|


Türk'le Rum'un eli...
Evet, Kıbrıs'ta uçlar birleşti. Geçmişin esiri olan iki uç, cumhurbaşkanları Denktaş'la Papadopulos 'hayır'da karar kıldılar.
Üstelik, kararlarını açıklarken ikisi de ağlamaklı oldu, gözleri doldu.
İkisi de devletlerini kaybedecekleri gerekçesiyle 'hayır'da birleştiler.
Sürpriz değil.
İkisinin de dili, üslubu birbirine çok benziyor. Barışın, uzlaşmanın söylemine hiç alışık olmadıkları gün gibi açık.
İkisi de eski savaşçı!
Biri EOKA, öteki uzun adı Türk Mukavemet Teşkilatı olan TMT geleneğinden geliyor.
Papadopulos Türk, Denktaş Rum sözcüğünü duymaktan hoşlanmıyor. Birbirlerine hiç güvenmiyor, birbirlerini günahları kadar sevmiyorlar.
İkisi de yeminli!
Papadopulos hala Enosis hayali içinde. Bütün Kıbrıs'ı Helen Cumhuriyeti yapıp bir gün Yunanistan'la birleştirmek mutlaka var kafasının arkasında...
Denktaş'a gelince...
Kuzey Kıbrıs'ı Türkiye'yle günün birinde birleştirmeyi tek çare olarak bellemiş. "Ya taksim ya ölüm!" yıllarında kalmış. Yani Kıbrıs'ın bölünmesinden yana... Bu arada Avrupa, Avrupa Birliği deyince de tüyleri diken diken oluyor.
İki uç bunlar.
İkisi de ezberlerini bozmaktan nefret ediyorlar. Bu nedenle ağızlarını her açışta 'mazi'den, 'düşmanlık'tan, 'savaş'tan söz ediyorlar. Dünya onlar için hala siyahla beyazdan ibaret. Soğuk savaş gözlükleriyle bakıyorlar dünyaya. Klasik deyişle zaman tünelinde kalmış ikisi de...
Kıbrıs tarihinin acılı sayfalarından kaynaklanan düşmanlık, anlaşılan iliklerine işlemiş, her ikisinin de gözüne sürgü çekmiş, geleceği göremiyorlar.
Ne yazık!
Barıştan korkuyorlar.
Uzlaşmadan korkuyorlar.
Hoşgörüydü, geçmişe dönük bağışlayıcılıktı, hiçbiri yok onların sözlüğünde, iç dünyalarında...
Varsa yoksa hortlaklar!
Ya geçmişin hortlakları bir gece ansızın mezarlardan, karanlık çukurlardan çıkıp dans etmeye başlarlarsa...
Bütün korkuları bu.
İnsanlığın iyi yanlarına, barışın dinamiklerine hiç güvenmiyorlar. Özgüvenleri yok. Çünkü sadece geçmişin berbat anıları onları kuşatmış. Bilinçleri bu yüzden körelmiş, barışın aydınlığını göremiyorlar.
Oysa Kıbrıs'ta barış mümkün.
Birlikte kazanmak mümkün.
Türklerle Rumların yeni bir devletin, Birleşik Kıbrıs Cumhuriyeti'nin çatısı altında barış içinde yaşamaları mümkün.
İngilizce win - win deyişinden gelen kazan - kazan formülünün hayata geçmesi, Türk'le Rum'un birlikte kazanması mümkün...
Ama ne var ki bu gerçeği Denktaş'la Papadopulos'un bu saatten sonra anlaması olanaksız. Kan davalarının damgasını vurduğu gizli gündemler bu ikilinin makulü yakalamasını olanaksız kılıyor.
Maalesef öyle.
Ama ikisi de aşılacak!
Barışın dili galip gelecek.
Çünkü çözümün bir ucunda barış var, öbür ucunda refah, aş ve iş var. Güzel bir geleceğe yatırım yapmak isteyenlerin eli, Türk olsun Rum olsun evete gidecek. İki taraf çözümde tokalaşacaklar.
Buna inanıyorum.
Çünkü barışa inanıyorum.
Çünkü Denktaş ve Papadopulos gibi geçmişin esiri olanların, Kıbrıs'ta güzel bir geleceği kuramayacaklarını, ancak olumsuzluklara, istikrarsızlıklara yeni kapılar açabileceklerini biliyorum.
'Hayır'da hayır yok!
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|