12 Mart 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
İşsiz bırakan büyüme

       
    Hafta başında açıklanan ocak ayı sanayi üretim rakamları, piyasaların beklentilerinin çok altında çıktı. Bu hafta açıklanan başka önemli göstergeler de var.
    TCMB şubat ayında TL'nin yabancı paralar karşısında bir yılda reel olarak TÜFE bazında yüzde 21.1 TEFE bazında yüzde 15.5 değer kazandığını açıkladı.
    DİE 2003 Kasım ayı itibariyle 12 aylık ortalama ihracatın miktar olarak yüzde 19.3 ithalatın ise yüzde 31.2 arttığını duyurdu. Yüzde birlik büyüme için gerekli ithalat artışı yüzde altıyı da aşacağa benziyor.
    Ocak ayında sanayi üretimindeki artışın yüzde 6.5'la beklentilerin altında kaldığı görüldü.
    Hane halkı işgücü anketinden ise 2002 yılının son üç ayında 21658 bin olan bir işte çalışanların sayısının 2003 yılının son üç ayında 20811 bin kişiye gerilediği, iş bulma ümidi kalmayanların sayısının ise aynı dönemlerde 73 binden 156 bine yükseldiği anlaşılıyor.
    Merkez Bankası danışmanı Zafer Yükseler aylık imalat sanayii üretimini sektörleri, genellikle tüketim, yatırım ve aramalı üreten sektörler olmak üzere üç ana grupta toplulaştırarak incelemiş.
   
   
Aylık İmalat Sanayi Üretim (Yüzde Değişim)
Yıllık Değişim 2002Yıllık Değişim 2003Aylık Değişim 2003Aylık Değişim 2004
Toplam İmalat Sanayi10,79,817,77,5
Genellikle Tüketim Malları6,83,510,16,9
Genellikle Ara Malları10,37,815,70,4
Genellikle Yatırım Malları18,824,738,924,8

   
    Bu şekilde bakıldığında sektörler itibariyle üretim artışlarının çok farklılaştığı ve ara malı üreten sektörlerdeki yavaşlamaya karşılık yatırım malı üreten sektörlerdeki güçlü artış dikkat çekiyor. Aramalı üreten sektörler kullandıkları yerli girdiyi ithal girdilerle ikame etme imkanı az olan sektörler. Kur ve ithalat bu sektörlerde üretim üzerinde baskı oluşturuyor. Buna karşılık otomotiv ve dayanıklı tüketim mallarını da içeren yatırım malı üreten sektörler grubunda faaliyet gösteren firmaların kurun rekabet baskısını nispeten ucuz olan ithal girdileri kullanarak atlattığı anlaşılıyor. Yerli girdi üreticileri yerlerini yabancı üreticilere bırakıyorlar.
    Ayrıca kurdaki gelişme yerli işgücünü de yabancı ülkelerdeki emeğin karşısında göreli olarak pahalandırıyor. İşletmeler üretim teknolojilerinin imkanları ölçüsünde işçi azaltıp yerine hem kur, hem de faizlerdeki gerileme nedeniyle nispeten ucuzlayan yatırım malı kullanıyorlar. Bunun sonucunda son bir yılda sanayi ve hizmet sektörlerinde çalışanların sayısında gerileme görülüyor. Üretim arttığı halde istihdam geriliyor.
   
   
'EKONOMİK FAALİYETLER İTİBARİYLE İSTİHDAM (BİN KİŞİ)
15+YAŞ, ERKEK+KADIN2002 4. ÜÇ AY2003 4. ÜÇ AY
Toplam21 65820 811
Tarım7 6186 799
Sanayi3 9533 836
İnşaat9131 026
Hizmetler9 1739 150

   
    İstihdamı azaltan bir büyümeyi sürdürmek mümkün değil. Dolayısıyla bu duruma yol açan dengeler de sürdürülebilir değil. Ekonomiye duyulan güven arttıkça yerli paranın bir miktar değer kazanması beklenir. Ancak bu, verimlilik artışları ile dengelenebilecek boyutta olmalıdır. Mevcut gidişin önlenmesi için yurtiçi faizlerin düşmesi ile yurtdışından kısa vadeli sermaye girişinin yavaşlaması ve ekonomi politikalarının ekonomide verimlilik artışını destekleyecek şekilde uygulanması gerekmektedir.
    Her ikisi de hükümetin doğru ekonomik politikaları ve doğru söylemleri benimsemesine bağlı. Enflasyon hedefini umursamayan gelirler politikası ve geciken yapısal reformlar gecelik faizleri daha radikal bir biçimde düşürme konusunda Merkez Bankası'nı zorluyor. Bütçe açıklarına yol açan kararlar ve bunun telafisi için alınan önlemler ekonomik etkinliği dikkate almıyor. Yabancı para cinsinden emek maliyetinin yükseldiği bir ortamda asgari ücret enflasyonun çok üstünde artırılabiliyor. Programın IMF'nin zoruyla uygulandığı izlenimini veren seçim söylemleri kafaları karıştırıyor.
    Aslında mevcut uluslararası konjonktür, giderek durgunluğa ve işsizliğe yol açacak bu durumu ekonomide çok büyük dalgalanmaya yol açmadan aşabilme imkanını veriyor. Yeter ki doğru politikaları kararlılıkla uygulansın. Mevcut şartlarda işsizlik hükümetin tercihi oluyor.
   
    foztrak@yahoo.com
   
   





Taha AKYOL
Milliyetçilik ve demokrasi

Çetin ALTAN
Hoppalaaa...

Melih AŞIK
Erivan'da olay...

Fikret BİLA
İnceleme sonuçları

Hasan CEMAL
Referandumdan 'evet' çıkacak

Güneri CIVAOĞLU
Tarihin çöplüğüne...

Can DÜNDAR
Güneydoğu romanları

Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteler neden bu kadar sessiz?

Hurşit GÜNEŞ
Ekonomik başarıda kısmetin de rolü oluyor

Mehmet Y. YILMAZ
Türk Ku Klux Klan'ının işi çok zor

FAİK ÖZTRAK
İşsiz bırakan büyüme

Hasan PULUR
"Kasabanın İncisi"ne ne oldu?"

Derya SAZAK
AKP ile SP'nin su savaşı!

Meral TAMER
Eczanemi değiştiriyorum, çünkü...

Ece TEMELKURAN
Erkekler de eğitilebilir!

Güngör URAS
Tekstil ve konfeksiyonda 'tehlike çanları'

M. Ali BİRAND
TSK'nın görevi bizi fişlemek midir?