|
|


Mezar taşı
"Ölüyü rahatsız etmeyin, altın dişleri yoktur"! Mezar taşına kazınmış bu uyarı, beyin kimyamı bozdu salı sabahı. Kara mizahın kapkarası.
Gerçi İskenderun'daki Çankaya kabristanı görevlileri hafif kırılmışlar rahmetliye; "Bizim mezarlıkta böyle şeyler olmaz", "töhmet altında kalıyoruz" falan demişler ama, onun "vasiyeti" mezar soyguncularına. Henüz oralarda vukuat yoksa, hiç olmayacak değil ya; gelirler yakında.
Ne önlem ama değil mi?..
Hırsızları yormamak mı istiyor, başka mezara mı yönlendiriyor, soydaşlarına, dindaşlarına mı güvenemiyor? Yoksa ülkesindeki insanlar, güveni mi hak etmiyor? Daha da önemlisi, doğru mu söylüyor rahmetli?..
Huylanıyor insan "Bu mezarda altın yok" uyarısına.
Ne derseniz deyin, her şeyin özeti o mütevazı mezar taşında. Ama her şeyin!..
Mesela Avrupa Birliği'ne girme ihtimalimizden tutun da, ekonomiden gelir adaletine, ahlaktan sevgiye neyimiz var neyimiz yoksa, bakın mezar taşına anlayın.
Acaba benzer bir notu da Ali Aydın'ın fotoğrafı altına yazsam mı diye düşünmedim değil.
"Hakemi rahatsız etmeyin, art niyeti yoktur"!..
En büyük Ali Aydın
Aslında heykeli dikilecek adam bu Ali Aydın.
Öyle bir iş yaptı ki; bağıranı da, ağlayanı da, kızanı da, dır dır konuşanı da memnun inanın !
En aykırı olandan başlayalım... Mesela Galatasaray açısından, söylendiği gibi bir felaket, dehşet, rezalet mi bu olay ? Hayır.
Galatasaray, Ali Aydın sayesinde berbat geçirdiği bir sezonda mağdur duruma düşmüş, yüzüncü yılını kutlayacağı gelecek sezon için "yatırım" yapmaya çalışmaktadır bugün.
Sınıfta kalacak tembel öğrencinin son sınavında, deprem olması kadar "hoş" bir bahanedir Galatasaray için bu derbi... Gündem değişmiş, ortak düşman belirlenmiş, birlik ve beraberlik sağlanmıştır. Uzun zamandır tüm Galatasaraylılar aynı fikirdedir bir konuda.
Herkesin gözü aydın
Ali Aydın'ın hatalarından Beşiktaş'ın şikayetçi olmadığı zaten ortadadır. Fenerbahçe ise çok sinirlenmiş gibi görünse de, yere düşen bu kozu alıp, elini açmıştır.
Bu olayın sarsıntısıyla "viraneye dönen" Süper Lig'in içinden sıyrılması çok daha kolaydır artık. "Geçici bir sıkıyönetim", altı puan ilerdeki Fenerbahçe'nin kalan haftaları kazasız belasız tamamlaması için gereken disiplini sağlayacaktır. Hatta Sayın Yıldırım garanti belgesi istemektedir.
Trabzonspor'a gelince, derin hesaplar içinde gözükmeyip "asaleti" yeğleseler de, "şaibede" taraflardan birinin Beşiktaş olması son tahlilde onlar için yararlıdır.
Siyasi yaşamın "dördüncü güç"ü, Süper Lig'in "beşinci büyük"ü medyada "aşırı konuşmaya dayalı" boğaz ağrısı dışında bir sıkıntı yoktur. Konu altın kadar kıymetlidir ve uzun süre gömülmeyecektir.
"Defin" işlemlerini atlamayın
Ali Aydın'ın herkese bir faydası dokunmuştur da, hakemlik camiasına, federasyona bir hayrı olmamış mıdır? Hem de nasıl!..
Akıl almaz hatalara Ali Aydın dürüstlüğünde bir hakem imza atınca anlaşılmıştır ki, "hatalar hakemlere mahsustur".
Ali Aydın para yer mi ? Yemez... Direktif alır mı? Almaz... Baskıya boyun eğer mi? Eğmez...
Gördünüz mü bakın; hakem hatalarında ne MHK'nin ne federasyonun suçu bulunmamaktadır!.. Günahı vebali boynunadır hakemin.
Bir değil, bin tane Ali Aydın feda olsun bizim ligimize! Sadece "defin" işlemlerinde kurala uymak lazımdır.
Teker yerden kalkmadan
Sayın Şenes Erzik, "Milli Takım'a teknik direktör tayininde geç kaldık" demiş. Bence geç kalınmadı. Hatta şu sıralar yapılacak bir atama "erken" sayılır. En az iki ay daha beklemek lazımdır.
Çünkü her federasyonun dilediği hoca ile çalışmak, hakkıdır.
