|
|


Sisteme karşı mücadele
Ersun Yanal, pek çok kişinin içine sinen isim olarak Milli Takım'ın başına getirildi. Bu atamayı, "gururumuz Türk hoca" gibi duygusal tanımlamalarla yorumlamak yeterli değil. Bunların dışına çıkılmalı. Sorumluluk alarak sistemi ve bireyleri eleştiriyorsak, bu yeni dönemle ilgili öngörü ve belirsizlikleri de şimdi dökmeliyiz.
Milli Takım'da, Yanal veya Aykut Kocaman gibi isimlerin yabancı bir teknik direktör ile başlayıp, geçiş dönemi yaşamasının daha uygun bir tablo olduğunu yazmıştık. Zira önce futbolcularda olduğu gibi teknik adamlarda da bir nesil çıkarmamız gerek. Taktikte farklılaşsalar da organizasyona inanan, eğitimci ve duygusallığı başarının temel gereği saymayan gerçekçi bir dünyada birleşmeleri ve bunu bir model yapıp, yeni teknik adamlara öncülük etmeliler.
Yanal ile Milli Takım beraberliğini iki merkezde yorumlamak gerekiyor: Teknik ve sistem. Sistem sanıldığının aksine, Dünya Kupası 3'.lüğü süksesini yakalamaktan çok daha acil bir konu.
Yanal yeni akım teknik adamları temsil ediyorsa, bu kafa yapısını Milli Takım'a da taşımalı. İşi sadece Milli Takımı toplayıp, çalıştırmak olmayacak. Hem yeni bir kadro kurmak, hem de tüm yaş gruplarının A takımla koordinasyonu ile ilgilenmek zorunda. Kulüplerin altyapı ve idari yapılanmasına tavsiyeler içeren bir proje ile federasyonu yönlendirebilecek güce sahip olduğuna da inanıyorum. Bu da asla 2006'yı hedef alan bir mantıkla yürütülemez.
Teknik boyutu için ise akla ilk gelen bir Yanal klişesi, yani defansif oyun dürtüsünün fazla olmaması. Geri dörtlüsü (belki üçlü?) neredeyse tamamen değişecek Milli Takım'ın en net karmaşası bu bölgede. İyi orta saha ve hücum potansiyeli ile bu hattı riske ederek, takım savunmasına yoğunlaşmak bir tercih olabilir. Ancak alışkanlık gerektiren bu tarzı kendine ait olmayan oyuncularla, kısa dönem beraberliklerle, az maçla yerleştirmek zorunda. Rakiplerin profilleri yükselecek. Birçok faktör artık kontrolu altında olmayacak. Kendisini aşmalı.
Federasyon Başkanı Haluk Ulusoy, Milli Takımı bırakan bir teknik adam için tazminat alırken vermeye yanaşmayarak ve işin içine yine "milli sömürü"yü katarak, Yanal'ın mücadele cephesinin ilk hedefi olması gerektiğini gösterdi. Kulüp başkanlarından daha fazla sahiplenme duygusuna sahip bir Federasyon Başkanı ile çalışacak. Onları kendine uydurmak yerine idare etmeye çalışır ve taviz verirse, yukarıda bahsettiğimiz radikal değişimi yapamaz. Federasyon Başkanı ile takım ve teknik heyet arasına çizgi çekmeli.
Yanal, her gittiği takımı yükseltmesi ve oyun karakteri aşılamasıyla bu noktaya geldi. Milli Takım'ı onun için bile erken olarak değerlendirsek de, yapabileceği çok şey var.
ekoksaldi@milliyet.com.tr
SPOR

Eyüp'e talih kuşu
At yarışları
Avrupa Ligleri
'Tek umut özerklik'
İkinci Lig Puan Durumu
Detroit kötü bitirdi
Filenin efendisi: 3-1
Kartal'dan taarruz
GERİLİM
Eski açık tamir desene!
'Önümüzde beş final var'
Cavcav'a öpücük yetti!
MHK'den acil çağrı
Gurur tablosu
Real Madrid'de gerilim
Davala'yı Simone teselli edecek!
Tarihi adım
Haber turu...
Resmi futbol
Sisteme karşı mücadele
|
|



|