ne yaparsanız yapın' o zaman bu başka bir mesele. Ama şimdiye kadar böyle söyleyen olmadı. Böyle bir yaklaşım hissedildiğinde, bizim yapacağımız konuşmaktır. Bize inananları ikaz etmektir. Gerisi Türk milletinin kararıdır" şeklinde konuştu.
   
   
   
   

DÜNYA


'Bu işe şeytan karıştı'
Oy kullananların 'nüfus'una damga
Talat: Denktaş biraz Hıristiyanlaştı
'Ya Mustafa' kırdı geçirdi, bir tek De Soto kurtuldu
Dünya turu...





 2002 yılında dünyada yaşananlar...
 Dünyada 2001 yılında neler oldu?
 2001 yılında Türkiye'nin dış ilişkileri