|


Çinliler domates yedi, Koç sevindi
Çinli tüketicinin değişen beslenme alışkanlıkları, dünyada salça fiyatlarını ton başına 50 - 60 dolar yukarı çekiyor
Tat, Maret, SEK ve Pastavilla'nın birleşmesiyle ilgili toplantıda öğrendik ki, Koç Gıda - Perakendecilik ve Turizm Grup Başkanı Hasan Yılmaz, son dönemde her ihracat yapılan günün gecesini uykusuz geçiriyor. Nedeni, tahmin edebileceğiniz gibi düşük dolar kuru. Geçen yıl 26 milyon dolarlık ihracat yapmışlar. Bu yılki hedef 35 milyon dolar. Tat Konserve Genel Müdürü Erdal Kesrelioğlu'nin belirttiğine göre aslında yılbaşından bu yana 9 milyon dolar ihracat yapmaları mümkünken, 6 milyon dolarla yetinmişler. Yılmaz ekliyor: "İhracat yapmamak için uğraşıyoruz."
Salça ihracatında Türkiye'ye rakip kim diye sorduğumda, orada da Çin karşımıza çıkıyor. Yılmaz anlattı: Domates, dünyanın her yerinde yetişen bir sebze değilmiş. Sadece 3 yerde yetiştirilebiliyormuş. Akdeniz çanağı, Amerika'nın batısında San Fransisko dolayları ve Kuzey Çin. Çinlilerin domates yeme alışkanlıkları olmadığı için, yetişen domates taze ya da işlenerek ihraç ediliyormuş. Ne var ki Çin'in son yıllarda dünyaya hızla açılmasıyla birlikte, Çinli tüketicinin beslenme alışkanlığı da değişmiş, Çin'lilerin sofralarına da domates girmeye başlamış. İç talepteki artış, ihracatı frenlemiş.
Hammadde fiyatları
Yılmaz ve Kesrelioğlu, Çinli tüketicinin alışkanlıklarını değiştirmesi sonucu, dış piyasalarda salça fiyatlarında ton başına 50 - 60 dolarlık artış bekliyor. Dünya nüfusunun beşte birinin yaşadığı Çin'in, son dönemde artan talebi nedeniyle demir - çelik, kereste ve bakır gibi hammadde fiyatlarınının dünyada arttığını biliyorduk. Domatese talebinin salça fiyatlarını yukarı çekmekte olduğunu ise yeni öğrendik.
Tat Konserve çatısı altında toplanan Maret ve SEK'in gündeminde, görünür gelecekte ihracat yok. Makarnada ihracat var, ancak girdikleri pazarlarda karşılarına çıkan rakipler, diğer Türk firmaları. Makarnanın anavatanı İtalya dışında, Türklerden başka makarna ihraç eden ülke olmadığını da bu vesileyle öğrenmiş olduk. Türkler arasındaki kıran kırana rekabetle ilgili olarak Kesrelioğlu'ndan şu bilgileri aldık:
Bu nasıl makarna?
"AC Nielsen'in verilerine göre 2002 - 2003 döneminde Türkiye'de buğday fiyatları % 24 artarken, makarna fiyatları aynı dönemde iç piyasada % 11 gerilemiş. 2 kilo buğdaydan 1 kilo makarna yapılır. Buğdayın kilosu 400 bin lira, makarnanınki 1 milyon 200 bin lira olması gerekirken, makarnayı da 400 bin liraya satıyorlar. Buğdayı pahalı alıp, makarnayı ucuza satıyorsanız, maliyeti düşürmek için, içine mutlaka birşeyler katıyorsunuz demektir!"
2002 - 2003 döneminde iç piyasada benzeri bir durum salça için de söz konusu olmuş. Yine AC Nielsen'in araştırmasına göre, domates fiyatlarının % 25 artmasına karşılık salça fiyatları % 12 gerilemiş.
Et ve şarküteri
Tarım girdilerindeki fiyat artışları, Tat Konserve çatısı altında toplanan et ve süt ürünleri için de geçerli. Dün de yazmıştım. Etteki fiyat artışı % 58. Bu durumda en çok küçülen pazarlardan birinin şarküteri pazarı olması lazım. Şarküteri fiyatları gerilemiş, ama küçülme yok. İçinde et olmayan sucuk - sosisler satılıyor. Bu gelişmenin Maret'e nasıl yansıdığına gelince...
Tat Konserve, yıllardır domates ve bezelye gibi ürünler için sözleşmeli olarak çalıştığı 10 bin kadar çiftçi ailesi ile şimdi besicilikte de işbirliğine gitmeye hazırlanıyor. Böylelikle, etin de sütün de hem kalitesini hem de fiyatını üretimin her aşamasında kontrol edebilecek.
mtamer@milliyet.com.tr
|
|

|