03 Mart 2004 Çarşamba
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   




   
   
Denktaş, ne zaman maraza çıkaracak?

           
    Ankara, KKTC Cumhurbaşkanı'nın tutumunu büyük bir merak, büyükte bir soru işaretiyle izliyor.
    Sorulan soru da şu: Denktaş ne zaman maraza çıkaracak? (Maraza: Anlaşmazlık, çekişme, kavga)
    Denktaş'ın, Annan planıyla çözüm istemediği herkes tarafından biliniyor. Zaten kendi de bunu saklamıyor. Tabii bu arada, "o zaman neden New York anlaşmasını kabul etti" diye sorgulayanlar da giderek çoğalıyor.
    Ankara'da karar verme sürecine katılanlar (Hükümetten Dışişlerine, Genelkurmay'dan bürokrasinin ilgili kesimlerine kadar herkes) ikiye bölünmüş durumdalar.
    Bir bölümü (Asker, Cumhurbaşkanlığı başta...) anlaşmanın mutlaka Denktaş tarafından imzalanmasını istiyor. Bu şekilde işlerin çok daha kolaylaşacağına, kavga çıkmadan sonuca gidilebilineceğine inanıyorlar.
    Diğer bir bölümü, Denktaş olmasa da, çözümün büyük sorun yaratmayacağına inanıyor. Hatta, KKTC Cumhurbaşkanı'nın şimdi ayrılmasının işleri daha da kolaylaştıracağını ileri sürüyorlar.
    Hükümet'in tercihi de Denktaş, ancak "olmazsa olmaz" yaklaşımı yok. "Gittiği yere kadar gider, sonrasını da görürüz" deniyor.
    Ancak herkesin merakı, Rauf Beyin oyun planı.
    Ne zaman köprüleri atacak?
    Ne zaman kavga çıkaracak?
   
    KİMSE BİR ANLAŞMA BEKLEMİYOR...
    Ankara'da, Kıbrıs'taki görüşmeleri yakından izleyen ve içeriğine hakim konumda bulunanlar arasında kimse Denktaş-Papadopulos görüşmelerinden birşey beklemiyor. İki liderin kamuoyuna yansıttıkları yaklaşımlarından, bu durum zaten açıkça anlaşılıyor. Boş yere zaman harcıyorlar.
    Sonra ne olacak?
    20 gün sonra, 4'lü toplantı başlayacak.
    Türkiye ve Yunanistan'ın, en düşük Dışişleri Bakanları düzeyinde ve iki toplum liderinin katılmasıyla yapılacak bu görüşmelerden de büyük bir beklenti yok.
    Ankara hazır, ancak genel seçimlerden sonra dahi Atina'nın Kıbrıs'ın geleceğini etkileyecek böylesine önemli bii anlaşmaya imza atmak istemeyeceği görüşü hakim.
    Papadopulos'un giymek istemediği bir elbiseyi, yeni bir Yunan liderinin, Türkiye ile kolkola girip biçmesi ve Kıbrıs Rumlarına zorla giydirmesi çok güç görülüyor.
   
    PEKİ, O ZAMAN NE OLACAK?
    O zaman geriye, BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın bütün boşlukları doldurması kalıyor. Annan'da bunu yapmaya hazır. Bu konuda kimsenin kuşkusu da yok.
    O kadar ki, bırakın temel noktaları, bayrak veya Milli Marş dahil Türk ve Rum toplumlarının anlaşamadıkları her konuda kararı verecek. Üstelik kimsenin de gözünün yaşına bakmayacak.
    Birleşmiş Milletler çevrelerinden yansıyan duyumlara bakılacak olursa, Washington ve Brüksel'in bu defa çözümün peşini bırakmaya niyetleri yok.
    Durum böyle olunca da, BM Genel Sekreteri ABD ve AB'den aldığı destekle, çözümü kağıda dökecek.
   
    DENKTAŞ NE ZAMAN HAREKETE GEÇECEK?
    KKTC Cumhurbaşkanı'nın yarın Ankara Ticaret Odasında yapacağı gövde gösterilerini, önümüzdeki haftalarda daha da arttırması bekleniyor.
    Ankara'nın hesaplarına göre, Denktaş referanduma gidilirken köprüleri atacak ve tam cepheden hücuma geçecek. Zira Cumhurbaşkanı'nın, bu sürecin ancak referandumda engellenebileceği inancında olduğu ileri sürülüyor. Referandumdan HAYIR oyu çıkabileceğinden emin göründüğü izlenimi var.
    Ancak Ankara'nın bazı kesimleri hala, Denktaş'ın büyük bir mücadeleye girmeyeceği ve direnmeyeceği görüşüne inanıyorlar.
    KKTC Cumhurbaşkanı'nın şu sıralarda Ada'da kamuoyu hazırladığı, Türkiye'de de yandaşlarını örgütlediği biliniyor. Buna rağmen, Denktaş'ın yine de Ankara'daki havayı koklayıp son kararını vereceğine inananlarda çok.
    Anlayacağınız, bugünkü hava, büyük kavga'nın referandum sürecinde patlayacağı şeklinde.
    Hükümet, bu olasılıklardan rahatsız değil.
    Kıbrıs kararının New York'ta alındığını, çözüm güvencesinin BM Genel Sekreteri ile yapılan toplantıda kesinleşeceğine dikkat çeken Başbakan ve Dışişleri Bakanı kendilerinden çok eminler.
    Geri adım atmaya hiç niyetleri olmadığını da artık açıkça söylüyorlar.
    Sonuç olarak, Kıbrıs görüşmelerini izlemenin artık hiç bir ilginç yönü kalmadığı apaçık ortada...
   
    (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.tr) yayınlanmaktadır. )
   
    mabirand@e-kolay.net
   
   





Taha AKYOL
İşte Ortadoğu

Çetin ALTAN
Mart ayı

Melih AŞIK
Türban davası...

Fikret BİLA
Hilafet paneli ve sonrası

Hasan CEMAL
Büyük Ortadoğu (2)

Güneri CIVAOĞLU
Bayrakta Petrus mu?

Abbas GÜÇLÜ
Bir ağaç da siz dikin

Hurşit GÜNEŞ
Rekabet kuralı var. Ya Kurulu?

Nail GÜRELİ
Oylar muhalefete...

Sami KOHEN
AB'nin ev ödevi...

Mehmet Y. YILMAZ
Amerika bu kadar saf olabilir mi?

Hasan PULUR
Maç biter laf bitmez...

Meral TAMER
"Euro bizi yaktı, 6 sıfır da sizi yakacak"

Ece TEMELKURAN
En büyük hasta Freud!

Yaman TÖRÜNER
İç ve dış borçlar ödenebilir mi?

Osman ULAGAY
ABD'nin hedefi demokrasi mi, lider ve rejim devirmek mi?

Güngör URAS
Trabzonlu bu kez partiye değil, adaya oy verecek

Serpil YILMAZ
Sanki başbakan seçiyorlar

M. Ali BİRAND
Denktaş, ne zaman maraza çıkaracak?