22 Şubat 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Mutluluk profesörleri hizmetinizde

       
    Mutluluk artık akademik bir bilim dalı. Önde gelen üniversitelerde "mutluluk profesörlerine" rastlayabilir, dünyanın her tarafında "yaşam kalitesi" enstitüleri ve binlerce araştırma bulabilirsiniz.
    Cumhuriyet Bilim Teknik Dergisi, bir süre önce Rotterdam'daki Erasmus Üniversitesi'nde İnsan Mutluluğu Profesörü Ruut Veenhoven'ın şu görüşlerine yer vermişti:
    "Nasıl ki tıbbî araştırmalar, sağlığımız için neyin iyi, neyin kötü olduğunu söylüyorsa, biz de hangi davranışların mutluluğu arttırabileceğini ya da bozabileceğini söyleyebiliriz. Hangi yaşam şeklinin ne tür insana uyabileceğini gösterebiliriz."
    Yaşamımıza anlam kazandıran mutluluk, memnuniyet ve sevinç gibi kavramların hem kişiden kişiye, hem de bir kültürden diğerine önemli farklılıklar gösterdiği malum.
   
   
Mutluluk araştırmaları
    Aslında uzun zamandır mutlulukla ilgili araştırmalar yapılıyor. Yeni olan, son 10 yıldır hem araştırma sayısındaki hızlı artış, hem de araştırma sonuçlarının ciddiye alınıyor olması.
    İzmir 9 Eylül Üniversitesi'nde yüksek lisans ve doktora tezi programlarını yöneten Prof. İbrahim Armağan'ın 17 Şubat tarihli Radikal'de yer alan Gençlerin Değerleri araştırması, ZAMAN'ın da mutluluğun tarifinde radikal değişimleri beraberinde getirebileceğini gösteriyor. Prof. Armağan'ın son 25 yılda 3 kez tekrarladığı araştırma, medya bombardımanı altındaki gençlerimizin, mutluluğu sevgiden çok parada arar hale geldiklerini gösteriyor:
   
   
1979'da para en altta
    1979'da 2600 gencin katıldığı ilk araştırmadan bazı sonuçlar:
   
  • Sevgi: % 21.02
  • Özgürlük: % 18.20
  • Meslek / iş: % 17.83
  • Eğitim: % 17.17
  • Aile: % 7.28
  • Sağlık: % 5.14
  • Para: % 2.64

  •    
       
    Para birinci sırada
        1997'de 5186 gencin katıldığı 2. araştırmadan birkaç rakam:
       
  • Para ve zenginlik: % 20.67
  • Sevgi: % 19.53
  • Meslek / iş: % 17.97
  • Özgürlük: % 4.39

  •     2001 - 02'de 4160 genç arasında yapılan 3. araştırmadan birkaç oran:
       
  • Para: % 20
  • Sevgi: % 19
  • İyi bir meslek: % 18

  •    
       
    Afrikalılar çok mutlu
        Türkiye ayağı, Boğaziçi Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Yılmaz Esmer tarafından yürütülen Dünya Değerler Araştırması'nın mutlulukla ilgili sonuçları ise hem şaşırtıcı, hem de düşündürücü. Michigan Üniversitesi'nden Ronald Inglehart'ın başkanlığındaki araştırma çok geniş kapsamlı ve belli aralıklarla tekrarlanıyor. 1995 - 2000 yılları arasında dünyanın değişik kültürel bölgelerinde "Çok mutluyum" diyen insanların toplam nüfusa oranını veren aşağıdaki tabloya lütfen bir göz atın:
        "Çok mutluyum" diyenlerin yüzdesi:
       
  • Afrikalılar (Sahra altı): % 44
  • Anglosaksonlar: % 36
  • Batı Avrupa Protestanları: % 35
  • Latin Amerikalılar: % 33
  • Batı Avrupa Katolikleri: % 32
  • Japonlar: % 28
  • Hintliler: % 25
  • Konfüçyüs inancı - Şintoistler: % 24
  • Müslümanlar: % 20
  • Doğu Avrupa Hristiyanları: % 12
  • Avrupa Ortodoksları: % 9

  •    
       
    En yoksul, en mutlu
        Elektrikle tanışmamış, telefon - bilgisayar nedir bilmeyen dünyanın en yoksul insanlarının "en mutlu" çıkmasını, "onlar öyle zannediyorlar" diye geçiştiremeyiz herhalde. Türkiye'nin değişik bölgelerini dolaştığınızda da yoksul ama mutlu ailelerle karşılaşırsınız.
        Bugün zengin olanlar arasında, sobalı evlerde yaşadıkları, ayın sonunu zar - zor getirdikleri 20 - 30 yıl öncesinin mutlu ve huzurlu günlerine özlem duyanların sayısı az değil.
        Farklı kültürler, mutluluğa farklı değerler yüklerler. Bireyciliğin ön planda tutulduğu batı toplumlarında, mutluluğun ölçüsü genelde bireysel başarıdır. Ortaklaşa yaşamın geçerli olduğu Asya toplumlarında ise mutluluk, bireysel başarıyla ölçülmez.
        Gençlerimiz, Amerikan filmlerini ve dizilerini (ya da onlardan adapte edilmiş yerlilerini) TV'lerde izleye izleye, kraldan çok kralcı mı oldu? Özal döneminde "yükselen" değerleri gereğinden fazla mı benimsedi?
        Türk halkının da acilen mutluluk profesörlerine ihtiyacı var. Üniversitelerimizin dikkatine sunulur.
       
        mtamer@milliyet.com.tr
       
       





    Çetin ALTAN
    Dandini dandini dastana, danalar girmiş bostana...

    Melih AŞIK
    İşte seçmenimiz...

    Fikret BİLA
    Kamu Yönetimi Temel Yasası

    Hasan CEMAL
    Baykuşlar güneşe bakamaz!

    Güneri CIVAOĞLU
    Yırtmaçlı hicap

    Can DÜNDAR
    Irkçı aileyle 5 'eziyet' günü

    Abbas GÜÇLÜ
    Gençler bu kez sandığa gitmek zorunda

    Mehmet Y. YILMAZ
    Keyif eşekte olur!..

    Hasan PULUR
    Kızın adı Mualla! Oh ne âlâ!..

    Derya SAZAK
    Sanatçının ölümü

    Meral TAMER
    Mutluluk profesörleri hizmetinizde

    Ece TEMELKURAN
    Kendinizi seçin!

    Tamer HEPER
    Suç işleyen kârlı

    Osman ULAGAY
    Kur rejimini değiştirme lüksüne sahip miyiz?

    Güngör URAS
    Postacılığı beceremeyen PTT bankacılık yapacak(!)