03 Mart 2004 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Rekabet kuralı var. Ya Kurulu?

       
    Rekabet Kurumu 4 - 5 Mart tarihinde İstanbul'da bir sempozyum düzenliyor. Kurum ne yazık ki, son derece önemli gücü ve işlevine rağmen ülkemizde yeterince tanınmıyor. Oysa kuruluşundan bu yana Kurum son derece sancılı bir dönem geçirdi. Ve çok da önemli mesafeler aldı. Eleman yetiştirdi, mevzuat hazırladı, kurulsallaşmaya çalıştı, çeşitli kararlar aldı.
    Yukarıdaki tabloda Kurul'un aldığı kararlar görülüyor. Geçen yıl Kurum'a yapılan müracaatlar 2002 yılına göre çok ciddi bir artış göstermiş. Rakamsal olarak 94 karar fazla verilmiş. Oransal olarak bu yüzde 28 artış anlamına geliyor. Az değil. Takdire değer bir gelişme.
    Kurum şimdiye kadar, yani 7 yıl içinde 2576 müracaatla karşılaşmış ve bunun 2107'sini, yani dörtte üçünü, karara bağlamış. Bu müracaatların yüzde 60'ı rekabet ihlallerine ilişkin. Geriye kalan yüzde 22'si birleşme ve devralmalara, yüzde 18'i de muafiyet ve menfi tespitlere ilişkin. Kısacası, şikayet ve ihbarlar az değil. Ve burada artış hızı yüzde 53. Demek ki, bilinçlenme artıyor.
    Kurumun en yoğun işi olan rekabet ihlalleri, pazardaki egemen durumun kullanılarak rakiplere zarar verilmesi demek. Mesela giriş engelleri. Bir şirketin başka bir şirketle birleşme öncesi bunun rekabet engeli yaratmayacağına dair izin verilmesi de Kurum'un görevleri arasında.
    Kısacası, piyasada egemen olma mahzurlu değil. Ancak egemen pozisyon kullanılarak tüketici, yahut da rakipler zarar görüyorsa, bu cezalandırılıyor. Ülkemizde büyük çaplı cezalar henüz pek verilmiş değil. Aklıma tek Turkcell'e ve Telsim'e verilen ceza örnek olarak geliyor.
    Oysa Amerika'da bu tür örnekler çok. Microsoft şirketine karşı açılan dava biliniyor. Amerikan Adalet Bakanlığı bu dev şirketin tekel gücü olması nedeniyle kamu davası açmış ve bir hayli de tartışma yaratmıştı. Microsoft'un savunması ilginçti. Şirket tekel olduğu iddiasını kabul etmiyor, tekelci güç kullanılmıyorsa, ya da kullanılamıyorsa ortada bir tekel yoktur deniyordu.
    Sempozyuma gelince. Rekabet Kurumu kurulduğundan bu yana her yıl bir uluslararası sempozyum düzenler. Dünyanın çeşitli yerlerinden konunun uzmanlarını davet eder. Ancak bu yılın programına baktığımızda sempozyumun uluslararası uzman açısından hayli zafiyet gösterdiği görülüyor. Oysa gerek Amerika'da, gerekse Avrupa'da konunun çok önemli uzmanları var. Unutmayalım, rekabeti geliştirmenin en önemli unsurlarından biri de kamuoyu duyarlığıdır.
   
    hgunes@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
İşte Ortadoğu

Çetin ALTAN
Mart ayı

Melih AŞIK
Türban davası...

Fikret BİLA
Hilafet paneli ve sonrası

Hasan CEMAL
Büyük Ortadoğu (2)

Güneri CIVAOĞLU
Bayrakta Petrus mu?

Abbas GÜÇLÜ
Bir ağaç da siz dikin

Hurşit GÜNEŞ
Rekabet kuralı var. Ya Kurulu?

Nail GÜRELİ
Oylar muhalefete...

Sami KOHEN
AB'nin ev ödevi...

Mehmet Y. YILMAZ
Amerika bu kadar saf olabilir mi?

Hasan PULUR
Maç biter laf bitmez...

Meral TAMER
"Euro bizi yaktı, 6 sıfır da sizi yakacak"

Ece TEMELKURAN
En büyük hasta Freud!

Yaman TÖRÜNER
İç ve dış borçlar ödenebilir mi?

Osman ULAGAY
ABD'nin hedefi demokrasi mi, lider ve rejim devirmek mi?

Güngör URAS
Trabzonlu bu kez partiye değil, adaya oy verecek

Serpil YILMAZ
Sanki başbakan seçiyorlar

M. Ali BİRAND
Denktaş, ne zaman maraza çıkaracak?