12 Mart 2004 Cuma
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   




   
   
TSK'nın görevi bizi fişlemek midir?

           
    TSK'nın görevi insan haklarını ihlal değildir.
    Kara Kuvvetleri Komutanlığına sormak istiyorum ve yanıt istiyorum.
    Ben, Avrupa Birliğine Türkiye'nin katılmasını arzulayan ve bu konuda yazılar yazan bir insanım. Sizin için ben fişlenecek bir insan mıyım? Eğer bundan dolayı fişleneceksem, sadece gurur duyarım. Zira ben Türkiye'nin uzun vadede çıkarlarını daha iyi savunduğumu düşünüyorum.
    Sizin göreviniz toplumu fişlemek midir?
    Yoksa gerçek göreviniz bu ülkeyi dış tehditlere karşı savunmak mıdır ?
    Kopenhag kriterlerini savunduğumdan dolayı, Hürriyet'teki haberden sonra daha da memnun oldum ve bundan sonra daha da fazla savunacağım.
    Avrupa Birliği Türkiye'ye tarih vermiş veya vermemiş umurumda değil. Vermese dahi, Kopenhag kriterlerine daha da fazla bağlanacağım. Zira bizler kışlada yaşamak istemiyoruz.
    Türk Silahlı Kuvvetlerine büyük saygım ve inancım vardır. Ancak TSK bu toplumu yönetmekle veya denetlemekle sorumlu değildir ve olmamalıdır.
    Demek ki bugüne kadar hepimiz aldatılmışız. Güvenlik adı altında hepimiz fişlenmiş, izlenmişiz.
    Ne yazık...
    Böylesine güvenmek istediğimiz bir kurumun böylesine garip bir mekanizma kurmuş olmasını kabul edemiyoruz.
    İyi ki, yepyeni bir döneme giriyoruz.
    En iyisi herkesin kendi işini yaptığı bir sürece girelim. Siz kendi işinizi yapın, bizler de kendi işimizle uğraşalım. Vatanı kurtarma görevini de hiçbirimiz abartmayalım( ! )
    AB'nin TSK'nın çağdaş ülkelerde bulunmayan ağırlığı olduğu iddialarını doğrulamak TSK'ya düşmemeli idi.
   
    * * *
   
   
KUZEY IRAK POLİTİKAMIZI GÖZDEN GEÇİRME ZAMANI
    Irak'ta geçici anayasa imzalandı.
    Ancak sorunlar çözülebilmiş değil. Aksine, önümüzdeki dönemde özellikle Kuzey Irak'ta işlerin daha da karışacağı şimdiden görülüyor.
    Ankara, geçici anayasada istediğini elde edemedi.
    Türkmenler için beklenen statü gerçekleşmedi. Bundan sonra durumun değişebileceğini de beklememek gerekir. Daha da önemlisi, geçici anayasa Kürtleri tatmin etmemekle birlikte, kurulacak yeni düzen içinde, yine de kendi kendilerini yönetme imkanını elde ettiler.
    Washington, kalıcı anayasa çalışmaları sırasında hem Türkmenler, hem de Kürtler ile ilgili yeni ayarlamalar yapılabileceğini söyleyerek Ankara'yı yatıştırmaya çalışıyor.
    Ben sanmıyorum.
    Bu yazıda üstünde durmak istediğim nokta başka...
    Türkiye şimdiye kadar sürekli şekilde, Kürtleri otonomiye veya bağımsızlığa doğru götürecek, kendi kendilerini yönetebilecekleri bir düzene karşı çıktı. Irak'ın toprak bütünlüğünü ve merkezi hükümetin güçlü olması gerektiğini savundu. Kerkük'ün Kürtlere bırakılmaması gerektiğinin üstünde durdu.
    Gelişmeler, bu beklentilerimizi boş çıkarıyor. Şiiler dahi, geçici anayasaya itirazlarını geri geçmek zorunda kaldılar. Anlayacağınız, Irak'taki iç pazarlık veya hesaplaşma ileri bir tarihe bırakılmış oldu.
    Kendi kendimizi şimdiden bazı olasılıklara hazırlamakta yarar olduğunu sanıyorum.
    Aklıma da birçok sorun geliyor.
    Kürtler, kalıcı anayasada da bugünkü konumlarını güvenceye aldıkları taktirde ne olacak?
    Türkiye otonom Kürt bölgesini ambargoya mı alacak ?
    Yoksa bir iç çekişme durumunda Şii'lerle birlikte Kürtler üzerinde askeri baskı mı uygulayacak ?
    Böyle bir durumla karşı karşıya kalındığı taktirde, Kuzey Irak'lı Kürtlerin Türkiye içindeki yakınlarının tepkileriyle baş edilebilinecek mi?
    Irak'taki bir Şii-Kürt çatışması, Türkiye'deki sorunu çok daha güç bir zemine kaydırmayacak mı ?
    Bunlar gibi daha nice sorular var.
    Bizim alışkanlığımız, son dakikaya kadar beklemek ve bıçak kemiğe dayandığında da harekete geçmektir. Acaba bu defa daha farklı davranamaz mıyız . Olaylar çığrından çıkmadan, uzun vadeli bir yaklaşım hazırlayamaz mıyız ?
   
