27 Şubat 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   




   
   
Rumlar, Denktaş'tan daha güç durumda

           
    Biz sürekli olarak Denktaş'ı izliyoruz, onun açıklamalarına geniş yer veriyoruz. Oysa şu sıralarda en çok izlenmesi gereken taraf Kıbrıs Rumlarıdır.
    Papadopulos son derece rahatsız.
    Bizler, kendi derdimizle uğraşmaktan, Annan planı hakkında Rumların ne düşündüklerini araştırmadık. Oysa karşı tarafın durumu çok daha güç...
    Rum yönetimi olsun, Kıbrıs Rum toplumu olsun, Annan planı ile asıl kendilerinin kaybedeceklerini, bu defa net şekilde görmeye başladılar. Bugüne kadar tek başlarına sahip oldukları bir çok avantajı yitirecekler.
    Örneğin, bugüne kadar uluslararası alanda Kıbrıs onlardan sorulurdu. Kıbrıs Cumhuriyetini kendi malları olarak görürlerdi.
    Şimdi, Kıbrıs Cumhuriyetini kaybediyorlar. Yerine yeni bir Devlet geliyor. Bu Devlet'i Türk toplumu ile paylaşmak zorunda kalacaklar. Kıbrıs adası üzerindeki Hellenizm bayrağı indirilecek ve yerine yeni bir bayrak çekilecek.
    Yıllardır, Kuzey'i Türk istilasından kurtaracaklarını iddia ettiler. Toplumlarını bu yönde koşullandırdılar. Bugün ise, Annan planını kabul ettikleri taktirde azınlık gözüyle baktıkları Türk toplumuna, hem eşit muamelesi yapacaklar hem de tüm Kuzey'i bırakmak durumunda kalacaklar. Üstüne üstlük, 1974 harekatı sırasında göçmen durumuna düşen vatandaşlarının, sadece çok küçük bir bölümünün geriye dönmesini sağlayabilecekler.
    Rum tarafının canını sıkan en önemli diğer bir unsur da refahlarını Türk toplumu ile paylaşacaklarını görmeleri. Bugüne kadar, Kıbrıs'ı tek başlarına temsil ettiklerinden dolayı, Ada'ya yağan tüm dış yardımı ve yatırımları Güney'de kullandılar. Bu sayede de, kişi başına milli gelirlerini 18 bin dolara kadar yükseltmesini bildiler.
    Artık bu durum değişiyor.
    Annan planının yürürlüğe girmesiyle birlikte, Kuzey'e uygulanan ambargolar kalkacak ve özellikle AB'den kaynaklanacak olan tüm dış yardım ve yatırımlar, öncelikle az gelişmiş bölge olduğu için KKTC'den başlanarak kullanılacak.
    Bu şekilde, Türk toplumunun yıllık 2.500 dolar civarındaki geliri, Rumlara oranla çok daha hızlı artacak. Rumlar da zenginleşecek, ancak Annan'lı çözümden asıl Türkler yararlanacaklar.
    İşte, Rumları rahatsız eden gelişmelerin bir bölümü...
    Hele Cumhurbaşkanlığında, seçimleri Annan planına karşı tutumu sayesinde kazanan Papadopulos oturunca, durum daha da sıkıntı yaratıyor.
   
    RUMLAR KENDİ TUZAKLARINA MI DÜŞTÜLER?
    Kıbrıs Rum tarafı bugüne kadar daima Denktaş kartına güvenerek politika yaptılar. Denktaş, Uluslararası kamuoyuna çözüm istemediği izlenimini verdikçe, Rumlar hiç çaba harcamadan AB üyeliğine yürüyebiliyorlardı. Denktaş'ın söylediklerinin aksini savunmak onlar için yeterliydi.
    Türk tarafının son manevrası, Rumları savunmasız bırakmış, kendi kazdıkları çukura düşürmüş gibi görünüyor. Son New York görüşmelerindeki çaresiz tutumları, bir B planlarının bulunmadığı, BM yetkililerinin dahi dikkatini çekmişti.
    Bundan sonra ne olacak?
    Rumlar, bu haliyle Annan planını kesinlikle istemiyorlar. Doğrusu, kendi açılarından da haklılar. Zira Annan planı, ciddi şekilde incelenip bir siyasi-ekonomik bilanço çıkarılırsa, Türk tarafına daha büyük avantajlar getiriyor. Rumların ise, ellerinde bulunan çok somut kayıplara uğramalarına sebep oluyor.
    Ancak, Rumlar New York'ta tünele girmeyi kabul etmek zorunda kaldılar. Denktaş gibi, Papadopulos da kendini tuzağa düşmüş olarak görüyor. Çırpındıkça, durumu daha da zorlaşıyor. Üstelik, bu defa imdadına yetişecek bir Denktaş'ta yok. KKTC Cumhurbaşkanının eli kolu bağlı olmasa, yine de ne yapar eder ve Papadopulos'u kurtarırdı, ancak Ankara'daki büyük abi izin vermiyor.
    Papadopulos'un, AB üyeliğini tehlikeye atmadan Annan planından kurtulabilmesinin tek yolu var. O da, referandum da Rum toplumunun planı reddetmesi. Kimse itiraz edemez. Toplumun kabul etmediği bir çözüm zorla uygulanamaz.
    Böylece, hem Annan planından kurtulunmuş olur, hem de Avrupa Birliğine tam üyelik tehlikeye girmez.
    Acaba böyle bir çözüm Rumlara ne getirir, ne götürür? Türk tarafının Annan planını kabul, Rumların reddetmeleri durumunda nasıl bir manzara ile karşı karşıya kalabiliriz. Bu olasılıkta Türk tarafı mı, Rum tarafı mı kazanır? Yarın bu durumun yaratacağı sorunları paylaşacağım.
   
    (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.tr) yayınlanmaktadır. )
   
    mabirand@e-kolay.net
   
   





Taha AKYOL
Nereye gidiyoruz?

Çetin ALTAN
Kadın magazinde yıldız, politikada saf dışı

Melih AŞIK
Tekel yağması!..

Fikret BİLA
Rumların tavrı

Hasan CEMAL
Kıbrıs'ı çözdük!

Güneri CIVAOĞLU
Karat

Can DÜNDAR
Folk 'pop'a direniyor

Abbas GÜÇLÜ
Maliye Bakanı ve eğitim

Hurşit GÜNEŞ
Unakıtan'la toplantı

Sami KOHEN
Örnek alsalar...

Mehmet Y. YILMAZ
Karayalçın adaylıktan çekilmeli, çünkü...

FAİK ÖZTRAK
Meydanlarda icraat yerine zam anlatmak

Hasan PULUR
Kenan Işık'a takdimdir!

Derya SAZAK
Schröder, AB, CHP

Meral TAMER
Demirel'in cici silahı

Ece TEMELKURAN
Hiçbiri olmaz halbuki!

Güngör URAS
İç borç 65 milyardı 149 milyar dolar oldu

M. Ali BİRAND
Rumlar, Denktaş'tan daha güç durumda