|
|


Ayakkabı mesajdır!
"Seni aşkla seviyorum, hep ama hep ilgini istiyorum" diyen her model kırmızı, kıpkırmızı ayakkabılar... Ayakkabılar ne de çok şey söyler!
Yeni kitabım bitmek üzere ama bahar geldi, bana bir haller oldu. Tembelleştim. Sokağa çıkmak, Beyoğlu'nda masalarını açık havaya çıkarmış yerlerde arkadaşlarımla kahve içip, fallar bakışıp, muhabbet etmek de pek güzel oluyor. Ama kitabın karakterleri beni bekliyor... Hani yazmaktan keyif almasam tamam... Yani "bahar ve suçluluk duygusu" son günlerimin favori konusu. Sonunda kendime bir oyun ettim, gidip şeker gibi kırmızı bir ayakkabı aldım. Şimdi o ayakkabıyı giyip sokağa çıkmak için kitabımın bitmesini bekliyorum. Kendinize ödülü baştan verirseniz yararı oluyor yani...
Ayakkabıya fetiş derecesinde düşkün çok kişi tanıdım. Ben de onlardan biriyim. Mesela çok uzun zamandır pek sevdiğim için giymeye bile kıyamadığım kırmızı rugan ayakkabılarım vardı. Onun kutusunda durmasına özellikle bayılırdım. Sonunda giymek için kutusundan çıkardım; iyi mi, ayağıma küçük geldi. Düşünün ne zamandır o kutuda duruyorlar...
İşte Bilirkişi olarak yazıyorum:
Her ayakkabı ruh haliniz hakkında bir mesajdır aslında: İnsanı taptaze hissettiren, çiçekli elbiselerin altında, renkli, hafif topuklarıyla her adımda şakıyanlar; kapalı ve koyu renkleriyle otoriteni destekleyenler; hafif erkeksi havalarıyla, yalnız hissettiğinde seni kendine yettiğine ikna edenler, özellikle de botlar; sevgilinle el ele gezerken "Senin sevginle kuşatılmaya ihtiyacım var" diyen, baştan çıkarıcılıkla şefkat ihtiyacı arasında zikzak çizen açık, apaçık ayakkabılar... "Seni aşkla seviyorum, hep ama hep ilgini istiyorum" diyen her model kırmızı, kıpkırmızı ayakkabılar... Kırmızı ayakkabılar, erkeği sanki biraz tehdit eder gibidir... Bu ayakkabıyı giyen bir kadına ihtiyacı olan ilgiyi ve sevgiyi göstermezseniz, sanki sizi unutup adımlarına devam edip de gidiverecekmiş gibi yanınızdan...
Bugünkü yazımın ana fikri şu:
1. ana fikir: Eşim yeni aldığım kırmızı ayakkabılarımı görünce pek şaşırdı. "Nankör!" dedi gülerek. Bazen şaşırtmaca yapmak iyidir. Ah benim güzel kırmızı ayakkabılarım! Nasıl da sevilmeye doyamıyor insan!
2. ana fikir: Erkeklerin giydiği ayakkabıların, onların kişilikleri hakkında verdiği ipuçlarını yazdığımdan beri özellikle erkek okurlarımdan gelen "Kadın ayakkabıları hakkında yazmayacak mıyım?" sorularına cevap vermenin zamanı geldi. Yazmaz olur muyum, yazdım işte.İyi oyunlar herkese...
Kılavuz karga oyunu!
Kadın: Bak, ayağımda spor ayakkabılar var. Bil bakalım ne istiyorum!
Erkek: "Kalıcı bir ilişkiye hazır değilim" mi demek istiyorsun?
Kadın: Bilemedin! Sadece rahatça yürümek istiyorum.
Öptüm sizi
Özcan Deniz'in sesine bayılıyorum. Evde hiç durmadan "Beni Affet" çalıyor. Beni affetmesini istediğim kimse de yok ama "Keşke bana dargın biri olsa da beni affetse" dedirtiyor onun sesi insana... Bir de "Acaba şimdiye kadar yanlış şarkılar mı söylüyordu?" diye bir merak uyandırıyor ister istemez... Öpüldünüz güzelim!
Yalın'ın albümü çıktı çıkalı İstiklal Caddesi'nin o en sevdiğim şeyi olan yürüdükçe değişen müzikleri bitti, her yerde aynı şey çalmaya başladı. "Ellerine sağlıııkkk..." Sadece burasını biliyorum şarkının. Ama içim bayıldı artık benim! Başka şarkısı yok mu canım! Caddede yürürken hep içimden
"Değiştir!" diyorum. Hani vardı ya televizyonda öyle bir yarışma... Öptüm güzelim seni. Değiştir!
Çekinmeyin, Sorun! Daha İyisini Bileniniz Varsa Da Anlatsın!
"Bana geri döndüğü an öcümü almak istiyorum!"
İyi günler İlhan hanım. Benim dört yıl süren, evliliğe doğru gittiğini sandığım ama hiç ummadığım anda iki sene önce ayrıldığım bir ilişkim oldu. O zamandan beri başka biriyle birlikte ama her zaman beni sevdiğini ve benimle evlenmek istediğini söyleyip duruyor. Onu hiç aramıyorum ve görüşmüyorum ama her seferinde bir yolunu bulup bana ulaşıyor. Birlikte olduğu insanla cinsel birlikteliği olduğu için ona acıdığını ve bu yüzden ayrılamadığını söylüyor. Ve ben de açıkçası bana geri döndüğü an öcümü almak istiyorum. Lütfen bu konuda bana yardımcı olun. Sevgiler...
M. O.
* * *
Bazı erkekler vardır, ilişkiniz bitse bile onu sevmeye devam etmenizi isterler. Bunun için de tam onu unutmaya başladığınız anda ortaya çıkıp sizi ne kadar sevdiklerini tekrar tekrar söylerler. Ne sizinle birlikte olurlar ne de peşinizi bırakırlar. Aslında sevildiklerini anladıklarında ne yapacaklarını kestiremeyip panikledikleri için çareyi kaçmakta bulurlar ama uzaktan uzağa da sevildiklerini bilmeye ihtiyaç duyarlar. Tabii size hiçbir yararları olmaz. Zamanınızı boşa harcatırlar. İntikam konusuna gelecek olursak... Bunun çoğunlukla zaman kaybı olduğunu düşünürüm. Hem zaten onu unuttuğunuzda beklentisini boşa çıkarmış olacağınız için sahiden intikam almış sayılacaksınız. Yolunuza devam edin...
Hap bilgiler
Kadınlara: Erkekler için yüksek topuklu olanları dışında giydiğiniz her ayakkabı sadece ayak kabıdır. Başka kadınların ayakkabılarına bakıp yorum yaparak onları bilgilendirmenizde yarar var.
Erkeklere: "Dost başa düşman ayağa bakar" derler ya, inanmayın, siz sevdiğinizin ayağına bakın. Belki söyleyecekleri vardır.
www.ilhanuckan.com
|
|


|