13 Mart 2004 Cumartesi
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Al-ver

       
    Kıbrıs'ta dün al - ver aşamasına geçilecekti, ancak, geçilemedi.
    Rum tarafının işi yokuşa sürmesi nedeniyle, De Soto yöntem değiştirmek zorunda kaldı. Türk ve Rum taraflardan taleplerini ayrı ayrı istedi. Bu talepler üzerinde çalıştıktan sonra yine taraflarla ayrı ayrı görüşecek "al - ver" için zemin yaratacak. Olumlu gelişme gözlerse yine tarafları yüz yüze getirecek.
    Bu yöntem değişikliği de gösteriyor ki, Kıbrıs'taki görüşmelerden bir sonuç alınması mümkün değil. Yine Denktaş'ın açıklamaları ortaya koydu ki, Rum tarafı bu aşamada uzlaşmaya yanaşmıyor. Türk tarafının bütün önerilerini görüşmeden geri çeviriyor. Bu tavır nedeniyle de ilerleme sağlanamıyor.
    Bu Ankara ve Denktaş için sürpriz değil. Rum tarafının 1 Mayıs'a kadar süre kazanmak için her yola başvuracağı biliniyordu.
    Bu uzlaşmaz yaklaşımıyla ilk aşama olan Kıbrıs'taki görüşmeleri geride bırakacakları anlaşılıyor. Zaman kısalıyor.
    Ankara bunun farkında. İkinci aşama olan dörtlü görüşmelerde Rum tarafı tutumunu değiştirir mi? Uzmanların görüşüne göre ciddi bir baskı ve yaptırımla karşılaşmazlarsa, ikinci aşamada da yine aynı politikayı izlemelerini beklemek gerçekçi olur.
    Türkiye ve Yunanistan'ın devreye girmesi, Türk isteklerinin plana taşınması için güvence oluşturmuyor. Yunanistan, Papadopulos'un Kıbrıs'ta izlediği politikayı izlerse yine zaman kazandırıcı yollara başvuracaktır. Bu nedenle Ankara dörtlü aşamada ABD, AB ve BM'nin Rum tarafına ciddi bir baskı uygulaması gerektiği düşüncesinde...
    Zürih'te yapılması beklenen dörtlü toplantı sürecinde, sonuçlandırıcı olabilmek amacıyla Kofi Annan'ın da görüşmelere belli bir aşamadan sonra katılabileceği belirtiliyor. Otomatik referanduma bağlanmış bu yöntemde, Türk tarafının olmazsa olmaz saydığı isteklerinde ısrarlı olması Kıbrıs Türkünün geleceği açısından yaşamsal önem taşıyor. Kıbrıs Türkünün, Türkiye için ikincil bir amaç olduğu izlenimi verilmesi büyük hata olur.
    Türkiye ve Türk tarafının uzlaşmayan tarafın Rumlar ve Yunanistan olduğunu dünyaya iyi anlatmasında fayda var. Eğer sonuç olumsuz olursa, bunun Türk tarafının tavrından çok Rum tarafının tutumundan kaynaklandığını anlatmak gerekiyor ki, sonuçta yine Türkiye ve Kıbrıs Türkü haksız yere cezalandırılmasın.
    Türkiye olmazsa olmazlara sahip çıkmalı ve Kıbrıs Türkünün arkasında olduğunu göstermeli. Konuyu tarih almak için aşılması gereken bir engel gibi değil, Kıbrıs Türkünün haklarını koruyacak, geleceğini güvence altına alacak bir sorun olarak görüp, yaklaştığını ortaya koymalı...
   
    fbila@milliyet.com.tr
   
   





Taha AKYOL
"El Kaide değil!"

Çetin ALTAN
Bol keseden beş daha...

Melih AŞIK
Otoyol hızı...

Fikret BİLA
Al-ver

Hasan CEMAL
Gençler çözümden başka şey istemiyor

Güneri CIVAOĞLU
İki maske

Can DÜNDAR
Fazla fişiniz var mı?

Abbas GÜÇLÜ
Gençler hayatta en çok neye önem veriyor?

Sami KOHEN
Bu bela nasıl biter?..

Hasan PULUR
James Bond romanı gibi...

Derya SAZAK
Başkan Celal Doğan Başbakan'la yarışıyor!

Meral TAMER
Türbana odaklanıp terörü unutan Avrupa'ya uyarı

Tamer HEPER
Dert içinde dert

Yaman TÖRÜNER
Kredi kartı sorunları aşılabilir

Güngör URAS
Zeytinin iyisi "alacalı" olur

M. Ali BİRAND
İspanyollar kalbimizde...