22 Şubat 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Sol blok, belediye seçimleri, politize ortamlar üzerine:
   
Kendinizi seçin!

       
Belediye seçimleri sebebiyle politize olan ortamlar öncelikle "kazanmak" için değil, yeni bir politikayı var etmek için kullanılmalı; var olmak için, insanlarla birlikte yeni var oluş biçimlerini denemek için...

   
    1. Tanıdığınız kaç ilkokul öğrencisi Meclis'te konuşulan Türkçeden daha düzgün ve akıcı Türkçe konuşuyor?
    2. Kaç arkadaşınız Bush'tan daha zeki? (Hakaret olarak değil, soru olarak!)
    3. Tanıdığınız kaç kişi belediye başkanınızdan daha eğitimli?
    4. Tanıdığınız kaç üniversite öğrencisi memleket ve dünya meseleleri konusunda sizi yönetenlerden daha duyarlı?
    5. Siz misal, bu yazıyı okuyan kişi olarak, sizce kaç belediye başkanından daha iyi yönetebilirsiniz bir şehri?
    Bu soruları cevapladıktan sonra testin ikinci bölümüne geçiniz:
    1. Tanıdığınız kaç ilkokul öğrencisi yerel ve ulusal politikanın son derece kasabalı, kaypak ve bayağı yollarından geçmeye dayanacak kadar "oyuncu"?
    2. Kaç arkadaşınız şu anda Bush'un yerinde olmak isterdi? (Kabus olarak değil, gerçek hayatta!)
    3. Kaç tanıdığınız bütün o eğitimini göz ardı edip politikanın çamurlu alanına girmeye gönül düşürür?
    4. Tanıdıklarınız arasından kaç üniversite öğrencisi bu çivisi çıkmış memleketi yönetecek kadar erdemlerinden vazgeçebilecek durumda?
    5. Siz misal, bu yazıyı okuyan kişi, ruhunuzdan ve hayatınızdan alıp götürecekleri göz önünde bulundurulduğunda (ve yerine konacak mankafalı mevzuları da ekleyin üzerine) belediye başkanı olmayı kaç belediye başkanından daha fazla istersiniz?
    Testimiz bitmiştir. Yazı başlıyor!
   
   
Siyaseti temizlemek mümkün mü?
    Manzarayı umumiye şudur:
    Türkiye'de kafası çalışan insan kalmamıştır. Halkımız kafayı toptan yemiştir! Milletimiz, pop star olmak için enginlere sığmayıp taşmaktadır. Türkiye'nin yıldızı olmak için insanlar en utanç verici tuhaflıkları yapmakta tereddüt etmemektedir. Kadınlar sabah programlarında insanlığın acayipliklerini; erkekler futbol maçlarının suyunun suyu yorumlarını izleyerek kafayı bulmakta, vatandaş ayılmamak için cılkı çıkmış popüler kültürün meyini kesintisiz yudumlamaktadır.
    Manzarayı böyle çizersek, derhal, şimdi pencereden atlamamız en münasip hareket olacaktır. Yok eğer, "İnsanlık için hala umut olmalı" diyorsanız, işte o zaman yorulmayı, tükenmeyi, bu yolda niceleri gibi yitip gitmeyi göze alacaksınız (Bu da "İmza: Müslüm Gürses" diye bitecek kadar acıklı bir cümle oldu tabii).
    Genel manzaranın zavallılığında elbette politikanın vaziyeti, bilhassa da yerel politika, önemlice bir yer tutuyor. 1980'den sonra okumuş-yazmışların hukuki ve fiili olarak politik alanın dışına itilmesiyle başlayan süreçte gitgide cahilleşen, düzeysizleşen, bayağılaşan -tabii en önemlisi topyekun sağcılaşan- ve nihayet "bir paket makarna için bütün hayatım" seviyesine inen politika artık senin benim gibi insanı içinde istemiyor kardeşim. Sen, sinir sistemini ameliyatla aldırıp "Ya Allah! Bismillah!" deyip dalmaya çalışsan da içeri, fırt diye dışına fırlatıyor seni. İşte bu sebepten sevgili vatandaşlar (!), yeni bir politik alan yaratmak gerekiyor.
    Bu politika iyi kaçıyor!
    Arabalar için diyorlar bunu ama "yeni politika" için de kullanabiliriz sanırım: İyi kaçan politika!
    Kurulu düzenin terminolojisinden, fiili kurallarından, bayağılığından ve oyunlarından kaçan bir politikadan söz ediyorum. Sizi bez pankartlarla bayram kutlamak zorunda bıraktığı anda derhal oradan topuklayan, yeni bir bayramın projesini yapan bir politika. Millete makarna dağıtılıyorsa "imece mahalle fırınları" açmaya cesaret eden politika. Seçmenleri yağlayıp ballamayı, vaatler düzmeyi dayatan koşullardan sıvışıp seçmenin kendi kendisini seçmesinden bahseden bir politika. Bunlar çoğaltılabilir. Ve bu politika iyi kaçabilir! (Her iki anlamda da!)
   