Ne malum, Sayın Haluk Ulusoy'un tekrar aday olacağı. Olsa seçileceği. Seçilse gerekli şartlara sahip olacağı.
Bir haftada birkaç sezonluk yıprandı sayın başkan. Kendisini açık açık eleştiren Gençlik ve Spor Genel Müdürü de bir yandan...
Ha bir de yasa var. Bakarsınız oraya Sayın Ulusoy'un sahip olmadığı bir madde koyarlar. Mesela parlamentoya girmek, başbakan olmak için aranmayan yüksek tahsil gibi.
Sayın Erzik biraz daha sabretmeli. Sayın Celal Doğan da öyle... Uçağın tekerlekleri yerden ayrılana kadar olmasa bile, en azından rezervasyonlar yapılana kadar... Sayın Ulusoy'un devam edip etmeyeceğine kim karar verecek? Milli Takım'ın Avustralya turnesine katılacaklar.
Tevfik hoca
Süper Lig'de akkor haline gelmiş "pazar gecesi ateşi" suya daldırılmış kızgın kılıç gibi "tısss"layarak kapkara kesildi bir anda.
Tevfik Lav, Manisa yolunda trafik kazasında...
Epeyce olmuştu ben Tevfik Hoca'yı tanıyalı. Göründüğü gibi nazik ve bilgili bir insandı. Hatta bir defasında, "hocam" demiştim; "Senin meslekte biraz afra tafra da lazım"!..
O kadar mütevazı ve kibardı.
Önünde daha yüzlerce saygın ve aydın Tevfik Lavlar yetiştireceği yıllar varken bir maç gecesi, evine az kala, Manisa yolunda, trafik kazasında...
Çok acı...
O'na rahmet, ailesine başsağlığı dilerim. Kederli dostları, sevenleri, talebeleri, kulübünün acılarını paylaşırım.
Gürsoy gürledi
"Tahmin edildiği gibi" mi diyeyim, "endişe edildiği gibi" mi bilemiyorum; Sayın Ergun Gürsoy "yöneticilik mesleğine" bıraktığı yerden çok hızlı girdi maşallah...
"Hakemin cezasını biz veririz" cümlesiyle doruğa tırmanan derbi konuşması bazı Galatasaraylılar'ın incinen gururunu okşasa da, içerik ve çağrışım açısından hayli demodeydi.
Demode ve tehlikeli.
Bu sezon futbolcuda, hocada, stadda, yöneticide, hatta demeçlerde "bit pazarına nur yağdıran" Galatasaray'ın da, "bit pazarı gibi" karışık-bulaşık futbolumuzun da, limitlerini zorlar bu tehdit.
Küpe de zarar verir küpçüye de.
Göreceksiniz bu tarzı yeniden hortlatamayacak sayın Gürsoy... En azından Sayın Özhan Canaydın başkan olduğu sürece.
Aksi halde, herkes sığınaklara...
Devlet el koysun mu?..
"İşin suyu çıktı, devlet futbola el koysun"!
Kim bunu isteyenler ?
Futbolun "önemli" adamları.
Siyasi çizgileri pek belli olmasa da, yaşamı ve söylemleriyle "fiilen" liberal olması gereken "ileri gelenler".
Yani perhizin lahana turşuları.
Tutturdular şimdi "futbola devlet el koysun".
Gerçi "O" söylediğinde çılgına dönmüşlerdi ama, fikir Lucescu'nun.
Toplumsal kazanımları, nasıl babalarından kalan miras gibi rahatça harcayabiliyorlar? Çünkü onlar hata yapmaktan korkmuyorlar. Çok cesurlar. Hele kaybedilecek olan kişisel varlıkları değilse, har vurup harman savuruyorlar.
Yaptırım yok ki... "Yanılmışım" der öbür tarafa yatarlar.
Lafa gelince, özgürlük onların karakteridir. Sapına kadar demokrattırlar.
Belki de bu yüzden her iktidara ısmarlama kostüm gibi uyarlar!..
İşin tuhafı medeni geçiniyorlar işlerine geldiği zaman.
Ama seçimle, seçmenle, genel kurulla baş edemeyince kestirmeye sapıyorlar; "Devlet el koysun".
Ya "hukuk" ile "devlet"i, "adalet" ile "hükümet"i karıştırıyorlar veya futbol, özerklik falan umurlarında değil.
Benim olmazsa yok olsun kafasındalar!..
eguven@milliyet.com.tr
SPOR

ŞAKA GİBİ!
At yarışları
Avrupa Ligleri
Efes'ten dramatik son: 68-58
İkinci Lig Puan Durumu
Zaza, Memo'yu geçti!
Fenerbahçe şahlandı: 3-0
Ronaldo da yok
Hassas dengeler
Hagi çileden çıktı
Doğan kalıcı!
Ali Aydın düdüğü astı
Grekocular minderde
Deportivo mucizesi: 4-0
Haber turu...
Mezar taşı
Gel de yanma
|
|



|