|


Helal olsun! Helal olsun! Helal olsun!
İş dünyasında tanıdığım ilk ünlünün ölümüne tanıklık etmiyorum, meslek hayatımda ilk kez bir "yakınımı" kaybediyorum. Manşete bu kadar yakın bir ünlü olup, aynı zamanda gazetecilere de açık olmak ancak Sakıp Sabancı gibi bir yürek, insan ve memleket sevgisi isterdi.
Sabancı bize bugün "ölüm kardeşliği" yaşatıyor. Türkiye'yi kucaklıyor.
Fatih Camii'ndeyiz; içeriden dışarıya uzanan kimbilir kaç kilometrelik kalabalık...
Vehbi Koç'u son yolculuğuna uğurlamıştık burada. Vehbi Koç'un deyimi ile "Âlem adam" son kez kameraların önünde. Sabancı'nın çok sesli geçmişine öykünen bir sessizlik hâkim avluda. Hatta caddelerde... Kameralar şaşkın ördek gibi dolanıp duruyor cemaatin arasında.
Sabancı'nın ailesi, dostları, iş arkadaşları, birkaç siyasi, sanatçı; ya sonra? Aradığımız ses nerede, kimde?
Zorlu Holding'in Başkanı Ahmet Nazif Zorlu ile cenaze namazını bekliyoruz. Kameralar bir anda keşfediyor Zorlu'yu. Biliyorlar ki Sabancı severdi böyle cesaretli, başarılı, uluslararası çıtası olan işadamlarını. Zorlu sıkılıyor, "Arkadaşlar burada ayıp oluyor" diyor gazetecilere. Sabancı'nın huzurunda kameralara kilitlenmek hoşuna gitmiyor. Rol çalmak gibi mi geliyor nedir?
Zorlu da gece yarısına kadar Ali Kırca'nın "Sakıp Sabancı ile özel" programını izlemiş. Sabancı'nın, "Tek parti iktidara gelsin de, isterse komünist parti olsun" sözlerini tekrarlıyor, "Bunu söylemeye kimse cesaret edemezdi" diyor.
Zorlu en son Sabancı ile Cüneyt Zapsu'nun evinde verdiği davette karşılaşmış. Zapsu 28 Mart seçimleri öncesinde Başbakan Erdoğan'ın da katıldığı bir yemek vermişti. Sabancı o gün rahatsızlığı nedeniyle yemeğe kalamamış, Başbakan'a "Yola devam" morali verip, oradan ayrılmıştı.
İstanbul Sanayi Odası (İSO) Meclis Başkanı Hüsamettin Kavi ocak ayındaki toplantıya uzanıyor. Sabancı'nın Amerika'dan "temiz kâğıdını" aldığı en mutlu günleri, aylar sonra ilk kez İSO Meclis toplantısında. Sabit yerine oturuyor; kürsüye en kolay çıkacağı yere.
Avluda Sabancı'nın aile doktoru Hasan İnsel'e sormadan edemiyorum:
"Özdemir Bey'i kaybetikten sonra Sabancı'nın enerjisi azaldı mı, bunun fizyolojik bir nedeni var mıydı?"
"İkinci kalp ameliyatından (1989) çok yıpranmış döndü. Amerika'dan beni aradığında by - pass ile birlikte safra kesesi ameliyatı da yapacaklarını söyledi. Yaptırmamasını önerdim. Ama maalesef oldu. 45 gün yoğun bakımda kaldı. Ondan sonra toparlanması zor oldu."
Sabancı ailesine taziye kuyruğundayız. Sabancı Holding'de bir buçuk yıl kadar yönetim kurulu üyeliği yapan eski bakanlardan Işın Çelebi, "Basının baskısı ile milletvekili olduğum dönemde yönetim kurulundan ayrıldım ama her ay kendisi ile toplantı yapmaya devam ettik" diyor.
Eski başbakanlardan Yıldırım Akbulut kalabalık içinde ilerlemeye çalışıyor. Semra Özal'a zar zor yol açılıyor.
Namaza durma hareketliliği beliriyor avluda. Feniş Başkanı Sedat Aloğlu, "Cenaze namazına daha 45 dakika var, erken hareketlendiler" diyor. Ne de olsa 10 yaşında hatim indirmiş biri olarak biliyor...
Sanatçı Nurseli İdiz aileden de perişan bir halde, siyahlara örtünmüş; elinde dua kitabı, okuyor okuyor...
Sabancı'nın naaşı avluya geldiğinde beliren cılız alkış ve tekbir sesleri yerini hep bir ağızdan helalleşmeye bırakıyor:
Helal olsun! Helal olsun! Helal olsun!
Bugünün başlığını da veriyor Sabancı, sevdiği gibi, üç kere...
syilmaz@milliyet.com.tr
|
|

|