   
Kazanmak için değil var olmak için siyaset!
    Tabii ancak "sol" diye kabaca tarif ettiğimiz kesim yapabilir bunu, eşyanın doğası gereği! Belediye seçimleri sebebiyle politize olan ortamlar işte, bu sebepten öncelikle "kazanmak" için değil, yeni bir politikayı var etmek için kullanılmalı bana sorarsanız; var olmak için, insanlarla birlikte yeni var oluş biçimlerini denemek için. Denemekten ne çıkar? En kötüsü kaybedersiniz.
    Belediye seçimleri için, yedi partinin bir araya gelmesiyle oluşan Sol Blok ile bu konunun yakından ilgili olduğu kanaatindeyim. Kazanma ihtimali her zaman var ve ciddiyetle göz ününde bulundurulmalı. Ama kazanma ihtimaline yeni politika olanakları kurban edilmemeli.
    Esasında belki şöyle söylemeli: Marjinalize edilmek, yok sayılmak, dışlanmak bir olanaktır. Büyük bir olanaktır. O noktada iktidarın uysallaştırıcı, uslandırıcı etkisinden uzakta, hakikaten "delice" şeyler yapabilirsiniz; acayip şeyler, çarpıcı, şaşırtıcı ve kurulu düzenekleri sarsıcı şeyler. Bana sorarsanız bu, kazanmaktan bile keyiflidir. Size başka türlü olmayı dayatan sistemi yıkamasanız bile ilk darbede, karnını ağrıtırsınız! Kolay gelsin arkadaşlar, iyi karın ağrıtmalar!
   
    ecetem@hotmail.com
   
   





Çetin ALTAN
Dandini dandini dastana, danalar girmiş bostana...

Melih AŞIK
İşte seçmenimiz...

Fikret BİLA
Kamu Yönetimi Temel Yasası

Hasan CEMAL
Baykuşlar güneşe bakamaz!

Güneri CIVAOĞLU
Yırtmaçlı hicap

Can DÜNDAR
Irkçı aileyle 5 'eziyet' günü

Abbas GÜÇLÜ
Gençler bu kez sandığa gitmek zorunda

Mehmet Y. YILMAZ
Keyif eşekte olur!..

Hasan PULUR
Kızın adı Mualla! Oh ne âlâ!..

Derya SAZAK
Sanatçının ölümü

Meral TAMER
Mutluluk profesörleri hizmetinizde

Ece TEMELKURAN
Kendinizi seçin!

Tamer HEPER
Suç işleyen kârlı

Osman ULAGAY
Kur rejimini değiştirme lüksüne sahip miyiz?

Güngör URAS
Postacılığı beceremeyen PTT bankacılık yapacak(!)