|


Orgeneral Özkök...
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Hilmi Özkök, asker üzerinden siyaset yapmak isteyenleri de, Kıbrıs'la ilgili olarak askerden hayır işareti bekleyenleri ve bu amaçla uzun zamandır askeri kışkırtanları da düş kırıklığına uğrattı.
İyi de yaptı.
Türk Silahlı Kuvvetleri'nin demokrasilerde olması gereken anayasal yerini bir kez daha hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde tarif etmiş oldu.
Kimler mi düş kırıklığı yaşadı?
Bu ülkede bin yıldır çok partili demokrasiyi içine sindiremeyenler... Avrupa Birliği'ne karşı çıkanlar... Türkiye'yi sözde Atatürkçülük adına Avrupa'dan, Amerika'dan uzaklaştırıp başka sulara çekerek sıradan, tapon bir Ortadoğu ülkesi haline getirmek isteyenler...
Siyasette olduğu gibi ekonomide de rekabetçi düzene kafası ermeyenler... Ekonomiyle ilgili olarak zaman tünelinde kalanlar, hala 1930'ların devletçiliğini kurtuluş gibi görebilenler...
Vatan haini listeleri oluşturarak Türkiye'yi kutuplaştırmanın, siyah - beyaz cephelere bölmenin peşinde olanlar... 1960'lardan beri askercilik, darbecilik oyunlarıyla ömür tüketenler...
Ya da siyaset yelpazesinin uçlarında bin yıl kanlı bıçaklı olup da şimdi kızıl elma koalisyonu oluşturanlar...
Siyaseti oportünizm sananlar...
Kışlaya dönüp bakma alışkanlığını Ankara siyasetinde ilke edinenler... Ve sel gelir kütük kaparım hesabıyla politikada fırsatçılık ve ilkesizliği kendilerine ne yazık ki iş edinmiş olanlar...
Tümü hayal kırıklığı yaşadı.
Özkök Paşa'nın konuşmasını sevmediler.
Bunların son sığınağı Kıbrıs'tı.
Kıbrıs'tan 'hayır'la yola çıkacaklar, arkası çorap söküğü gibi gelecekti. Bunun için, geçmişte hüsranla sonuçlanan birçok trajik denemelerine rağmen askeri kışkırtmaya, askeri siyaset minderine çağırmaya ve asker üzerinden siyaset yapmaya koyuldular.
"Elinizi çabuk tutun" diye yazdılar. "Her şeye yeniden başlıyoruz!" diye kalkın ey ehli vatan yazıları döşendiler. Hiç adetleri olmadığı halde kameralara poz verebildiler, askerlerin bulunduğu fotoğraf karelerine arkadan başlarını uzattılar. Kışkırtmak, yanlarına çekmek istedikleri askerlere dönük olarak "Ağzına sağlık Paşam!" diye köşelerinde tarzlarına hiç yakışmayan notlar düştüler.
Bu kadarını hiç yapmamışlardı.
Ama yine olmadı.
Düş kırıklığı yaşıyorlar.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özkök'ün konuşmasından memnun kalmadılar. Çünkü Orgeneral Özkök, asker üzerinden siyaset yapılmasına karşı çıktı. Başbakanın açıklamalarını, hükümetin politikalarını kamuoyu önünde tartışmayacaklarını, Türk Silahlı Kuvvetleri'nin her olayda evet ya da hayır tavrı almak durumunda olmadığını, asker olarak kendi görüşlerini anayasal platformlarda bildirdiklerini, son kararın siyasal otoriteye, yani hükümete ait olacağını söyledi.
Bir başka deyişle:
Bir demokraside olması gerekeni söyledi Genelkurmay Başkanı. Ve Türkiye'de hükümet - asker ya da seçilmiş - atanmış ilişkileri açısından normalleşmeye giden yolda önemli bir dönemecin alınmasını sağladı. Türk Silahlı Kuvvetleri'nin birtakım 'kriptolar'ca kullanılamayacağının işaretini verdi, bu bakımdan gereken uyarıları da yaptı.
Yani taraf olmadı asker.
Ancak askerin laiklik, çağdaşlık, demokratik hukuk devleti gibi taraf olduğu konuların ve duyarlıkların da altını özenle çizdi Genelkurmay Başkanı...
Son bir noktaya daha işaret etmekte yarar var. Denktaş, Kıbrıs'la ilgili anlaşmayı Kıbrıs Türklüğünün imhası diye nitelemişti. CHP sözcüsü Onur Öymen, TBMM konuşmasında Sevr'den de beter deyimini kullanmıştı.
Genelkurmay Başkanı'nın değerlendirmesine gelince, hiç de böylesi olumsuzlukları içermiyordu. Artıları ve eksileri gayet dengeli biçimde sıraladı.
Keşke CHP de böyle dengeli ve yapıcı bir tutum içinde olsaydı diye düşündüm Orgeneral Özkök'ü dinlerken...
h.cemal@milliyet.com.tr
|
|

|