|


Seçimlerde kritik noktalar
BELEDİYE seçimlerinde AKP büyük farkla önde, CHP ikinci sırada gelecek, bu ikisi yarışacak.
İstanbul'u ciddi bir oy farkıyla AKP adayı Kadir Topbaş'ın kazanacağı besbelli. Topbaş, Beyoğlu'nda çok başarılı bir belediye başkanlığı yaptı. İyi bir büyükşehir başkanı olacağını şimdiden söylemek mümkün.
Bunun dışında, Türkiye genelini etkileyecek 'tipik' belediyeler var: Ankara, Çankaya ilçesi, İzmir, Mersin ve Diyarbakır gibi...
Birçok belediye hizmetinde imzası bulunan Melih Gökçek'in Ankara'yı kolaylıkla kazanacağını sanıyorum. Ankara'da AKP ve Gökçek güçlü olduğu gibi, sol da bölündü: CHP ile SHP vuruşacak! Murat Karayalçın'ı Ankara'da küçümsemek yanlış olur. Ankara sonuçları CHP dışında bir solun dikiş tutturup tutturamayacağı bakımından da ilginç olacak.
İzmir solun kalesi, CHP'nin en şanslı olduğu il... Kaybetmek CHP için "vurgun yemek" anlamına gelir. Ege ve Trakya'dan Türkiye ortalamasının altında oy alan AKP, İzmir'de bir sürpriz yapabilirse, Türkiye'de çok yüksek oy almış olur.
***
MERSİN önemli... Küçük sol partilerle etnik milliyetçi DEHAP'ın kurduğu ittifakın adayı Fikri Sağlar...
Rakibi AKP'li Mahmut Aslan...
Fikri Sağlar kazanırsa sol mu yoksa 'DEHAP etkisi' mi kazanmış olacak? Sol partilerin DEHAP'la ittifak yapması DEHAP'ın etnik milliyetçilikte biraz yumuşamasına mı yol açacak? Yoksa bu küçük sol partiler 'DEHAP yörüngesi'ne mi kapılacak? Ya da ittifak dağılacak mı?
Bunlar siyasetimizin geleceği için önemli konular...
Çok önemli bir il elbette Diyarbakır... DEHAP'ın yüzde 52 oy aldığı bu ilimizde AKP yüzde 17, öteki partiler yok gibi...
"Etnik kimlik mi, kamu hizmeti mi?" Bu sorunun cevap anahtarlarından birini Diyarbakır seçim sonuçlarında göreceğiz. DEHAP'lı belediye başarısızdı. Şimdi AKP'nin adayı Mücahit Can hem etkin bir kişilik, hem belediye hizmetlerini geliştirmek için arkasında "iktidar" desteği de var.
Üstelik AKP liberalleşme yönünde çok reformlar yaptı. Bunlar seçmen davranışını nasıl etkileyecek?
***
SEÇİMLERE giderken CHP "laiklik, üniter devlet, cumhuriyet" kavramları üzerinden bir kutuplaşma siyaseti izliyor: Yani laik CHP, şeriatçı AKP görüntüsü yaratmaya çalışıyor.
Resmen yazdılar da, kamu yönetim reformu "belediye başkanları eliyle dini kuralları günlük yaşama egemen kılmak için" yapılıyormuş!
Tabii böyle bir düşünme biçimini ciddiye almak mümkün değil. Ama umuluyor ki, şeriat korkusu CHP'ye DYP, MHP, ANAP gibi partilerden de birkaç milyon oy getirir.
Lakin o birkaç milyon seçmen bu komplo teorilerine gülüp geçiyorsa?!
Gerçekten toplum komplo teorileriyle değil, reel ve somut sorunlarla ilgili... CHP soyut kavramların kavgasına daldıkça 'müşteri' alanını daraltıyor.
CHP'nin bu tutumu, umulanın aksine, merkez sağdan birkaç milyon seçmeni kazanmak yerine, onları daha bir AKP'ye yöneltiyor olmasın?!
Sandıklar açıldığında göreceğiz bütün bu soruların cevabını...
t.akyol@milliyet.com.tr
|
|

|