|


Dert içinde dert
Uzun zamandır kat mülkiyeti ve kira yazmıyordum, bitmez tükenmez kiracı problemlerine yeni bir problem eklenmese yine de yazmayacaktım, ancak kira ilişkisinde önemli bir mesele var ve ben okuyucularımı uyarma ihtiyacını hissettim.
Biliyorsunuz yepyeni bir Medeni Kanunumuz oldu. İşte emekleme dönemindeki bu kanunda bir madde diyor ki:
"Eşlerden biri, diğer eşin açık rızası bulunmadıkça, aile konutu ile ilgili kira sözleşmesini feshedemez, aile konutunu devredemez, veya aile konutu üzerindeki hakları sınırlayamaz.
Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsil sorumlu olur."
Gördünüz mü problemi. Siz eli yüzü düzgün birine evinizi kiralıyorsunuz sonra sözleşmenin kiracı yanı olan eli yüzü düzgün birinin eli yüzü düzgün olmayan eşi karşınıza çıkıp durduk yerde sizin kiracınız oluyor.
Peki biz evi kime kiraya verdik? Deyin ki ailenin erkeğine, o halde hanımı bir gün karşımıza çıkıp, onunla mukavele yapmadığımız halde söz sahibi olacak. Tanımadık, bilmedik biri benim kiracım olacak. Yani yeni yasayla aile içindeki bir problemi halledelim derken aile dışındaki birilerini yani kiralayanı aile probleminin içine sokuyorsunuz. Çok mu mantıklık?
Evini kiraya verecek biri adına kira görüşmesi yaparken hanımını da görmek istediğimizi söylediğimizde bir dayak yemediğimiz kaldı. Adam ne bilsin karısının da bir gün karşımıza taraf olarak çıkabileceğini, gözünün önünde sarkıyoruz sandı.
tamerheper@host.com
|
|

|