15 Nisan 2004 Perşembe
 
 
 BİZE ULAŞIN | ARŞiV | KÜNYE | HABER İNDEKSİ |  SIK KULLANILANLARA EKLE |  AÇILIŞ SAYFASI YAP  
  ·  SON DAKİKA       
  ·  ANA SAYFA    
  ·  GÜNCEL         
  ·  SİYASET         
  ·  EKONOMİ         
  ·  YAZARLAR         
  ·  SPOR         
  ·  DÜNYA         
  ·  YAŞAM         
  ·  MAGAZİN         
  ·  SAĞLIK         
  ·  KADIN & MODA         
  ·  ASTROLOJİ         
  ·  OTOMOBİL         
  ·  ÇİZERLER         
  ·  BİLİM & TEKNİK         
  ·  TV'DE BUGÜN         
  ·  İŞ YAŞAMI         
  ·  OMBUDSMAN         
  ·  HAVA DURUMU         
  ·  CUMARTESİ         
  ·  PAZAR         
  ·  BUSINESS   
  ·  POPULER KÜLTÜR   
  ·  EGE   



   
AB'nin hataları

       
    Kıbrıs'ta referanduma 10 gün kaldı. Tarafların eğilimi giderek daha belirgin hale geliyor. Türk tarafı "evet", Rum tarafı ise "hayır" eğilimi gösteriyor.
    Bu durum AB'yi rahatsız ediyor. AB ve ABD, şimdi Rum tarafından da "evet" sonucu alabilmek için çaba gösteriyorlar. Rum yönetiminde sorumlu arıyorlar.
    Oysa, bugün rahatsızlık duydukları tablo, AB'nin hatalar zinciri sonucunda ortaya çıktı. Rum veya Türk tarafında sorumlu aramaya gerek yok. Sorumlu AB'dir.
   
   
AB dayatmadan vazgeçmedi
    Annan Planı masaya sürüldüğü gün, Rum tarafının uzlaşsın veya uzlaşmasın 1 Mayıs'ta AB'ye üye olacağını açıklayan ve her fırsatta teyit eden AB'dir. Bunu yaparken Türk tarafına da, "Annan Planı'nı kabul etmezsen, Türkiye'ye tarih vermem, Kuzey Kıbrıs'a ambargoyu sürdürürüm" diye tehdit savuran, şantaj yapan da AB'dir. Sürekli Rum tarafına arka çıkıp Türk tarafını bastıran AB, bu dengesiz müzakere masasında dayatmacı tutumundan hiç vazgeçmemiştir. Türk tarafının istediği güvenceyi de vermemiştir. Denktaş'ın ve Türkiye'nin direnci ve ABD'nin ağırlık koymasıyla planda Türk tarafı lehine düzenlemeleri, AB'nin birincil hukuku saymayacak şekilde zoraki kabullenmesi dışında, hep Rum tarafının arkasında durmuştur.
   
   
Baştan belliydi...
    Şimdi Rum tarafının "hayır" eğilimi göstermesinden rahatsız oluyor. Oysa bu başından beri belliydi. AB, Rumlara, "ister uzlaşın, ister uzlaşmayın, 1 Mayıs'ta üyesiniz" dedikten sonra, başka ne bekliyordu? AB, bu hatayla müzakere olanağını başından ortadan kaldırdığı gibi Rum tarafına da uzlaşmadan AB'ye girmenin kapısını açmış oldu. Bu garantiyi alan Güney Kıbrıs'ın, AB'ye girinceye kadar uzlaşmaya yanaşmayacağını tahmin etmek zor değildi.
    Nitekim Rum tarafı, bu güvenceyi aldığı için müzakere süresi boyunca yapıcı olmamış, uzlaşmaya yanaşmamıştır.
    Rumları şımartmayı sürdürürken, Türk heyetinin üzerine yürüyen Verheugen, hatalarını fatura edecek adres arıyor. Adres kendisidir.
    Annan Planı, eşit koşullarda, dengeli bir masada müzakere edilmemiştir. Türk tarafı bu itirazları dile getirdiğinde hiç dikkate almayan AB, bir hatalar zinciri içindedir.
   
   
Uluslararası hukuk ihlali
    Türkiye ve Yunanistan'ın aynı anda üyesi olmadığı bir uluslararası kuruluşa Güney Kıbrıs'ı alarak uluslararası hukuku ihlal etmiş ve göz göre göre hata yapmıştır. Müzakere tarihi vermek için hiçbir ülkeye yapmadığını Türkiye'ye yapmış ve Kıbrıs gibi özel bir koşul öne sürmüş, bu hatayı da göz göre göre yapmıştır. Rumların 1 Mayıs'ta AB üyeliğini kayıtsız, koşulsuz ilan etmiş, bu hatayı da göz göre göre yapmıştır.
    Bütün bunlara karşın, Türkiye'nin içine tam sinmeyen Annan Planı'nı, sırf AB'den tarih alabilmek, uzlaşmaz damgasını silebilmek için kabullenmiş olması bile Rum tarafını tatmin etmeye yetmemiştir.
    Türkiye bu hata ve haksızlıklara karşı direnmek yerine, risk üstlenmeyi yeğlemiş ama AB'yi alan Rumlar Üsküdar'ı çoktan geçmiştir.
    Bu AB'nin tercihidir...
    Bundan sonra Rum tarafından yakınmaları inandırıcı olmayacaktır.
   
    fbila@milliyet.com.tr
   
   
   





Taha AKYOL
Denktaş'ı dinlemek

Çetin ALTAN
Bozuk düzen bir lunapark benzeri...

Melih AŞIK
Erdoğan'a ceza...

Fikret BİLA
AB'nin hataları

Hasan CEMAL
Orgeneral Özkök...

Yılmaz ÇETİNER
Ben de popstar jürisiydim!

Güneri CIVAOĞLU
Deşifre kişilik

Can DÜNDAR
Fazilet

Hurşit GÜNEŞ
Bugün deprem olsa

Doğan HEPER
Rumlar neden 'hayır'cı?..

Sami KOHEN
Rum'a kim 'evet' dedirtir?

Mehmet Y. YILMAZ
Sayın TBMM Başkanı, açık özür dilemeli

Hasan PULUR
Çanta kapmayıp kâğıt topluyor...

Derya SAZAK
Derviş'in istifası

Meral TAMER
ABD Büyükelçisi Edelman, Kıbrıs için hala umutlu

Güngör URAS
Ortadoğu için Türkiye 'model' değil 'örnek' olabilir

Serpil YILMAZ
Hazine'den beslenen krallık

M. Ali BİRAND
Org. Özkök ince ayar yaptı