|
|


Eften püften taktikler!
Birlikte uyumayacaksam neden evlendim ki? Sarılıp yatmayacaksam, lego olmayacaksam, uyurken o çok sevdiğim teninin kokusunu duyamayacaksam...
Duygu Asena tuhaf fikirlerini yazmaya başladı gene! Aynen kaldığı yerden devam. Yerinde saymaya devam ediyor yani. Ben onun kitaplarıyla büyümedim çok şükür! Yoksa böyle yazılar yazabilir miydim? İşte size bir örnek: Rahatsız olmak istemeyenler, horlayan eşinden ayrı yatsınmış... Öyle "Geleneklerimize ters", "Komşular ne der?" diye düşünmeden odasını, yatağını ayırsınmış... Kendini özletecekmişsin. "Sanki o an buluşmuş gibi karşılıklı kahvaltılar edelim. Bu sorunu da otuz yıldır yazarım... ('Horlayan eş sorunu'ndan bahsediyor) Çünkü düşünülecek, ciddi bir konu bence" diyor. Zaman değişti, horlamaya çoktan çare bulundu, bilmiyor galiba.
Ay, yazarken bile içime baygınlık geliyor! Komşular nerden bilsin benim evde ne halt ettiğimi? Aynı yatakta yatmanın gelenekle ne ilgisi var? Doğal ihtiyaç; hayatın karmaşasından kaçıp sığındığın evinde, yuvanda, kendi yatağında uyurken sevdiğine sarılıp, onun sıcaklığıyla biraz şefkat depolayamaz mı insan! Her şeyi de "gelenek" diye raflara dizme öyle ezbere! Öğrenmenin yaşı yok.
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Birlikte uyumayacaksam neden evlendim ki? Sarılıp yatmayacaksam, lego olmayacaksam, uyurken o çok sevdiğim teninin kokusunu duyamayacaksam, nefes alışından yanımda olduğunu hatırlayıp mutlu olmayacaksam... Plastik mankenle mi evlendim canım! Orada uyuyan benim canımın içi! Ha, ne zaman artık "canımın içi" olmaktan çıkar, işte o zaman değil yan odada, aynı evde bile uyumaz! Hem öyle "o an karşılaşmışız da kahvaltı edecekmişiz" gibi eften püften taktiklerle de tekrar birbirimizi sevmeye başlayacak halimiz yok ya! Horluyor diye ayrı yatılmaz yani! Bu ne dezenfekte evlilik anlayışı!
Duygu Asena kendini rahat bırakıp da kimseyi sevememiş galiba. Üstelik kadın olmanın tadına da hiç varamamış... Yoksa bu kadar "güç yanılsaması" yaşamazdı. Adamlar patır patır metroseksüel oluyorlar, dünyada homoseksüel nüfus artıyor, neden acaba? Sen hâlâ "Evleneceksem ayrı evde oturayım, horluyorsa öbür odada uyuyayım" deyip de bir başına derinlere daldığın uykundan uyanma! Yakında "erkek" kalmayacak ortada! Git eczaneden bir horlama ilacı al, "Güzelimin rahat uyuması için üşenmedim, gidip eczaneden ilaç bile aldım" deyip de sevgiyle içiriver!
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
Meleğime sarılıp uyumayayım da ne yapayım? Deli miyim canım! Güzel bir ilişkim olması için beni özlemesine gerek yok. Zaten gün boyu ayrıyız...
"A, bu adam horluyor! A, tuvalete de gidiyor!" Uzaylı ya, ondandır!
İyi oyunlar herkese...
Hap bilgiler
Kadınlara: Birlikte olduğunuz erkeğin beğenmediğiniz her türlü davranışını sevgiyle değiştirebilirsiniz.
Erkeklere: Birlikte olduğunuz kadın davranışlarınıza müdahale etmiyorsa ya sizi sevmiyordur ya da kendine güveni yoktur.
Öptüm sizi
Çağla Şıkel Türkiye'nin ilk "metrokadın"ı seçilmiş! Herhalde "metroseksüel" demek istiyorlar... "Türkiye'nin ilk 'metrokadını' seçilmek benim için onur verici" demiş bir de, sanki iyi bir şeymiş gibi! Meselenin sadece solaryum, bakımlı olmak ve iyi görünmek olduğunu sanıyor belli ki. Onu "metrokadın" seçenleri de, Çağla Şıkel'i de şefkatle öptüm.
İngiliz bilim adamları, pembe renkteki ojeleri tırnağından eksik etmeyen ünlü futbolcu David Beckham'ın kadınsı bir beyne sahip olduğunu açıklamışlar... Öptüm ben bu bilim adamlarını. Bizim ojelerimizden uzak durun!
Çekinmeyin, Sorun! Daha iyisini Bileniniz Varsa Da Anlatsın!
Sizi okurken insanın evliliği sevmemesi mümkün değil!
Sabah işe gelirken serviste sizi düşünüyordum... Gazete yazılarınızın, kitaplarınızın ve internet sitenizin bana ve hayatıma son bir yıldaki etkisini... Tabii ki fark edemezsiniz ama gerçekten size çok şey borçluyum. Bilip de farkında olmadığım, cesaret edip de yapamadığım çok şeyi yapabilmeme sebep oldunuz. Kendinize güvenli yazdığınız yazılar yüzünden bana da güven geldi. İş hayatımda, evde, özellikle ilişkimde neler yapabileceğimi gördüm. Kendimi değerli hissettim. Aslında hepsinden önemlisi Metin'i unutmaktaki en güzel süreci geçirdim. İnsanın sizi okurken evliliği sevmemesi mümkün değil. Mutlu bir kadın olduğunuz, mutlu bir evliliğiniz olduğu her satırınızda var. Bir psikoloğa gitsem böyle sizdeki gibi pozitif bir enerji bulamazdım. Bu kadar kendimle barışık bir yıl geçiremezdim. İnternet siteniz sayesinde tanıdığım arkadaşlar var bir de... Yıllarca uğraşsam böylesine zeki arkadaşlar bulamazdım. İyi ki varsınız...
Emel Yıldırım
* * *
Siz de iyi ki varsınız. Mektubunuzu teşekkür etmek için yayınlamak istedim. Böyle mektuplar yazan bütün okurlarıma... Hem birazcık övünmek benim de hakkım canım. Egoma "hormonlu" diyorlar ya, boşuna mı? Bayılıyorum mektuplarınızı okuyup cevaplamaya... Hele bana geri dönüp cevap mektuplarımda yazdıklarımın sonucunu anlatanları daha çok seviyorum...
Kılavuz karga oyunu!
Erkek: Kadınlar erkeklerden ne istiyor?
Kadın: Başarı!
www.ilhanuckan.com
|
|


|