|


Türbana odaklanıp terörü unutan Avrupa'ya uyarı
Daha 1,5 ay önce, Dünya Ekonomik Forumu'nun Davos'taki son toplantısında dikkatimi çekmişti. Müslümanlara ve İslamiyete karşı son dönemde gözle görülür biçimde artan ilgi, Amerikalı seçkinler için terör, Avrupalılar için türbanda odaklanıyordu. Bu noktada net bir ayırım vardı.
11 Eylül'le can evinden vurulmuş olan Amerika, Harvard Kennedy School of Government gibi en saygın üniversitelerindeki profesörlere El Kaide, Usame Bin Ladin üzerine araştırmalar yaptırırken, Avrupalılar 2 ana eksende küreselleştiği düşünülen İslamın, terör ayağını görmezden gelerek sadece türban üzerine kafa yoruyorlardı.
Avrupa'nın 11 Eylül'ü
Madrid'de 200 civarında kişinin ölümü ve 1500'e yakın kişinin yaralanmasıyla sonuçlanan terör eylemi, bir süredir Avrupa'nın gündeminden düşmüş olan terörün, yaşlı kıtada yeniden ciddi ciddi düşünülmeye başlanmasını tetikleyecektir. Gelecek yılki Davos toplantılarında, yakın tarihinin en kanlı terör eylemini yaşayan Avrupa'dan terör üzerine ne tür değerlendirmeler geleceğini şimdiden merak ediyorum. (Bu değerlendirmelerin Amerikalılarınkinden hayli farklı olacağına kuşku yok).
Dün bizim yerli gazetelerin bir kısmı Avrupa'yı can evinden vuran bu terör eylemini "İspanyollar şokta" ya da "Terör İspanya'yı vurdu" başlıklarıyla verirken, en can alıcı manşeti Sabah atmıştı: Avrupa'nın 11 Eylül'ü.
El Kaide uzmanları
El Kaide üzerine "uzmanlaşmış" Amerikalı akademisyenlerden, örgütün misyonu, vizyonu, gerçekleştirdiği eylemlerde yerel örgütlerle işbirliğine verdiği önem, franchise sistemiyle çalışması, güçlü ikna kabiliyetiyle dünyanın dört bir yanında sempatizan sayısını hızla arttırması, insanları bağış ve eylem yapmaya kolaylıkla motive etmesi v.s. gibi konularda saatler süren analizleri daha 1,5 ay önce Davos'ta dinlemiş biri olarak, son terör eylemi üzerine aklımdan geçenleri peşpeşe sıralamak istiyorum:
El Kaide mi, değil mi?
Mekan olarak Avrupa, gün olarak da 11 Eylül'ün tam 6 ay sonrası 11 Mart seçilmiş. Eylem, çapı itibarıyla çok büyük. Avrupa'da yakın tarihin en büyük terörist eylemi.Biri uçak diğeri tren ama, tıpkı 11 Eylül gibi genel bir ulaşım aracında aynı anda 4 patlama.Unutmayalım, El Kaide 11 Eylül'ü yaklaşık 1 yıl sonra üstlenmişti.Bir de şu var: Artık neyin El Kaide'nin eylemi olup, neyin olmadığını söylemek çok zor.
ETA yapmış olsa bile
El Kaide'nin yerel örgütlerle olan güçlü bağları ve eski teröristlere yüksek motivasyon sağlayan yöntemlerini dikkate alırsak, eylemin ETA militanlarına yaptırılmış olması da pekâlâ mümkün. İspanyol yetkili makamları, pazar günü yapılacak seçimlerin öncesinde ETA'nın büyük bir eylem hazırlığı içinde olduğunu zaten tesbit etmişti. Eylemi üstlenecek olan El Kaide değil de ETA desek bile o takdirde de:
a) Eylemin El Kaide'den ilham alınarak gerçekleştirildiğini,
b) Ya da El Kaide ile yakın işbirliği yapılarak teknik destek sağlandığını,
c) Yarın - öbür gün İngiltere'de İRA, İtalya'da Kızıl Tugaylar örgütü üyelerinin de El Kaide tarzı benzeri terör eylemlerine girişebileceklerini,
İhbarlar değerlendirilip her türlü önlem alınsa bile, eylemi kafaya koyanın mutlaka başarıya (!) ulaştığını herhalde söyleyebiliriz.
El Kaide'nin 3 misyonu
Avrupalısının da Amerikalısının da artık anlaması lazım ki, bu eylemler dünyanın bugünkü ahvaline tepki! Kimi yoksulluğa, kimi eşitsizliğe, kimi işsizliğe, bir kısmı iktidarların kayıtsızlığına, bir diğer kısmı da ulusal duyarsızlığa tepki olarak ortaya çıkıyor. Şiddet örgütleri, "öyle ortam var ki, belki bir yere varırız" diyor.
Harvard Kennedy School of Government'ten Prof. Jessica Stern, Davos'ta El Kaide'nin 3 misyonunu şöyle özetlemişti:
İlk misyon: Rus askeri gücünü Afganistan'dan çıkartmak
İkinci misyon: Amerikalıları Suudi Arabistan'dan çıkartmak
Son misyon: Yeni dünya düzenini yıkmak
El Kaide, bir misyonu tamamlamadan diğerine geçmiyor. İlk ikisinde başarıya ulaştıktan sonra ortaya koyduğu bu çok iddialı 3. misyon, bakalım suları hangi yöne doğru akıtacak?
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|