25 Mart 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Bürgenstock zirvesi!

        BÜRGENSTOCK, İsviçre
   
    İkisi de genç ve aynı kuşaktan. Ama iki farklı siyasal çizgi ve partiden geliyorlar. Seçim sonrası, geçen aralık ayında birlikte kurdukları koalisyon hükümetinde biri büyük, öteki küçük ortak. Cumhurbaşkanı Rauf Denktaş'ın bunca yıldır görüşmeci olarak ilk kez katılmayacağı tarihi bir zirvede KKTC'yi temsil edecekler.
    Başbakan Mehmet Ali Talat, Dışişleri Bakanı Serdar Denktaş'la İstanbul'dan Zürih'e uçuyoruz. Dostlukları iyi. Birbirlerine takılıp şakalaşıyorlar.
    Talat, uçak kalktıktan sonra bilgisayarını açıyor, yeni Kıbrıs devletinin ulusal marşını dinletiyor. Çözümün finansmanı konusunda ABD ve AB ile birlikte Türkiye'nin de kesenin ağzını açıp açmayacağını sorunca, Serdar Denktaş buna ihtimal vermediğini belirtiyor:
    "Daha ne isteyeceğiz anavatandan?.. Can istedik verdiler. Kan istedik verdiler. Ses istedik verdiler."
    Arkadan Talat'ın sesi:
    "Bak şimdi Denktaş'laşıyor!"
    "İyilikten başka ne gördün Denktaş'tan?.." diye geliyor yanıt. Talat buna da bir espriyle karşılık verince, Denktaş yastığı alıp Mehmet Ali Talat'a fırlatıyor gülerek...
    Gelmeden önce Rauf Denktaş'ın bazı telkinleri olup olmadığını soruyorum. "Elinizi sıkı tutmayın. Hatta Tayyip Erdoğan'dan bir adım ileride olun dedi" diyerek kahkahayı atıyor Talat... İyi geçindiklerini söyleyince, Serdar Denktaş'ın karşılığı "Birbirimizi dengeliyoruz" oluyor.
    Zirveden ne çıkacak?
    Tarih yazılabilir mi Bürgenstock'ta? Ne Talat'ın ne Denktaş'ın zirveden tarihi bir uzlaşmayla çıkılacağına ihtimal verdiklerini sanmıyorum. İki hafta önce Lefkoşa'da kendileriyle yaptığım sohbetlerde de aynı izlenimi edinmiştim. İş sonunda öyle anlaşılıyor ki 'hakem'e kalacak. Gelecek hafta, 31 Mart günü BM Genel Sekreteri Kofi Annan'ın, tabii boşlukları doldurduktan sonra her iki tarafa da "Alın bu metni 20 Nisan'da referanduma sunun!" demesi en yakın ihtimal...
    Serdar Denktaş şöyle diyor:
    "Annan 31 Mart günü planı elimize tutuşturur. Uçağa bineriz Talat'la. Metni bu aramıza koyup bakarız. İstanbul'a inerken de karar veririz, ya evet, ya hayır..."
    İkisi de gülmeye başlıyor.
    Serdar Denktaş'a göre en önemli konu mal mülk... Şehit puanıyla, gazi puanıyla, mücahit puanıyla mal mülk satın almış, sonra bunlar üst üste el değiştirmiş... "Bunun içinden nasıl çıkılacak?" diye soruyor Serdar Denktaş...
    Türkiyeli göçmen yerinden yurdundan olacak. Yeni evinin parasını kim verecek? Rum evini satacak, Türkiyeli o parayı nasıl bulacak? Rum geri gelmeyecek ama evini kiralayacak. Kira parasını nereden sağlayacak? Diyelim, Kıbrıslı Türk'ün Güney'deki evi 10 bin Kıbrıs lirası. Ama Girne'de oturduğu ev 30 bin pound. Aradaki farkı ödemesi gerektiği kendisine söylenince ne olacak? Güzelyurt'ta, yeni Güzelyurt yapılacak. Yeri belli ama nasıl sağlanacak bunun finansmanı? Projesi nerede? Üç yılda geçiş sağlanamadı, Türkleri çadırlara mı çıkaracağız?
    Serdar Denktaş, bu sorularla ilgili olarak "Allah bilir!" yanıtını veriyor alaylı bir dille... Bürgenstock zirvesi"nden bu konularda fazla bir şey çıkacağına ihtimal vermiyor. Asıl 'kıyamet'in mal mülkle ilgili olarak kopacağını belirtiyor.
    Başbakan Talat daha sakin.
    Fazla konuşmuyor. Bardağın daha çok dolu tarafına baktığı anlaşılıyor. Serdar Denktaş'a bunu söyleyince, bardağın boş tarafına bakmadan yol alınamayacağını ekliyor:
    "Bakmayın Talat'a. Onda da tereddütler arttı. Şimdi ara sıra o da 'Acaba bu planı fazla mı melaikeleştirdik?' diye sormaya başladı."
    Olmazsa olmazlarımız...
    Kırmızı çizgilerimiz...
    Bunları da konuştuk Zürih'e uçarken. (1) Sınırın düzleştirilmesi... (2) İki kesimliliğin güçlendirilmesi... (3) Türkiye'nin garantörlüğünün daha sağlam kazığa bağlanması... (4) Ve derogasyon... Yeni Türkçe deyişle ayrıksılık ya da istisnaların Avrupa hukukuna nasıl dahil edileceği? Ya da tek tek Rumların Avrupa Adalet Divanı'na başvurarak bu istisnaları iptal ettirmelerinin nasıl önleneceği?
    Mal mülk dahil bu konuların tümünde büyük değişiklikler olabilir mi? Düzeltmeler, rötuşlar evet. Ama artık büyük değişikliklerin gelmesine ihtimal verilmiyor.
    Annan planı bugüne kadar üç kez değiştirildi. Türk tarafı açısından olumlu bazı adımlar atıldı. Şimdi dördüncü kez ele alınıyor. Yine bir şeyler olacak. Bu açıdan özellikle Washington - Ankara hattından gelen bazı sözler gündemde...
    Sonunda ne çıkacak?
    Kıbrıs'ta çözüm açısından belki de en önemli konu herhalde Başbakan Erdoğan'ın değerlendirmesi olacak. 31 Mart günü, "Bundan iyisi can sağlığı!" mı diyecek, yoksa... Beklemek lazım.
    Bürgenstock'ta kar yağıyor, göz gözü görmüyor. Kıbrıslı yazılar bir süre İsviçre Alpleri'nden göle bakan bir otelden sürecek.
   
