07 Mart 2004 Pazar
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


   
Kırmızı kalemli hekim

   
Buyur ola kırmızı alarm veren hekimlerimiz için tabip testusuna bu hafta...

        Testus Doktorumussunus
   
    Bir hazakatzedeyim midemi tıp tepti benim / Kırk katır tepse yıkılmazdı şu aciz bedenim..." Üstat Neyzen Tevfik çok çekmiş hekimlerden zahir ki ölümsüz mizahını üflemiş son nefesinde! "Hazakat" Osmanlıcada, hekimler için uzmanlık anlamında bir kelime. Hazakatzede hekim hatasının kurbanı olan kimse için alay yollu söylenir. Bizde hazakat konusu bir türlü çözülmez. İktidarlar işin kolayına kaçar, hep hekimi suçlar. Peki, hekimde midir bütün günahlar? Şükürler olsun ki 80 bin hekimimizin bir meslek örgütü var! Türk Tabipleri Birliği her iyi hekim gibi teşhisi doğru yapmış. Tedavi ne zaman gelir, Allah bilir! Hatırlarsınız 2003'te hekimler ve sağlık çalışanları "insanca yaşayabilecek maaş artışı, iş güvencesi, ücretsiz, eşit, ulaşılabilir sağlık hakkı için" için önce 5 Kasım'da, sonra 24 Aralık'ta eylem yapmıştı. O günlerde çalışmadılar ama acil hizmeti de aksatmadan... Bu kez de 10 ve 11 Mart'ta sağlık hizmeti sunmayacaklarmış. Olumsuz sağlık koşullarının doğru teşhis, ortaklaştırılmış görüşler ve işbirliği yapılarak, bir reformla düzeltilmesi mümkün diyorlar... Gerçekleri toplumla paylaşmak istiyorlar... Hükümetin "sağlıkta dönüşüm" programının yürümeyeceğini söylüyorlar.
    Her hekimin Hipokrat andını içtiği söylenir... Ben onun andını güzel bir katkıyla tamamlayacak satırlar okudum. "İyi bir hekim olarak -tabii ki çok yönlü eksiklerim olabilir- değişik alanlarla ilgilenmek konumundayım. Ayaklarından yatağa kelepçelenmiş hükümlü bir hastanın kelepçelerinin açılması için uğraşırım. Çünkü ben insan haklarına önem veririm. Emekli hekimlerin, kadın hekimlerin, pratisyen hekimlerin, asistanların, uzman hekimlerin özlük haklarıyla ilgili sorunları tartışır, onlarla birlikte çözüm önerileri getiririm çünkü ben hekim haklarına önem veririm. Bir kamu hastanesinde bile parasızlık nedeniyle ezik duruma düşen bir hastayı görür, bununla uğraşırım. Herkese sağlık güvencesi verilmesi için çalışırım, yani hasta haklarıyla uğraşırım." Buyur ola kırmızı alarm veren hekimlerimiz için tabip testusuna bu kez de...
   
    1-Türkiye'de tabiplerle ilgili 1219 sayılı "Tababet ve Şuabat Sanatlarının Tarz-ı İcrasına Dair Kanun" ne zaman çıkarılmış?
    a. 1908'de
    b. 1928'de
    c. 1839'da Tanzimat Fermanı'yla birlikte
    d. 1894'te İstanbul depreminden sonra
   
    2-"Tababet"in hekimlik demek, tıp demek olduğu kestirilebiliyor da, acep şu "şuabat" neyin nesi?
    a. Şua tedavisi
    b. Dallar, şubeler
    c. Sağlık merkezleri
    d. İhtisas
   
    3-Tabiplerle ilgili 1928 tarihli kanun altı fasıldan yani bölümden oluşuyor. Örneğin birinci fasıl tabiplere ayrılmış. Peki, bu kanunun dördüncü faslının konusu sizce aşağıdakilerden hangisi olabilir?
    a. Umumi ahlak
    b. Hemşireler
    c. Sünnetçiler
    d. Dinozorlar
   
