22 Şubat 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE         


Iralraraz nınaragis

    Gökkuşağı / Reşat Kutucular
       
    Düzünden yazınca pek bir şey olmuyor. Kimse umursamıyor. Tersinden yazalım bakalım, bir işe yarayacak mı? Da Vinci Şifresi'ndeki gibi anagram (Garasinin larızarar) olarak da yazılabilirdi ama pazar günü için fazla yorucu olurdu.
   
    * * *
   
    Aslında siz bu yazıya benzer yazılar okudunuz, bu lafları çok dinlediniz ama pek oralı olmadınız. Bakın yeni yılda ikinci ay bitmek üzere. Yeni yıl için kendi kendinize verdiğiniz sözlerden hangileri hapı yuttu şimdiden? Hangileri için "evet, yaptım" diyebiliyorsunuz.
    Sigarayı bıraktınız mı? Azalttınız demek. O da iyi de bırakın şu mereti artık. Zaten sigara içmeyenler için de bir sorum var: Kaç kişiye sigarayı bıraktırdınız bu iki ayda? Böyle bir sözünüz yok muydu? Bundan sonra olsun o zaman. Bu yıl 5 kişiye sigarayı bıraktırın mesela.
   
    * * *
   
    Neden insanlar sigara içer? İnsan kendi sağlığına göz göre göre neden zarar verir, üstelik ortak olmadığı bir şirketin gelir hanesine katkıda bulunarak? Hani o sigara parasını şuraya bağışlasana desen ne yaparlar acaba? Bu tüketicinin akıl tutulması mıdır, yoksa satıcının olağanüstü başarısı mıdır?
    İş psikologları aştı, artık çağdaş felsefe gurularının analizlerine ihtiyaç var. Zevk, yasak, kendine zarar, özgürlük, ağız alışkanlığı, tehlike algılaması, meydan okuma, boşvermişlik, sağlıklı yaşam, reklam ve pazarlamanın gücü, ucuz kahramanlık, psikolojik bağımlılık gibi kavramların harmanlanıp yorumlanması gerek. "Tek zevkimiz bu", "Ohooo ninem günde 25 tane Bafra içerdi", "Ne yapayım, istiyorum ama bırakamıyorum", "Sen anlamazsın" benzeri mazeretler yeteri kadar ikna edici değil çünkü. Ya insanlar ne içtiklerinin farkında değiller ya da kendilerine karşı dehşet verici derecede sorumsuzlar. Maddi ve manevi bir sorumsuzluk bu.
   
    * * *
   
    "Tamam zararlı ama benim başıma gelmez" açmazında bedenlerinin neresine ne zarar verdiklerinden bihaber tiryakiler. Kederden, sevinçten, sıkıntıdan, sinirden, keyiften ardarda yakılan sigaralar. Cilt bakımına yüz milyonlar harcayan hanım içiciler. Yaşadıkları ereksiyon problemininden dolayı geç de olsa sigaraya karşı öfkelenen maço erkekler. "İnsanlara sigara içiriyor, çocukları sigaraya başlatıyor" diye mali yılın sonunda heyecanla alkışlanan ve milyonlarca dolar prim alan pazarlama dahileri. Bir yerde büyük bir yanlışlık var ama...
   
    * * *
   
    Sigaranın zararları somut olarak görünmediği için belki, ya da kanserli hastalar, kalp ve damar hastalığı çekenler boyunlarında "Ben bir sigara kurbanıyım" şeklinde yazılarla dolaşmadıkları için sigaranın bedene net etkisi küçümseniyor. Kanada, Singapur, Brezilya, Tayland gibi ülkeler belki bu etkiyi daha belirgin hale getirmek için bir süredir sigara paketlerinin üzerine sigara nedeniyle çürümüş dişlerin, kararmış akciğerlerin resmini basıyorlar. İngiltere de aynı uygulamaya geçmeyi düşünüyor. Darısı başımıza artık
   
    ege@milliyet.com.tr
   

EGE


Trafikçilikten lokantacılığa
Karşıyaka'da düşüş var
Iralraraz nınaragis
Logorrhea
Gençlerin isteği
Sonuç güzel herşey güzel
Sorun takımsal bütünlükte...
İzmir ve at yarışları...





Spor
Ekonomi
Rehber


Güneş Aynacı
Gürsel Kuru
Reşat Kutucular
Deniz Sipahi
İsmail Sivri
Fatih Tanfer
Rıza Tuyuran
Sabri Yetkin