08 Nisan 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Pencereler

       
    Cezvede pişirilmiş köpüklü Türk kahvesi ikram ettiler.
    Bu arada dükkanlar gelen yabancılarla "akıcı" İngilizce, Fransızca, Almanca konuşuyorlardı.
    Rumca zaten yerel dil. Belli ki iyi eğitim almışlardı.
    Laflarken Rumlardan baskı, zulüm olup olmadığını sorduk...
    "Yok öyle şey, hele bir yapsınlar" cevabını verdiler ve bir "uç" örnek verdiler:
    Bayramlarda, kurbanlarımızı hem evlerimizin önünde hem burada, dükkanlarımızın önünde keseriz.
    Kanları aşağılara dere gibi yol yol akar."
    Sormuştum.
    Rumlar engel olmaz mı?
    Şikayet gelmez mi?"
    Öyle ya...
    Türkiye'de bile öyle uluorta sokaklarda, dükkan önlerinde kurban kesilmesini eleştirmiyor muyuz?
    Karşı çıktılar:
    "Hemen Avrupa'ya... Adalet Divanı'na başvururuz. İbadet özgürlüğümüz kısıtlanıyor diye dava açarız."
   
   
Yeni Hayatlar
    Bu söylem, olası Birleşik Kıbrıs Devleti'nde yaşayacak ada Türkleri için bir güvenlik ölçütüdür.
    2004 yılı yaşamını, 1974 yılının çerçevesi içinde yorumlamak zorlamadır.
    Yanıltır.
    Anlaşmalar, birincil hukuk - ikincil hukuk hiyerarşisi, elbette önemli ama; hepsinin üstünde, ada Türkünün elinde AB yurttaşlığı kimlik belgesi olacak...
    İsveçli, Avusturyalı, Fransız, İtalyan, Lüksemburglu ile bir Yunanlı ya da Kıbrıslı Rum, nasıl ki tam eşit Avrupa yurttaşlığını paylaşıyorsa, Kıbrıslı bir Türk de aynı eşit haklara sahip olacaktır.
    Yani 1960'lara, 1970'lere dönüş olamaz. 1974 Barış Harekatı'na çanak tutan insanlık dışı rezillikleri anımsayın.
    Adada Türkler kıyılıyordu.
    Tüm insanlık haklarından yoksundular.
    İnsanlık haklarının en kutsalı olan yaşama hakkından bile...
    Ama... Artık bir Avrupa devletinde, Avrupa yurttaşlarına bunlar yapılamaz. Kıyım tarihte kalacak lekedir.
    Avrupa yurttaşlığının eşit statüsü içinde birincil hukuk - ikincil hukuk tartışması daha başka alanlar için yapılmaktadır. Bunlardan biri yaşamın ayrılmaz cüzü, mal edinme hak ve özgürlüğüdür.
    Bu bağlamda, düzenlemeler, tazminat engelleri ile kısıtlamalar getiriliyor... Diğer önemli hak ise Türk toplumu, Türk devleti, Türklük kültürü bağlamında kolektif kimlik sorunudur.
    Bunlarda da ciddi ödünler alınmıştır.
    Ama elbette bu bir konfederasyon değil. Federasyon da değil. "İki devlet ve iki toplumun varlığı" gerçeklerinin altları çizilmiş "birleşmiş devlet statüsü" öngörülmekte.
    Avrupa Birliği bile insanların işgücünün, sermayenin dolaşımını tüm ülkeler için kabul etmişken ve bundan adadaki Türk yurttaşları da yararlanacakken, Kıbrıs'ta iki ünite arasında empermeyabl yani su bile geçirmez ayrı yapılanma olamazdı.
    Bütün bunların sonunda şunu tekrarlayayım:
    "Varılan anlaşma hiç kuşkusuz bir - en iyi - değil.
    Ama...
    - En az kötü - olanı"
    Demokrasiyi bile böyle tanımlayıp, kabullenmiyor muyuz?
   
   
Türkiye için
    Anlattıklarım hadisenin KKTC penceresinden manzaralardı. O pencereden bakan bir Kıbrıs Türkü "Ben Türküm ama Kıbrıs Türküyüm, Türkiye Türkü değilim... Yaptıkları için Türkiye sevgisini kalbimde taşıyacağım ama kendim için, çocuklarım için AB'li olmak istiyorum" diyor mu?
    Sonunun açık cevabı şudur:
    "Hangi görüşün sahibi bugün KKTC Başbakanı?"
    Bu durumda...
    Türkiye Türkü de "Ben Türküm ama Kıbrıs Türkü değilim. Simgesel olarak kendimi Kıbrıs Türkü de hissetsem önceliğim Türkiye'dir. KKTC'ye her türlü katkıyı yaptık, savaştık, gazi olduk, şehit verdik, Kıbrıs Türkü'nü Yunanlıyla eşit statüde AB yurttaşı yapacak katkılarda bulunduk. Fakat artık, - Kıbrıs'ta çözümsüzlük - Türkiye'nin, AB yol haritası üzerinde engel olmamalıdır" diyebilir.
    Bu iki pencere referanduma kadar açık kalmalı.
    Manzaralar değişebilir...
   
    g.civaoglu@milliyet.com.tr
   
   
   





Taha AKYOL
Derogasyonlar iptal edilir mi?

Çetin ALTAN
Evrensel değişimin "iğneli fıçıları" ve lezzeti...

Melih AŞIK
Kıbrıs yolunda...

Fikret BİLA
Verheugen işi bitirdi!

Hasan CEMAL
Türk'le Rum'un eli...

Yılmaz ÇETİNER
Vicdan ile cüzdan arasına sıkışan: KDV

Güneri CIVAOĞLU
Pencereler

Hurşit GÜNEŞ
2003'te ekonomik büyüme hızlandı

Doğan HEPER
Gerçekler göz yaşartıyor

Hasan PULUR
Törpülenmiş laiklik...

Erdoğan SAĞLAM
Birinci geçici vergi döneminde enflasyon muhasebesi uygulanmayacak

Derya SAZAK
Irak, Kıbrıs, ABD

Meral TAMER
"Kredi kartında bankaların da sorumluluğu var"

Güngör URAS
Vergileriniz "faizci"nin cebine girecek

Serpil YILMAZ
Esnaftan 'Evet' 25 trilyon ediyor

M. Ali BİRAND
Asker-sivil dengesi değişiyor