    4-İktidara gelenlerin büyük yanılgısı, sağlık sorunlarının sadece hekimler tarafından çözüleceğini sanmaktır. Veya popülizm amacıyla öyle göstermeye çalışmaktır. (Oysa hiçbir ülkede, genel sağlık sorunları yalnız hekimlerce çözülememiştir.) İktidarlar her fırsatta hekimlere vururlar. Örneğin, şu kelamı kim etmiş: "Doktor iğne yapmaktan acizdir. Delik deşik eder sizi, hala damarı bulamaz. Ama bir hemşireye hemen verirsiniz, bakarsınız ki bir girişte hemen damara girer. Niye? Çünkü hemşirede pratik var. Ama doktorda onunla ilgili pratik yok. Biz şimdi teori ile pratiği burada buluşturuyoruz."
    a. Kenan Evren
    b. Turgut Özal
    c. Recep Tayyip Erdoğan
    d. Adnan Menderes
   
    5-Türk Tabipleri Birliği kayıtlarına göre Türkiye'nin
    80 bin hekimi her gün yaklaşık toplam kaç kişiye hizmet veriyormuş?
    a. 400 bin
    b. 600 bin
    c. 800 bin
    d. 1 milyon
   
    6-Aldığı 600 milyon lira civarındaki maaşla hem sosyal hem de ekonomik olarak bugün en çok kim çökmüş durumda?
    a. Polis
    b. Banka memuresi
    c. Pratisyen hekim
    d. Hepsi
   
    7-Hekimlerin ülke içindeki dağılımı batıdan doğuya seyrekleşiyor. İstanbul'da yaklaşık
    10 bin uzman hekim var, Ankara'da
    6 bin. Peki, tüm Hakkari ili içinde kaç uzman doktor çalışıyormuş?
    a. Sıfır
    b. 4
    c. 16
    d. 41
   
    8-2001'de seslerini duyurmak isteyen hekimler çok sempatik bir yöntem icat etmişlerdi: Reçeteleri kırmızı kalemle yazma eylemi. Yasal olarak hiçbir engel yoktu! Hekimler eyleme başladılar, ta Şanlıurfa'da bir grup hekime, "Hasta reçetelerini kırmızı kalemle yazdığınızın gözlemlendiği bildirilmiştir. Konu hakkındaki savunmanızı..." diye bir yazı gidene kadar. Emniyet güçleri ihbar üzerine hastaneye intikal ediyor, hekimleri kırmızı kalemle reçete yazarken "suçüstü" yakalıyor, üstelik bir de pankart ele geçiriyorlardı. Pankartta ne yazıyordu?
    a. Kırmızı Alarm!
    b. Daha İyi Sağlık Hizmeti
    c. Daha İyi Yazan Bir Kalem
    d. Daha İyi Ücret
   
    9-Dünya Bankası'nın dayattığı "sağlıkta dönüşüm" adlı programın bir örneği "komşi"de uygulanıyormuş. Sağlık Bakanlığı'nın rolü azaltılmış, belediyelerin rolü çok artmış. Aile hekimliği, döner sermaye, sigorta fonu vs. orada deneniyormuş. Tabii, Bulgaristan'ın Türkiye'nin sekizde bir büyüklüğünde olduğunu unutmayalım. Türk Tabipleri Birliği adına inceleme amacıyla giden bir hekimin tespitine göre orada temel sağlık hizmetleri tepetaklak durumda. Ne olmuş?
    a. Aşı oranlarında acayip düşüş olmuş. Özellikle bebek aşıları. Eskiden aşı parasızdı.
    b. Bulaşıcı hastalıklarda artış olmuş.
    c. Performansa dayalı ücret yöntemi -daha az sürede daha çok hasta bakarak daha fazla insanı listesine almak ve kazancını artırmak için- hekimlerin hastalara daha az süre ayırmalarına ve sağlık hizmet sunumunun kalitesinin bozulmasına neden olmuş. Hem de daha pahalı.
    d. Hepsi.
   
    Yanıtlar: 1) b, 2) b, 3) c, 4) c, 5) d, 6) c, 7) c, 8) b, 9) d.
   
    Yazara e-mail
   
   





Ahmet Turhan Altıner
Ali Rıza Kardüz
İlber Ortaylı
Tuba Akyol
Ülkü Tamer
Yalvaç Ural
Yasemin Çongar