13 Nisan 2004 Salı
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
Denktaş: Evet çıkarsa durmam

       
    Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Japonya yolunda, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş'a, "Ne anlatacaksan Kıbrıs'ta anlat" diyerek, "Türkiye'de konuşma" mesajı göndermesi, siyasi nezaket açısından yadırgatıcı bir durumdu.
    Özellikle, ulusal bir konuda dış dünyanın gözüyle bakıldığında, sadece Türkiye'nin tanıdığı ve koruduğu KKTC Cumhurbaşkanı'na ve yaşça aktif politikadaki Türk liderlerinin büyüğü konumundaki Denktaş'a, yapılan bu muamele hoş bir görüntü yaratmıyor. Türkiye'ye, Türk örf ve adetlerine, siyasi geleneklerine uymuyor.
    KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, Başbakan Erdoğan'ın, bu sözüne doğrudan yanıt vermek istemiyor. Ancak, Erdoğan'ın "Marjinal gruplarla birlikte olmasını izliyorum, üzülüyorum" sözlerine şu karşılığı vermekle yetiniyor:
    "Ben Kıbrıs davasını milli bir dava olarak gördüm. Ömrümü bu davaya verdim. Bu süreçte Türkiye'de hiçbir kişiyi, kurumu ayırmadım. Ayrı gözle görmedim. Türkiye'den hangi kişi veya kurum davet ederse gittim, konuştum, davamızı anlattım. Milli bir davada siyasi görüş farkı gözetmedim. Türkiye'deki herkesi bir gördüm."
    Ankara, Başbakan düzeyinde Denktaş'a yüklenmeye devam ediyor. Referandumda "evet" sonucu çıkması için bütün ağırlığını ortaya koymuş durumda. Kuşku yok ki, Ankara'nın ağırlığı, Türkiye'de hükümetin ne söylediği Kıbrıs Türkü için önemli. Onun oyunu etkileyecek en önemli faktörlerin başında geliyor Ankara. KKTC'de referandumun "evet"le sonuçlanmasında Ankara hükümetinin de büyük katkısı olacak. Tabii, sorumluluğu da...
    KKTC'de "evet" çıkma olasılığı yüksek görünüyor. Tahmin edildiği gibi sonuç "evet" olursa, KKTC Cumhurbaşkanı Denktaş, nasıl bir tavır alır?
    Denktaş, bu sorumuzu dün şöyle yanıtladı:
    "Eğer evet çıkarsa, ben durmam. Görevimden ayrılırım. Hele Türk hükümetiyle bu kadar ters düştükten sonra, evet çıkarsa Cumhurbaşkanı olarak oturmamın bir anlamı kalmaz. Bazıları bana her koşulda siz kalın, büyüğümüzsünüz, diyorlar ama bu doğru olmaz. Referandumun aynı zamanda bizim için de bir güvenoyu anlamı taşıdığını biliyorum. Bunun gereğini yapar, ayrılırım."
    Cumhurbaşkanı Denktaş, AKEL'in de "hayır" eğilimi göstermesini nasıl değerlendirdiğini sorunca, şu karşılığı verdi:
    "Bizim aldığımız bilgiler ve edindiğimiz izlenim, AKEL'in bu tavrında Fransa'nın etkisi olduğu yolunda. Fransızlar, Rum tarafından hayır çıkmasını istiyor olabilirler. Böylece Türkiye'nin AB yolunu da tıkamayı planlamış olabilirler."
    "Siz de hayır istiyorsunuz, bu durumda sizin çözüm öneriniz nedir?" sorusuna ise Denktaş'ın yanıtı şu oldu:
    "AB, başından itibaren yanlış ve haksız bir tutumla Rum tarafını 1 Mayıs'ta AB'ye alacağını açıkladı. Her fırsatta teyit etti. Bize de güvenceye bağlanmamış bazı haklar vererek dayatmada bulundu. Bu haliyle planı kabul etmek ağır sonuçlar doğuracak. Doğrusu ve haklı olanı Kıbrıs'ın Türkiye ile birlikte AB'ye alınmasıdır. Benim önerim oturup yeni bir plan üzerinde anlaşmaktır. Artık Annan planının hangi noktalarda tıkanacağı bellidir. Bunları dikkate alarak daha adil, daha kalıcı ve güvenceye bağlanmış bir plan üzerinde anlaşabiliriz. Aynı zamanda bu, Türkiye'nin AB'ye girişiyle de irtibatlandırılır ki, 1960 anlaşmalarının amir hükümleri de bunu gerektirir. AB iyi niyetliyse bu yaklaşımı benimser. AB bunu benimsemedi. Türkiye'nin hakkı olan bu tezi savunması gerekirdi. Hala da gerekir."
   
   
Sabancı'yı uğurlarken
    Sakıp Sabancı'nın vefatıyla Türk iş dünyası ve sanayiinin öncülerinden birini kaybetti. Vefatından sonra, Sabancı'nın işadamlığı, sanayiciliği, işverenliğinden önce insani yönü, sosyal amaçlı yatırımları, güler yüzü, sevecen tavırları, Anadolu sıcaklığı ön plana çıktı. Her işadamına nasip olmayacak düzeyde bir halk sevgisine sahip olduğu bir kez daha anlaşıldı. Bu, Sabancı ailesinin en büyük tesellisi olacaktır.
    Belli bir aşamadan sonra para kişisel olarak tüketilmeyecek bir şeydir. Bunu her para sahibi anlayamaz. Kişisel olarak gözü başka bir şey görmez. Oysa Sakıp Sabancı, özellikle engelli çocuklar başta olmak üzere eğitim alanında sosyal amaçlı yatırımlara yönelerek, bilinçli ve örnek bir tutum sergiledi. Son dönemlerde paylaşma fikrini, insana yatırım fikrini, sosyal yardımlaşma fikrini sürekli işliyordu. Yaptırdığı okullarda, kurduğu tesislerde yaşama dönmüş, yaşama tutunabilmiş engelli çocuklar, barınmış, üniversite okumuş yoksul çocuklar bence en büyük eserleridir.
    Yaptırdığı okul, yurt, hastane, özel bakıma muhtaç çocuk ve yaşlılara dönük tesisler bütün işadamlarımıza örnek olmalıdır.
    Sabancı ailesine, yakınlarına başsağlığı dileğiyle...
   
    fbila@milliyet.com.tr
   
   
   
   





Taha AKYOL
Sarıldığı bayrağa layıktı o

Melih AŞIK
Felluce gezintisi

Fikret BİLA
Denktaş: Evet çıkarsa durmam

Hasan CEMAL
Tehlikeli oyun!

Güneri CIVAOĞLU
Beyaz ense

Can DÜNDAR
'Nereden Sevdim O Zalim Kadını...'

Abbas GÜÇLÜ
Güle güle Sakıp Ağa

Hurşit GÜNEŞ
Sakıp Ağa'yı uğurladık

Sami KOHEN
Güney'de "hayır" havası değişir mi?

Mehmet Y. YILMAZ
Kıbrıs'ta bu fırsat kaçmamalı

Derya SAZAK
AKEL, Kıbrıs, AB

Meral TAMER
Sabancı ve coğrafyaların ruhları

Serpil YILMAZ
Helal olsun! Helal olsun! Helal olsun!

M. Ali BİRAND
Rumlar Kıbrıs'ı elleriyle bölüyor