|
|


Ne idik ne olamadık ?
Ali Aydın, Galatasaray - Beşiktaş maçından 18 gün önce Fenerbahçe - Gençlerbirliği kupa yarı finalini yönetmişti. Kemal'in ayağının kırılmasına sebep olan hareketi tam önünde iken faulle değerlendirmemiş, belki maçın skorunu etkileyecek bir Van Hoojdonk çekilmesine penaltı vermemişti. Standart üstü mücadelede iki taraf adına fauller ve kartlarda da tatmin edici değildi. Anonslarda cimriydi. Tabi ki formsuz olabilirdi. Maç kaliteliydi, kimse hakemi ön plana çıkarmıyordu.
Ta ki Galatasaray - Beşiktaş maçı sonrasına kadar. A. Aydın'ın hakemliği bırakmasını isteyenler "Bu adam aslında kupa maçını da iyi yönetmemişti" diyerek bunu kullandılar. Demek ki o zaman da kötü yönettiğini biliyorlardı, ama konuşmadılar. Çünkü o zaman Gençlerbirliği milli sömürünün yeni malzemesiydi, polemik konusu yapılamazdı.
Bu dürüst olamama durumu, hakemleri kişilik erozyonuna uğratan, tüketen yapının temeli. Kulüp yönetimlerinin, onlara karşı gelemeyen federasyonun ve MHK'nın, bu ortamın körüklenmesinde suçu yokmuş gibi davranan biz medyanın yozluğudur.
Hatırlayalım, 1992-93 sezonunun son haftasına giriliyor. Şampiyonluk galibiyetler halinde averaja kalacak. Ligin ilk ikisi Beşiktaş ve Galatasaray, Gençlerbirliği ve Ankaragücü ile oynayacak. Maçlardan önce gazetelerde şunlar var: "Gençlerbirliği Başkanı İlhan Cavcav hakkında, Beşiktaş maçı öncesi 3 futbolcuyu kadro dışı bırakıp takım kaptanına ağır para cezası verdiği için soruşturma açılıyor."
Manşette Galatasaray futbol şubesi sorumlusu Adnan Polat bağırıyor: "Biz böylesine kirletilen bir şampiyonluk peşinde değiliz. Beşiktaş'ın Gençlerbirliği'ni 8-0 yenmesi halinde bile bu çamur temizlenmez." Alt kısımda İhsan Kalkavan demeçleri: "Bu tip olayların kitabını Galatasaray yazmıştır. Biz, sadece o kitaptan iki satır okuduk, ayağa kalktılar". Sonunda Galatasaray deplasmanda Ankaragücü'nü 8-0 ile geçip şampiyon oluyor.
Bu pişkin ortamın isimlerinden İ. Kalkavan şimdilerde pazartesi akşamları bir spor programının daimi konuğu. İ. Cavcav hala başkan. O gün olayları kınayan yorumcular hala yorumcu ve kınamaya devam ediyorlar. Değişen hiçbir şey yok. Ne isimlerde, ne tavırlarda, ne de sistemde.
Sayın yazarlar, spot ışığı aşıkları. Bunlar ilkmiş gibi davranmayın. 12 küsur yıldır süren rezilliklere isyan eden, ama sırtınızı döndüğünüz insanları kandırmayın. Bunları içten mi yoksa ucu size dokunduğu için mi söylediğinizin vicdani sorgulamasını yapın. Uluslararası başarılara ulaşmak için nelerin çiğnendiğini ve bunlara ses çıkarmadığımızı hatırlayın. O zaman sistemin nasıl değişebileceğini görürsünüz.
Federasyon Başkanı, A. Aydın'ı istifaya götüren sürecin kendi eseri olduğunu dahi kabullenmiyor. Görev süresinde tırmanan şike iddialarını, adaletsizlikleri, tutarsızlıkları Dünya Kupası üçüncülüğüne satmamızı istiyor. Başarı için tüm kaynakları bir noktaya kanalize etme ve ilkesiz davranma felsefelerine destek vermemizi bekliyor. Karşı çıkma zamanı gelmedi mi?
1993'deki o sayfalarda, Avrupa Şampiyon Kulüpler Kupası'nı Marsilya'nın kazandığı haberi 6 satırda özetlenmişti. Türk futbolunun vizyonu ve kültürü, hala o maça altı satırda bakan dünyanın içinde sıkışmış.
ekoksaldi@milliyet.com.tr
SPOR

FENER ÇAYDA BOĞULDU: 1-0
At yarışları
Avrupa Ligleri
Potada bugün
İkinci Lig Puan Durumu
Minnesota farkı
Kartal'da mutlu son: 0-3
Youla'ya pranga!
Daum şaştı kaldı
'Huzur istiyoruz'
Trabzon'dan sert çıkış
Var mısın 'İddaa'ya!
Guiness'e davetiye
Bünyamin fırtınası
Ege'de start zamanı
Haber turu...
Gol
Tecrübeli ve güçlü Rize
Daum kaybetti
Derwall'in büyüklüğü
Ne idik ne olamadık ?
|
|



|