13 Mart 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   


'Verecek bir şeyimiz yok'

   
Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, 'al - ver' sürecinin başarısızlığa mahkûm olduğunu söyleyerek, "Biz bir şey almayacağız. O zaman neden verelim" dedi

        Yorgo Kırbaki - Atina

   
    Kıbrıs Rum Yönetimi, müzakerelerde al - ver süreci daha başlamadan, sürecin başarısızlıkla sonuçlanacağını ileri sürdü. Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos, KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ile görüşmesinden önce yaptığı açıklamada, al - ver sürecinde verecekleri bir şey olmadığını söyleyerek, "Biz bir şey almayacağız. O zaman neden verelim" dedi.
    Ada'da dün başlaması öngörülen, ancak hazırlıklar tamamlanmadığı için başlatılamayan sürece peşinen olumsuz yaklaşan Rum Yönetimi'nin Dışişleri Bakanı Yorgo Yakovu, kendi önerilerinin, Annan Planı'nın işlevsel hale gelmesini amaçladığını, Türk önerilerinin ise plan kapsamı dışında olduğunu iddia ederek, "Al - ver olabilmesi çok güç" diye konuştu.
    Görüşlerini duyurmak için dünya çapında diplomatik bir seferberlik başlatacaklarını da açıklayan Yakovu, "Türk hükümetinin amacı, Kıbrıs'ın Avrupa Birliği'ne (AB) üyelik anlaşmasının yeniden gözden geçirilmesi. Ancak Yunanistan'ın veto hakkı var, buna izin vermez" dedi.
   
    Pazarlık listesi
    Rum basını ise, BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto'nun, ABD, İngiltere ve AB'den arabucularla çalışmaları sonucunda al - ver süreci için, iki tarafın taleplerini dengeleyecek bir liste oluşturduğunu yazdı. Politis gazetesine göre liste şu noktaları içeriyor:
   
  • Türk tarafı Kuzey'e dönecek Rumların sayısının azaltılmasında ısrar ederse, toprak konusunda, geri dönecek Rum sayısındaki düşüşle orantılı olarak taviz versin.
  • Eğer KKTC Yönetimi altındaki bölgelere geçecek Rumların oranı yüzde 21 ya da fazlası olursa Rumlar, KKTC'de değil Kıbrıs Rum Kesimi'nde oy kullansınlar. Böylece Senato'daki 24 Türk - 24 Rum dengesi bozulmasın.
  • Rum tarafı, Başkanlık Konseyi'nin 4 Rum, 2 Türk yerine 6 Rum, 3 Türk'ten oluşmasında ısrar ederse, karar alınması için en az 2 Türk üyenin onayı gereksin.

  •     Rum gazetelerine göre, hiç ilerleme sağlanamadığı söylenen görüşmelerde, taraflar, Yüksek Mahkeme'nin altında çalışacak AB Yüce Divanı prototipinde bir mahkeme kurulması, tek bir merkez bankasının olması ve Kıbrıs'ın AB politikalarının kurucu devletlerce ortaklaşa belirlenmesi konularında uzlaştı.
        Rum basını, arabulucuların, tarafları, "Referandumda 'hayır' çıkarsa büyük siyasi bedel ödenir" mesajıyla uyardığını yazarken, Annan Planı karşıtı Yeni Boyutlar Partisi'nin lideri Nikos Kuçu, Amerikan Merkezi Haber Alma Teşkilatı'nın (CIA) devreye girdiğini, Rumlara referandumda "evet" dedirtmek için manevi baskı misyonu taşıyan özel bir tim oluşturduğunu iddia etti.
       
       
    De Soto, tek tek görüşecek
        SEFA KARAHASAN Lefkoşa

        KIBRIS müzakerelerinde dün yapılan 14. görüşmede, başlaması öngörülen al - ver sürecini başlatmayan BM Genel Sekreteri'nin Kıbrıs Özel Danışmanı Alvaro De Soto, taraflardan Annan Planı'nda değişiklik taleplerini belirtecekleri birer yazılı belge istedi. De Soto'nun, bu belgeler temelinde KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş ve Rum Yönetimi lideri Tasos Papadopulos'la ayrı ayrı görüşmeler başlatacağı açıklandı.
        Kıbrıs'taki BM Barış Gücü (UNFICYP) Sözcüsü Brian Kelly, yaptığı açıklamada, De Soto'nun bu niyetini, dünkü görüşmede liderlere anlattığını söyledi. Kelly, bu süreçte liderleri hafta içi her gün bir araya getiren görüşmelerin gerekmedikçe yapılmayacağını belirtti ve "Liderler, ancak gerekirse görüşecek" dedi. KKTC Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş da, dünkü görüşmenin ardından yaptığı basın toplantısında, De Soto'nun, görüş ayrılıklarının derinliklerinden ötürü, al - ver sürecine geçilemeyeceğini anladığını, değişiklik taleplerini pazartesi gününe kadar madde madde istediğini, taraflarla ayrı ayrı görüşerek bir al - ver sürecine girilip girilemeyeceğini anlamaya çalışacağını söyledi.
        Denktaş, bunun, "Yüz yüze görüşmeler kalkıyor, dolaylı görüşmelere geçiliyor" şeklinde algılanmaması gerektiğini de belirtti. Denktaş, basın toplantısı sırasında Cumhurbaşkanlığı bahçesine giren ve "Size güveniyoruz. Bizleri koruyun" diyen KKTC Göçmenler Derneği üyelerine, "Bize güvenmekle iş bitmez. Kendinize göçmen demekten de vazgeçin" dedi. Denktaş, müzakere takvimini "insafsız" olarak nitelendirdi.
       
       

    DÜNYA


    'Verecek bir şeyimiz yok'
    Ne işkenceydi ama
    Sandığın gücü
    CIA'nin Türkiye sırları
    Dünya turu





    Sami KOHEN
    Bu bela nasıl biter?..


     2002 yılında dünyada yaşananlar...
     Dünyada 2001 yılında neler oldu?
     2001 yılında Türkiye'nin dış ilişkileri