|
|


Sezer'in 'ılımlı İslam' tepkisi
Harp Akademileri'nde konuşan Cumhurbaşkanı, Türkiye'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nin hedef aldığı ülkeler arasında olamayacağını belirterek, ılımlı İslamın, Türkiye yönünden büyük bir geriye gidiş olacağını söyledi
İSTANBUL Milliyet
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, Türkiye'nin Büyük Ortadoğu Projesi'nin hedef aldığı ülkeler arasında olamayacağını belirterek, ılımlı İslam" modeline sert tepki gösterdi. Ilımlı İslamın, İslam'ı kabul eden diğer ülkeler için bir ilerleme sayılsa bile Türkiye yönünden büyük bir geriye gidiş olacağını kaydeden Sezer, "Daha açık söylemiyle irticai bir modeldir" dedi.
Harp Akademileri Komutanlığı'nda dün basına kapalı konferansta konuşan Sezer, laik Türkiye'ye "İslam Cumhuriyeti" tanımlaması getirmek ya da "ılımlı İslam" gibi anlamsız nitelemelerle kimi modelleri bilinç altından benimsetmeye çalışmanın yersiz olduğunu ve kabul edilemeyeceğini vurguladı.
"Bunun tersini düşünenler varsa, onlara bu anlayışlarını değiştirmelerini öneririm" diyen Sezer, "Ilımlı İslam, Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin rejimi olmadığına göre, önce devletimiz için yeni bir rejim öngörüldüğü anlaşılmaktadır" ifadesini kullandı. Sezer sözlerini şöyle sürdürdü:
"Cumhuriyet'e temel oluşturan laikliğin kavram kargaşası yaratmadan Türkiye için ne anlama geldiğinin doğru biçimde ortaya konulması gerekir. Türkiye Cumhuriyeti'ne ılımlı İslam modelini uygun görenlerle başkalarına bu izlenimi veren ya da vermeye çalışanlar, içeriği Anayasa Mahkemesi kararlarıyla belirginleşmiş Anayasa'daki değiştirilmez laik devlet niteliğini görmezden gelmektedir."
'Davos'tan öğrendik'
Kıbrıs tartışmalarının zaman zaman incitici boyutlara gelmiş olmasından üzüntü duyduğunu da söyleyen Sezer, 23 Ocak'taki MGK toplantısına değinerek özetle şöyle konuştu:
• Toplantıda, iki tarafın anlaşamaması sonucu doğacak boşlukların BM Genel Sekreteri Kofi Annan tarafından doldurulup metnin bu durumuyla iki toplumun onayına sunulması benimsenmemişken; Davos'ta Annan'la yapılan görüşmede bu hususun Türkiye tarafından kabul edildiği, Annan'ın görüşmelere davet mektubundan ve bunu doğrulayan Davos tutanağından öğrenilmiştir. Böylece, Kıbrıs konusunda taraflar geri dönüşü olmayan bir süreç içerisine girmiştir.
• Verilecek kararlar ve atılacak adımlar yalnız bizi değil, gelecek kuşakları da geri dönülmez biçimde etkileyecektir. Bu bakımdan, önümüze konulan metinlere kuşkucu ve eleştirel yaklaşılması doğal karşılanmalıdır. Bir görüşme süreci çerçevesinde, hedeflenen her amacın ve sonucun elde edilemeyebileceği, görüşme kavramının içeriğinde var olmakla birlikte, bu sonuca her durum ve koşul altında rıza göstermenin akılcı ve ulusal yarar kavramına uygun olup olmadığı, geçerli bir sorudur ve tartışılmalıdır. Bunun yanı sıra, elde edildiği belirtilen kazanımların, ileride çeşitli uluslararası yargı sistemleri kanalıyla aşındırılması ya da tümüyle kaybedilmesi olasılığının, ciddi biçimde irdelenmeye gereksinim gösterdiği açıktır."
• Türk tarafı yararına kabul edilen kimi sınırlamalar süresiz değildir. Sınırlamalar, planda öngörülen süreçlerin bitiminde kendiliklerinden ortadan kalkacağı gibi, halkoylamalarında her iki tarafça plana "evet" denilerek Kıbrıs Cumhuriyeti'nin AB üyesi olmasından sonra da, Rumların kişisel başvuruları sonucu AB temel hukukuna ya da Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi kurallarına aykırılıkları nedeniyle AB Adalet Divanı'nca ya da Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nce iptal edilebilme olasılığı bulunmaktadır.İ
Karşılama yolu aynı...
Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, önceki gün konuğu Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev'i karşılamaya giderken beton binaların arasından uzanan asfalt yol yerine, topraktan fışkıran kır çiçekleri arasından, çimenlerin üzerinden yürümeyi tercih etti. Sezer, daha önce de Ürdün Kralı Hasan'ı aynı yolu izleyerek karşılamaya gitmişti. Çimler üzerindeki yürüyüşün verdiği mutluluk Sezer'in yüzüne de yansımıştı.
İlk itiraz Başbuğ'dandı
Genelkurmay ikinci Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ, geçen ay ABD'ye yaptığı ziyarette Büyük Ortadoğu Projesi'nin "yararlı, isabetli ve gerekli" olduğunu, ancak Türkiye'nin bu kapsamda diğer Ortadoğu ülkelerine "modellik yapma iddiası olmadığını" vurgulamıştı.
Başbuğ, "Bazıları Türkiye için ılımlı İslam devleti modeli gibi kavramlar ortaya atıyor. Oysa hem laik, hem ılımlı İslam devleti bir arada olmaz. Türkiye'nin yapısı belli; laik, sosyal, hukuk devletiyiz. Böyle gelmiştir ve böyle devam edecektir" demişti. Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ise Başbuğ'un sözlerini "Laiklik din değil ki, İslamla bir araya getirelim. Laiklik başka, islam başka" diye yanıtlamıştı.
SİYASET

25 Nisan senaryoları
Arınç maksadını aştı!
Sezer'in 'ılımlı İslam' tepkisi
'İşsiz' AKP'li dinleyecek
Polis, üniversite yurtlarında kalacak
Derviş eşyalarını çoktan toplamış
Devlet 'mutsuz' ediyor
TCK tasarısı görüşmelerinde şeriat tartışması
Aliyev, ailesiyle fidan dikti
Hızlı treni sevdi
Schröder, 'Başbakanın Sonu'nu durdurttu
Politika turu
|
|









|