    KÜRTLERLE DÜŞMAN YERİNE...
    Kürtlert istediklerini elde ettikleri taktirde, Türkiye yeni bir durumla karşı karşıya kalacak. Ya Şii'ler ile ortaklık kurup Kuzey Irak Kürtlerini sıkıştıracak veya Kürtleri koruması altına alacak .
    Acaba hangisi daha gerçekçi ?
    Türkiye önümüzdeki dönemde acaba Kuzey Irak Kürtlerini düşman gibi mi karşısına alacak, yoksa şemsiyesi altında korumaya mı alacak ?
    Ne dersiniz ?
    Bence en akılcı yaklaşım, Türkiye'nin Kürtler ile çatışması veya düşmanca ilişki kurması değil, tam aksine onları koruması altına almasıdır.
    Çok güzel bir söz vardır:
    "Eğer yenemiyosanız, o zaman birlikte olun "
   
    (Bu yazı, Posta Gazetesinde ve aynı gün Hürriyet Gazetesinin tüm dış yayınlarında, Hürriyet internet sitesinde (www.hurriyetim.com.tr) Milliyet internet sitesinde (www.milliyet.com.tr) ve Daily News ekibi tarafından tercüme edildikten sonra hem ana gazetede, hem de Daily News internet sitesinde (www.turkishdailynews.com.tr) yayınlanmaktadır. )
   
    mabirand@e-kolay.net
   
   





Taha AKYOL
Milliyetçilik ve demokrasi

Çetin ALTAN
Hoppalaaa...

Melih AŞIK
Erivan'da olay...

Fikret BİLA
İnceleme sonuçları

Hasan CEMAL
Referandumdan 'evet' çıkacak

Güneri CIVAOĞLU
Tarihin çöplüğüne...

Can DÜNDAR
Güneydoğu romanları

Abbas GÜÇLÜ
Üniversiteler neden bu kadar sessiz?

Hurşit GÜNEŞ
Ekonomik başarıda kısmetin de rolü oluyor

Mehmet Y. YILMAZ
Türk Ku Klux Klan'ının işi çok zor

FAİK ÖZTRAK
İşsiz bırakan büyüme

Hasan PULUR
"Kasabanın İncisi"ne ne oldu?"

Derya SAZAK
AKP ile SP'nin su savaşı!

Meral TAMER
Eczanemi değiştiriyorum, çünkü...

Ece TEMELKURAN
Erkekler de eğitilebilir!

Güngör URAS
Tekstil ve konfeksiyonda 'tehlike çanları'

M. Ali BİRAND
TSK'nın görevi bizi fişlemek midir?