    h.cemal@milliyet.com.tr
   
   
   





Taha AKYOL
Kıbrıs'ta çözüm?

Çetin ALTAN
Parti flamaları ve atıp tutma cümbüşü...

Melih AŞIK
Yeşili kim geri getirecek?

Fikret BİLA
İki kesimlilik

Hasan CEMAL
Bürgenstock zirvesi!

Yılmaz ÇETİNER
Doktorunu seçme özgürlüğüne çelme atılmasın!

Güneri CIVAOĞLU
Kirleterek yarış

Abbas GÜÇLÜ
Bursa'da şanslar eşit

Hurşit GÜNEŞ
Devletin dış borçları azalmıyor. Neden?

Doğan HEPER
Pazartesi kimlerin utanç günü?

Sami KOHEN
Böyle giderse...

Mehmet Y. YILMAZ
Şaron'un terör tuzağı

Meliha OKUR
2 bin 100 VIP'e yurtdışı yasağı

Hasan PULUR
Alaturka demokrasi...

Derya SAZAK
Topbaş, Sirmen yarışı

Meral TAMER
Prof. Stiglitz, Mumbai'den sonra İstanbul'da

Güngör URAS
Yaz tahtaya... Ama... (...ödenemez)

Serpil YILMAZ
Kanal 7 yerine TV 5

M. Ali BİRAND
Anket, CHP'nin oy oranını arttırır